Gecikmiş Bir Edirne Yazısı

Haziranda bir hafta sonu gezisi için Edirne”ye gittik. Bir izlenimimizi hemen yazmak istedik ama araya giren ekonomik gündem konuları bizi alıkoydu. Bu hafta sonu Milliyet”in ”Business” ekinde okuduğumuz bir haber izlenimimizi aktarmaya bizi teşvik etti. Önce, Milliyet ”Business” ekindeki haberden söz edelim. İstanbul Eyüp”te 220 bin metrekare arazi üzerinde olan 250 yıllık tarihi Rami Kışlası […]

Devamını Oku...

Ben Söz Verdim. Ya Siz..?

BİLDİRGE 2000 İnsanlığın geleceğinin, özellikle bugünün ve gelecek kuşakların çocuklarının sorumluluğunu paylaşmayı kabul ederek günlük yaşamımda, ailemde, işimde, çevremde ülkemde ve bölgemde; Her bireyin onuruna ve hayatına hiçbir önyargı taşımadan ve ayırımsız olarak saygı göstereceğime; Şiddeti fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik ve sosyal her biçimi ile, özellikle Çocuklar ve gençler gibi toplumun en yoksun ve incinebilir […]

Devamını Oku...

Kutsal Bahçe Bahailer’e iade (Ayça Atay)

Bahai toplumunun kutsal ziyaret yeri olan ve AB 2003 İlerleme Raporu’nda “Türkiye’de inanç özgürlüğünün engellenmesine örnek olay” olarak yer alan Edirne’deki Yusuf Hoca İlköğretim Okulu’nun yanındaki bahçenin istimlakinden vazgeçildi. Edirne Valisi Fahrettin Yücel, 1999’da Edirne İl Özel İdaresi tarafından alınan istimlak kararının kaldırıldığını açıkladı. Yücel, konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: Tapudan şerh kalktı “Bahçe […]

Devamını Oku...

Edirne bugün Avrupa Konseyi’nden ödül alıyor (Güngör URAS)

Bu akşam Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu’nun yeni çalışma döneminin başlaması nedeniyle, tüm parlamenterlerin katılacağı bir toplantı yapılıyor. Bu toplantıda, Edirne’nin Sultan II. Bayezid Külliyesi’ndeki müzeye, “Avrupa Konseyi 2004 Yılı Avrupa Müze Ödülü” veriliyor. Edirne’yi bir “darru – şifa” (sağlık evine – hastaneye) kavuşturmak amacıyla Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Sultan II. Bayezit’in 1484 yılında (bundan 520 yıl […]

Devamını Oku...

Edirne (Çetin ALTAN)

Önceki gün tüm apartmanın kalorifer donanımı, sabah saat 9.30’dan itibaren onarımdan geçirileceği için; akşama dek elektrik de, su da, doğalgaz da kesilecekti. Onarım başlamadan önce dışarı fırladık ve günü geçirmek için önce Tekirdağ’a gitmeyi düşündüysek de, yolda karar değiştirip Edirne’yi saptadık hedef olarak… *** 1929 yılında babam “Umur – u Hukukiye Müdürü” yani “hukuk işleri […]

Devamını Oku...

Edirne’nin misk sabunları..

“Bunlar ne” dedim, Yasemin’e.. Bir kâse.. İçinde rengarenk meyvalar. Hani masa üstlerine süs diye seramikten yapılır.. Öylesi de, değil.. Bunlar kokuyor.. Mis gibi kokuyor.. Yasemin mektubu uzattı.. “Paketten bu çıktı” diye.. Edirne’nin misk sabunu, 17’nci yüzyıldan beri süre gelen, ama günümüzde unutulmuş bir el sanatı imiş. Osmanlı’nın sultan ve cariyelerinin iç çamaşırı bohçalarına, Edirne’de yapılıp […]

Devamını Oku...

Edirne’de Mutlu Bir Gün

Pazartesi günü Edirne’deydim. Dostum İlhan Koman’ın Stockholm kış gecelerinde hasretle andığı Edirne’de. Bu yıl Avrupa Müze Ödülü’nü kazanan Sultan 2. Bayezid Külliyesi için yapılan törene Avrupa Konseyi’ni temsilen katıldım. Çünkü ödülü Konsey’de benim de üyesi bulunduğum Kültür Komisyonu verdi. Edirne’deki bu muazzam ve heyecan verici külliyeyi gezmenizi isterdim. 1488’te tamamlanmış olan eser Osmanlı mimarisinin en […]

Devamını Oku...

Edirne yanlış ellerde

edirne’nin medar-ı iftiharı Kervansaray Otel’de yerimiz ayrılmış olduğundan özgüvenimiz tam, resepsiyon diye belirlenmiş sinema gişesi misali mekânın kapısına dikildik.. Resepsiyondaki görevli oturduğu sandalyeden doğrulma zahmetine bile girmeden “Ne istiyorsun?” der gibi suratımıza baktı.. Sorma zahmetine girmedi.. Kimlik bilgilerimizi; amirlerimizden aldığımız kurs, büyüklerimizden aldığımız terbiye gereği söyleyip bekledik. Resepsiyondaki oğlan önünde duran 96 model bilgisayarı karıştırdı.. […]

Devamını Oku...

Edirne’ye seferimiz var..

Edirne yollarına düşerken fikrim elifi elifine buydu.. Yolu da sorup öğrenmiştim.. İstanbul’dan çıkıp TEM otoyoluna giriyorsun, 220 kilometre sonra Edirne gişelerine paranı ödüyorsun.. Otobanın İstanbul çıkışından sonraki ilk altmış kilometresi işkence.. Üç veya dört şeritli olması gereken bu otobanı vakti zamanında devletten beslendiği için zihnine kan gitmeyen bir bürokrat berbat etmiş.. “Tasarruftur, iyi olur..” deyip […]

Devamını Oku...

Kızlara müjde.. İran’dan takı geldi..

Kırkpınar’ın yapıldığı yer Edirne’de Sarayiçi denilen mevkide.. Tunca Nehri’ne yakın, göz alabildiğince uzayan geniş, çayırlık bir alan.. Yeşilliği görünce insanın iştahı açılıp inek olası geliyor.. Burası Edirne’nin imparatorluk başkenti olduğu yıllarda en gözde yermiş.. Çünkü Padişah’in sarayı ve o saraya ait diğer hizmet binaları buradaymış.. Geriye birkaç harabe kalmış.. Selahattin DUMAN, Vatan Gazetesi 01.07.2004 El […]

Devamını Oku...