Edirne’nin misk sabunları..

Basında Edirne
İçeriği Paylaş...

“Bunlar ne” dedim, Yasemin’e.. Bir kâse.. İçinde rengarenk meyvalar. Hani masa üstlerine süs diye seramikten yapılır.. Öylesi de, değil.. Bunlar kokuyor.. Mis gibi kokuyor..
Yasemin mektubu uzattı.. “Paketten bu çıktı” diye.. Edirne’nin misk sabunu, 17’nci yüzyıldan beri süre gelen, ama günümüzde unutulmuş bir el sanatı imiş.
Osmanlı’nın sultan ve cariyelerinin iç çamaşırı bohçalarına, Edirne’de yapılıp gelen bu sabunlar konurmuş ki, halvette padişaha mis gibi koksunlar. O kadar makbule geçermiş ki, Edirne sabunları, elçilere verilen padişah hediyeleri arasına da konurmuş. Osmanlı bitince, sipariş de bitmiş..
Geçen yıl, Edirne’nin bu unutulan sanatını canlandırmak istemişler.. Kurslar açılmış.. Bana yazan iki çocuk annesi Belgin Ozan (Türkçe’sine bayıldım. Kusursuz bir anlatım..) bu kurslara katılmış..
Anlatıyor..
Sabunlar elde yumuşatılıyor ve şekil veriliyor. Kuruyunca zımparalanıyor, parlatılıyor ve boyama başlıyor. Yalnız gıda boyası kullanılıyor. Sonra cilaya batırılıyor. Kuruyunca da kadife ile parlatılıyor.
Tamamı elde olduğu için yapım çok uğraş istiyor.. Ve de sanat.. Şekil verme de, boyama da yetenek isteyen şeyler.
Belgin diyor ki..
“Bunları yapıyoruz ama sesimizi duyuramıyoruz. Oysa büyük oteller odalarına koyabilirler ve de hediyelik olarak satabilirler de.. Her evde çamaşır dolap ya da çekmelerine de konabilir..”
Gerçekten öyle.. Bana gelen örnek meyveler görüntüleri ile çekiyor, kokuları ile yakalıyorlardı..
Mis gibi derler ya.. Aynen o..
Edirne Misk sabunu, yeniden doğmuş ilgi bekliyor.. Aklıma ilk Mudo geldi.. Mudo Concept’te satışa sunulabilir..
De lux oteller peşine düşebilirler.. Nasıl mı?..
zanserkan@hotmail.com
0 284 235 80 67!..

Hıncal ULUÇ 09.11.2004, Sabah Gazetesi