Çingeneler Konusu

Bu akşam (02.11.04) Belediye nikâh salonundaki bir toplantıdaydık: Edirne Kent Meclisi toplantısı. Önce, bu Meclis nedir? diye başlayalım. Kent Meclisleri, dünyâ çapındaki bir oluşumun bulundukları yerlerdeki uzantılarıdırlar. Bu meclislere girmek ve çalışmak için istekli olmak yeterlidir. Meclislerin alt birimleri olan komisyonlara girmek de isteğe bağlıdır. İsteyen, her hangi bir komisyona katılıp, bunun çerçevesindeki çalışmalara da […]

Devamını Oku...

Bulgarlar ve Pomaklar (2)

Gördükleri hizmetin niteliği bakımından, Voynuklara Bulgarcada Pomagaçi dahî denmiştir ki, sözün anlamı yardımcı demektir. Türkler, bu sözü zamanla kendi ağızlarına uydurup Pomak yapacaklardır. Aynı söz, Bulgarcada da değişiklik gösterip, Pomatsi’ye dönüşmüştür. Pomatsi veyâ Pomakların Bulgaristan içinde hâlen yaşadıkları alanlar; kuzeyde Lofça, Selvi, Plevne ve Rahova’yla birlikte güneyde boydan-boya Rodop Dağları bölgesidir. Buradan sonra, şimdi yazımızın […]

Devamını Oku...

Bulgarlar ve Pomaklar (1)

Özellikle Gacalları anlatan yazımızdan sonra, bizden Pomaklarla ilgili bilgiler istenmektedir. Daha önemlisi, Bedesten içinde ki-tapçılık ve sahaflıkla meşgûl dostumuz Resûl Açıkel, Kendisi’nden Pomaklar üzerine kitap arandığını bildirmiştir. Bu da bize göstermiştir ki, konunun ilgi alanı bulunmaktadır. Doğrusu, Pomakları anlatan bir kitabı biz bilmemekteyiz. İstanbul’daki Rodoplular Derneği’nin yayımladığı iki kitapçık ise, Po- makların bir takım etnik […]

Devamını Oku...

Bosna İle Boşnaklar

Cumhurbaşkanlığı Bayrağımızın bir köşesinde, çember biçiminde dizilmiş onaltı yıldız vardır. Yıldızlar, bütün bir Türk tarihi bo- yunca kurulmuş devletlerden önem sırasıyla ilk onaltısını sembolize etmektedirler. Sembollerin biri, Avar Türk İmparatorluğunun ifâde sidir. Fakat şu var ki, Türk toplumları arasında Avarlar daha az tanınmışlardır. Hayatları boyunca Avarlar’ı hiç duymamış kişiler çıkması pekâlâ muhtemeldir. Avarlar, Hunlar’ın içinden […]

Devamını Oku...

Bir Gezi Üzerine…

Cumhurbaşkanımız, bugünlerde Avrupa’nın bir ülkesini ziyâret etmektedir. Moldavya, artık târih olan Sovyetler Birliği’nin on beş federe devletinden biriydi. Ülke, Boğdan (Buğdan) adlarıyla geçmişte bir zaman Osmanlı toprağı da ol-muştur. İşte bu döneme i-lişkin olup insanı gülümseten bir olay vardır ki, bunu burada yazabildiğimize göre târihimize geçmiştir. Biz de, şimdi tam sırası gelmiş-ken ilgi çekici bu […]

Devamını Oku...

Bir Affın Hikâyesi

Suç, insanlık târihi kadar eski bir olgudur. Bu târih, semâvî dinlerde zâten bir suçla başlamıştır. Suçun olduğu yerde, cezâ da her zaman var olacaktır. Suçun cezâsız kaldığı veya affedildiği görülse bile… Semâvî dinlerde öngörülen cehennem kavramı, zâten su-ça karşılık olan cezânın çekileceği mekân değil midir? Ülkenin şu günlerdeki ciddî bir konusunu da Meclis’teki “Af Yasası” […]

Devamını Oku...

Aya, Güneşe Dâir…

Güneş, kendi adıyla anılan sistemin merkezinde dönerken, önce gezegenler sonra bu gezegenlerin uyduları, sonra da aste-roit denilen daha küçük gök cisimleri, güneş etrâfında dönüp-durmaktadırlar. Dönüp-durmak kalıplaşmış bir sözdür, burada da yanlış düşüyor, doğrusu dönüp-gitmek olmalıdır! Durmadan, hiç durmadan dönüp-gitmek… Güneşin gezegenleri, bize henüz ilkokuldayken öğretilmişlerdir. İlkokulda gördüğümüz hayat bilgisi dersinde, bu dokuz gezegen bayağı ciddî […]

Devamını Oku...

Avcı’nın Marifeti

Osmanlı… Artık geçmişte kalmış altıyüz küsur yıllık bir dönem. Koca bir imparatorluğun var olduğu uzun süre. Doğrusu ve yanlışı, günahı ve sevabıyla bizim geçmişimiz. Her ne idi ve her ne oldu ise, bizim târihimiz. Osmanlı dönemi çok tartışılmıştır, bugün hâlâ tartışılmaktadır. Daha da tartışılacaktır. Tartışılan, Osmanlı’nın devlet anlayı-şıyla bunun işleyişidir. Ancak; rejimle sistem Osmanlı’da sımsıkı […]

Devamını Oku...

Arnavutlar Konusu

Kosova’nın dramı, Avrupa’nın en eski uluslarından biri olan Arnavutlar’ı dünya gündemine oturtmuş bulunuyor. Rumeli konulu yazılarımıza, biz bu defâ ve bu sebeple Arnavutlar’ı alıyoruz. Onlar’ı zâten yazacaktık; işte bugün ve böylece de sıraları gelmiş bulunmaktadır. Bugünkü Arnavutluk ile eski Yugoslavya haritası üstünde yer almış olup, bilinen en eski devlet İllirya’dır. İllirya… Yâni, İllir halkı ülkesi. […]

Devamını Oku...

Altınordu Ne Demek?..

Bir önceki Yazımızda dolaylı olarak Altınordu’dan bahsettik. Altınordu’nun bir Devlet olduğunu yazdık ama, bu husus ya göz- den kaçtı veyâ devlet adındaki ordu sözü kafaları karıştırdı. Konumuz Altınordu… Evet, Altınordu ne demek?.. Şimdi, bilgimiz çerçeve-sinde bunu yazalım. Altınordu’yu anlatmaya çalışalım. Cengiz Han, bugünkü Rus-Avrupası’nın doğu yarısından Pasifik’e kadar yayılan ülkesini (târihin gördüğü en geniş ülke […]

Devamını Oku...

Almanların Mezhebi…

Birkaç gün önce Gazetemizde yazan yeni bir kimlikle karşılaştık. Laiklik üstüne bir makâlesi vardı. İlk bakışta bir cümle görmüştük ki, yazıyı tamâmen o- kuduktan sonra itiraz edeceğimiz yalnız bu olmuştur. Cümle şöyleydi: Bugün Al-man halkı kâmilen Protestan mezhebinde-dir. Mâlûmat sâhibi görünen Yazar bu-nu nasıl atlamıştı ki hayret! Yazının bütünü içindeki laiklik bilgisi ve Yazar’ın kendi […]

Devamını Oku...

Kurban ve Bayram Üzre…

İslâm’ın bayramlarından ikincisine ermiş olduk. Bu vesileyle, kurban ve bayram üzerine biz de birkaç satır yazalım diyoruz. Kurban… Aslen Arapça olup, Allah”a mânen yaklaşmak anlamına gelen fiil. Fiilin aracı olmak üzere boğazlanan hayvan. İslâm”da kurban kısaca işte budur. Deve, keçi, koyun ve sığır kurban olabilmekteyse de, tercih edilen hayvan koyunun erkeği olan koçtur. Bu yüzden, […]

Devamını Oku...

Yeni yıl ve takvimler…

Yeni yıl ve takvimler… İkibin beşin sonuna erdik. Onu artık târihin derinliklerine gömüyoruz. Bundan sonra ver elini ikibinaltı!.. Yepyeni umut ve beklentilerle yeni bir yıl. Okula başladıktan sonra yaşadığımız bütün yılbaşlarını hatırlayabilmekteyiz. Hepsi başlı-başına birer olay sayılmışlardır. Hele de ikibin yılına girişimiz… Milenyum diye diye neredeyse kıyâmet koparılmıştı! Medya organları “milenyum” sözünü kullanabilmek için, âdetâ […]

Devamını Oku...

Yeni yıl, yeni Lira…

Güneşin her doğuşu, yâni her yeni gün, yeni bir şeylerin başlangıcı olmuştur ve olmaya da devâm edecektir. Konuyu evrensel boyutta ele alsaydık, o hâlde her sâlise bile bâzı şeylerin başlangıcı olurdu ya… Biz, burada zamânın mikro düzeyine kadar inmiyoruz. Bunun gibi; her hafta, her ay, her yıl… Bunlar, yeni-yeni şeylerin başlangıcı veyâ doğumu olmuşlardır. 2005 […]

Devamını Oku...

Edirne’nin bayramı…

Her yıl tekrarlandığı üzere, bugün Edirne’de yerel bir bayram mâhiyetindeki kurtuluş günü kutlanmak tadır. Biz de aynı münâsebetle, halkın pek ayrıntılı bilmediği bu bayramın gerekçesini anlatmak istemekteyiz. Türklerin, 1361’de Bizans yâni Doğu Roma’dan aldıkları Edirne, beşyüzellidokuz yıllık bir dönem sonun da ve İstanbul dışındaki Türk Trakya’sıyla birlikte; 1829, 1878, 1913 ve 1920’de olmak üzere dört […]

Devamını Oku...

Sırp Sındığı Baskını

Sırp Sındığı Baskını Osmanlı’nın Rumeli’deki ilk yıllarında (1364) yaşanmış hayatî bir baskın olayı, bir kaç gün önceki yıldönümünde askerî zafer olarak bir daha anılıp kutlanmıştır. Yıldönümü, geçim derdindeki halka kadar inememiş, törende hazır bulunanlar anıtın yapıldığı Köy’lülerle sınırlı kalmışlardır. Uzak geçmişteki askerî bu zafer, aslında millî bir mâhiyet arz etmektedir. Bu bakışla, yalnız Edirne değil, […]

Devamını Oku...

Edirne Vâlileri…

Edirne’de, Osmanlı devrinden günümüze az sayıda konak ayakta kalabilmişlerdir. Türkler ve gayri Müslimlere âit bu konaklardan biri de bugün Hafızağa adıyla anılmaktadır. Selimiye’nin Arasta tarafındaki ana kapısına karşı, bir sokak başını tutan gerçekten güzel bu konağın varlığı, Edirneliyim diyen herkesçe herhâlde bilinecektir. Konak, son yıllarında sâhiplerince terk edilip yıkılmaya yüz tutmuş bir hâldeyken, Edirne’nin geçen […]

Devamını Oku...

Edirne neler gördü?..

Osmanlı´nın; gerek önem, gerek sıra ve gerekse süre olarak, Dimeto’ka’nın kısa nöbetini saymazsak ikinci başkenti Edirne, taa ilk günlerinden başlayıp bir çok târihi olayların içinde ve merkezinde yer almıştır. Yazımızı, biz de bu bakış açısıyla düzenliyoruz. Edirne´ye ilişkin bir takım olayları, kronolojik bir sıra içinde anlatacağız. Her şeyden önce kısa bir târihçe. Bugünkü Edirne´nin Kaleiçi […]

Devamını Oku...