Onbinlerin Düşüşü…

Aslen bir filozof ve tarihçi olan ünlü komutan Yunanlı Ksenophon’un, Anabasis diye bir dünya klasiği vardır. Anadolu ve Mezopotamya ile Trakya’nın dar alanında, MÖ’ki dördüncü yüzyılda geçen bazı olayları bir masal gibi anlatan eser, son derecede ilginç bilgiler verir. Başlık yazımız, Onbinlerin Dönüşü adıyla da bilinen bu klasiği hatırlatmaktadır. Son bir veya bir buçuk ay […]

Devamını Oku...

Orman ve Ağaçları

Yazımıza başladığımızda; Balıkesir, Bolu, Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde hemen-hemen aynı anda başlayan orman yangınları yaşanmaktaydı. Her ne zaman bir orman yangını duysak bizim de yüreğimiz dağlanmıştır. Bu yangın, velev ki dünyanın en uzak ve en bilinmez bir köşesinde olsun. Yangın, hele de bildik bir yer veya yakınımızda ise, duyduğumuz hüzün tarifsiz boyutlara […]

Devamını Oku...

Oruç veyâ Ramazan

İslâmın mübârek (kutsal) Ramazan ayı bugün başlamış bulunuyor. Ramazan, Arap takvimindeki dokuzuncu ay olup, gene kutsal sayılan üç ayların Recep ile Şâban’ın arkasından sonuncusudur. Toplum hayatında öyle önemli olaylar vardır ki, o toplumu dâi-mâ ve derinden etkilemişlerdir. Beş şartın dördüncüsü oruç, İslâm dünyâsı için işte böyle bir olaydır. Doğrusu, diğer dört şartın hiçbiri İslâm üzerinde […]

Devamını Oku...

Roman Dans Topluluğu

Ülkenin genel sorunlarından payına düşeni alan Edirne, beş-on yıldan bu yana bir de kendi özel ekonomik sorunlarına üzülürken, şimdi buna başka bir boyut daha eklenmiş bulunuyor. Şimdiki sosyo-kültürel bir sorun olup, Edirnelileri mânen sıkıntıya sok-maktadır. Konu kısaca şudur: Kültür Bakanlığı Edirne’den Çingene bir âile bulup, âilenin yetişkin nüfusundan on kadarıyla sözleşme yapıyor. Bakanlık, oluşturduğu bu […]

Devamını Oku...

Rumeli Fatihleri

Edirne Belediyesi eski Başkanlarından Güngör Mazlum’un bir makâlesini okuduk. Başkan, beş-on gün önceki bu yazısında, Edirneli Koman âilesinin dedeleri Mehmet Şeref Aykut’tan bahsediyordu. Yazının bir yerindeki şu ifâde dikkatimizi çekmişti: “Osmanlı kurucusu Evlâd-ı Fâtihan sülâlesinden… Bu, elbette ki M.Ş. Aykut için söylenmişti. Evlâd-ı Fâtihan, târihimizin gerçekten ilgi çekici bir konusudur. Eski bir yazımızda, dolaylı olarak […]

Devamını Oku...

Rumeli Türk Varlığı (1)

Roma İmp., sınırlarının en geniş zamanında Orta-Doğu’da Araplara komşu olmuştur. Araplar, komşuları Roma’ya Diyar-î Rum (Roma ülkesi) veya kısaca ve sâdece Rum diyorlardı. Araplar’ın dilindeki Rum, devleti, halkı ve ülkesiyle bütün bir Roma demekti. Rum sözü, önce Îran’a ve Îran üzerinden de Türk yurdu Horasan’a kadar ulaşmıştı. Bunu, Türkler de benimseyip-tuttular, yeri ve zamanı geldikçe […]

Devamını Oku...

Rumeli’nde Giraylar

1155-1227 yılları arasında yaşamış Cengiz Han, gelmiş-geçmiş en büyük cihangir (dünya fâtihi) kabûl edilmektedir. Gerek yer li ve gerekse yabancı tarihçiler, bu konuda görüş birliği içinde bulunmuşlardır. Cengiz, Avrupa ortalarından Pasifik kıyılarına kadar uzanan muazzam ülkeyi, ölümünden önce dört oğlu arasında paylaştırmıştır. Ülke’yi, Cengiz’den sonra kendi bölgelerinde şu dört oğul yöneteceklerdir: Cuci, Çağatay, Oktay (Ögedey) […]

Devamını Oku...

Son Deprem Üzerine…

Ülkemiz, insanlığın başına gelebilecek en büyük doğal felâketlerden birine uğramış bulunuyor. Olay, günlerdir dünyâ günde- minin başlarında yer almaktadır. Depremde kaybettiğimiz canlar ve yaralılar elli bine gidiyorlar. Ölenler için rahmet, yaralılara âcil şifalar, kalanlara da başsağlığı diliyoruz. Bilindiği üzere, depremler bir yer hareketidirler. Sebep ve sonuç açılarından da, yanardağlarla büyük benzerlikler gösterirler. Deprem ve yanardağ […]

Devamını Oku...

Suç ve Ceza Hukûku …

Bize, CMUK gibi sürekli bir af kanûnu hediye(!) eden politikacılarımızın azimleriyle, yakın zaman öncesinde bir Af Kanûnu’muz daha olmuştur. Halk, tavır koyup buna şiddetle karşı çıkmış olsa dahî, gene halkın seçtiği politikacılar kendi bildiklerinden her şeyi biliyorlar yaşaşmamışlar, “Kanûn”u Meclis’ten geçirmişlerdir. Olumlu ve hayırlı başka işler ortaya koyamayan politikacılarımız, zaman-zaman kolaycılığa kaçıp, icraat diye böyle […]

Devamını Oku...

Suûdî Barbarlığı …

Dünyanın belli-başlı toplumlarından olan Araplar, uzun asırlar Asya ve Afrika kıtalarındaki geniş bir alanda temsil edilmişlerdir. Ancak, biz Arap deyince hemen dâimâ, içinde Mekke’nin de bulunduğu Suûdî Arabistan’ı hatırlamışızdır. Şu var ki, bu çok da yanlış olmamıştır. Dünyâda Arap diye bilinenlerin Sâmî ırkından ve gerçek olanları, içinde Suûdîler’in de bulunduğu Arap yarımadasında yaşamaktadırlar. Mısır ve […]

Devamını Oku...

Tatarlar Kim Olurlar?

Geniş bir coğrafyaya dağılan Türk toplumları, buna göre de değişik isimler altında görülmüşlerdir. Asıl yurtları günümüz Rus-ya ve Ukrayna düzlükleri olan Tatarların, yarıdan fazlası hâlen Türkiye’de yaşamaktadırlar. Tatarlar, gerek Türk toplumları ve gerekse Türk târihi içinde önemli bir yer tutmuşlardır. Ne var ki, Tatarlar bizzat kendileri tarafından bile yeterince tanınmamaktadırlar. Bu konuda, burada yazmayı uygun […]

Devamını Oku...

Traklar ve ülkeleri [2]

Trakları oluşturan halkın içine, nasıl ki Anadolu’dan karışanlar olmuşsa, Trakya’dan Anadolu’ya geçenler de olmuşlardır. İğneada dolayının Thynler’inden ayrılan bir kol olup İzmit ve çevresinde yerleşerek burada Bythinia’yı kuranlar, Bursa dolayında yerleşerek Mysia’yı kuranlar (Trakların, kuzey-batı Bulgaristan’daki bir bölüğünün adının Moesler veya Moisler olduğunu hatırlayalım; Moes ve Mois ile Mys arasındaki benzerlik dikkat çekicidir.), orta-batı Anadolu’da […]

Devamını Oku...

Traklar ve ülkeleri [3]

Târihî Trakya’nın kuzey bölgesi olan günümüz Bulgaristan’ın da yaşayan bir kısım Traklar ise, henüz oluşmakta bulunan Bulgar milletine katılacaklardır. Bulgar toplumu içinde kalıp da özünü koruyarak erimeyen Traklar, günümüzün Pomaklar’ıdırlar!.. Bu son bilgi, konuyu kendi çapımızda irdeleyip araştırdıktan sonra, bir başımıza vardığımız iddialı yargımız veyâ daha hafif deyimiyle kanaatimizidir. (Ancak… Bizden çok sonra, Sofya’da konunun […]

Devamını Oku...

Tunca, Meriç ve Arda…

Edirne denince akla gelenlerden biri de nehirlerdir. Edebiyatın nazmında da nesrinde de bu böyledir. Yazımıza, biz de bu nehirleri ve onların çevrelerindeki bâzı konuları alıyoruz. Nehirleri Edirne’yle münâsebetleri derecesinde sıralayıp başlık yaptık. Ancak, yazımız içinde bu sırayı ters-yüz ederek alfabetik başlıyoruz. Arda, Rodop dağlarından çıkarak hemen Edirne yakınında Meriç’e karışır. Bu noktadaki uzunluğu, kolları dışın […]

Devamını Oku...

Ulus Olmak Bilinci

Atina’da siyaset bilimi okuyan Karadenizli bir gencimiz, Pontus(Pontos) devletini diriltmek girişimiyle yakalanıp sorgulanarak-tutuklanmış. Yunanlılar, aynı gence aslının Rum olduğunu, atalarının Türkler eliyle zorla İslam’a sokulup asimile edildiklerini söylemiş ve bir de onu buna inandırmışlar. Gazete haberi özetle böyle. Ülke’mizin yaşlı toprakları üstünde, Türkler’den önce küçüklü-büyüklü onlarca devlet kurulmuştur. Bunlardan biri ve en uzun süre yaşayanı […]

Devamını Oku...

Üst Düzey Dargınlıklar

Ülkemiz, geçen hafta alışılmadık bir olaya tanık olmuştur. Sondan bir önceki MGK toplantısında, Cumhurbaşkanı’yla Başbakan ve bir Bakan arasında yaşananların dışarıya taşınması, hayret ve üzüntüyle karşılanmıştır. Bundan çok daha önemli olarak, olay esâsen zayıf ekonomimizi iyice bir silkelemiştir. Ekonomimizin düştüğü bunalımından, derece-derece herkes payına düşeni alacaktır. Toplum olarak canımız yanmıştır, bellidir ki daha da yanacaktır. […]

Devamını Oku...

Yağmur, Seller ve Tûfan

Son yıllarda, dünyâ ikliminde bir şeyler yaşanıyor. Bu çerçevede, zamansız ve şiddetle yağan yağmurlar, yıkımlara ve çok bü-yük zararlara sebep oluyorlar. Bunu doğuran meteorolojik harekete, Batılılar “El Nino” diyorlar. El Nino (Ninyo), İspanyolca konu- şan Latin Amerika’da ilk önce şakayla söylenmiş olarak yaramaz çocuk demekmiş! Söz, şimdilerde tutmuş ve yerleşip-kalmışa benziyor. Bu bahar, Ülkemiz de […]

Devamını Oku...

Yunan’ın Hikâyesi ( I )

Geçtiğimiz 17 Ağustos depreminden sonra, gösterdikleri jest çerçevesindeki yardımlarıyla aramızda taşlaşmış buzları erittiler. Bu suretle ancak barışabildiğimiz Yunanlılar, Rumeli’nin etnik toplumlarına ilişkin yazdıklarımızın son konusu ve konuğu olacaklardır. Onlar için şunu rahatlıkla söyleyebilmekteyiz: Bütün bilinmezlere rağmen; geçmişleri en açık, aydınlık, ayrıntılı toplum Yunan lılar’dır. Çok erken çağlarda yerleşik düzende yaşamaya başlayıp, bunun gibi yazıyı da […]

Devamını Oku...