Tarih boyunca en çok savaş yapılan şehir: Edirne

Basında Edirne

Tarih boyunca en çok savaş yapılan şehir: Edirne

Araştırmacı gazeteci İlhami Yangın’ın önümüzdeki hafta Etkin Kitaplar’dan çıkacak olan Kabala’nın İntikamı adlı kitaptaki bilgilere göre dünya üzerinde en çok savaşılan şehir Edirne. Kudüs ve İstanbul’un da dünya üzerinde en çok savaşılan diğer iki şehir olduğuna dikkat çeken İlhami Yangın şöyle yazıyor; “Gerçekten de bu şehirler birçok savaşa ev sahipliği yapmış, birçok kez kuşatılmış ve çok defa el değiştirmiş ancak dünya üzerinde en çok savaş yapılan şehir olma unvanı Edirne’nin elinde. Üstelik Edirne’de yapılan savaşlar Kudüs ve İstanbul’da yapılan savaşlara nazaran daha da kanlı geçmiş. Tarihin en savaşçı kavimleri olan Gotlar, Keltler, Avar Türkleri, Hun Türkleri, Bulgar Türkleri, Peçenek Türkleri, Makedonlar, Ruslar bu şehirde savaşmıştır. Edirne’nin bir yıl da üç dört kere el değiştirdiği bile olmuştur.

Kudüs ve İstanbul dışında da birçok savaşa ev sahipliği yapan bölge ve şehirler var. Örneğin: Avrupa’nın kokpiti diye tanımlanan Belçika en çok savaşılan bölgelerden biri. Bir başkası da Kuzey İtalya’da, Mantua, Verona, Peschiera ve Legnano arasında kalan bölgedir. Ancak bunlar da Edirne kadar savaşlara ev sahipliği yapmamış.

Edirne tarihinin hiçbir döneminde büyük şehir olamamıştır. Halen nüfusu 400 bin civarındadır ve dünya yüzünde en çok savaşılan yer olmasının nedeni zenginliği ya da yüzölçümü olmayıp, ilginç coğrafi konumudur.

Kudüs

İsrail oğulları Mısır’dan Kenan diyarına göç ettikten sonraki 450 yıl boyunca Kudüs’ü ele geçirememişti. Kudüs’ü ilk fetheden Hazreti Davud burayı Jebusitler diye adlandırılan bir Kenan kavminden almıştır. Şehir İsrail oğullarının güçsüz düştüğü dönemlerde, İlk olarak M.Ö.922’de 22. Sülalenin birinci Firavunu Şoşong (Şişak), M.Ö. 850’de Filistinli Araplar, M.Ö. 786’da İsrailli Yaoş tarafından yağmalandı. Bu üç olay aslında bir savaş olmayıp Ahit Sandığı’nı ele geçirmek için yapılan yağma olaylarıdır. Üçünde de Yahudiler Ahit Sandığı’nı güvenli bir yere saklayıp kaçmışlardır.

İlk olarak M.Ö.701’de Asurlular Kudüs’ü kuşatır ancak ele geçiremezler. Ancak Asur Kralı Sinahheriba kenti haraca bağladı. M.Ö.587 ‘da Babil İmparatoru Nabukadnezar Kudüs’ü işgal etti. Babil İmparatorluğuna son veren Pers Kralı Sirus 539 yılında Kudüs’ün yeni sahibi olur. İskender’in İssos’ta Perslere karşı kazandığı zaferden ( M.Ö.333 ) sonra Kudüs Yunan hâkimiyetine girdi. İskender’in ölümü üzerine Kudüs Ptolemaisos l. Soter’in payına düştü. (M.Ö) 198)’de ise I. Selevkos Nikator’un soyundan gelen hanedanın eline geçti. M.Ö.167 tarihindeki ayaklanma sonunda Selevkoslar kovuldu ve Hasmon hanedanı kuruldu. Filistin topraklarının milattan önceki son istilacıları ise Romalılar oldu. M.Ö. 63’te Roma kralı Pompeus Kudüs’ü ele geçirdi. Roma İmparatorluğu’nun bölünmesiyle Kudüs Doğu Roma İmparatorluğu ( Bizans)’nun payına düştü. (395) Persler Bizanslıları yenince 614’te şehir Pers hâkimiyetine girdi. Bizans İmparatoru Heraklius 622 ve 627 yıllarında Persleri iki defa ağır mağlubiyete uğrattı. Kudüs tekrar Bizans’ın eline geçmişti.

Kudüs 637 yılında Hazreti Ömer’in halifeliği zamanında Müslümanların eline geçti. Fatımiler 905 yılında Kudüs’ü ele geçirdiler. 1055 yılında Türk Hakanı Tuğrul Bey Abbasi halifesinin yardım çağrısı üzerine Bağdat’a girdi. Halife yasama ve yürütme görevlerini Türk Hakanına bıraktığını, kendisinin sadece Müslümanların dini lideri olduğunu açıklamıştı. Kudüs bu tarihten itibaren Türk hâkimiyeti altına girdi. 1096 da yeniden Fatımilerin eline geçti.

600 bin kişilik seçme Avrupa şövalyelerinden oluşan Birinci Haçlı Ordusu Kudüs önlerine geldiğinde sayısı 40 bine düşmüştü. Ancak yine de şehri kuşatıp ele geçirdiler. (1099) Selahaddin Eyyubi 1187 tarihinde Haçlıları büyük bir hezimete uğratarak şehri tekrar ele geçirdi. 1253 tarihinde Kudüs Memlük Türklerinin hâkimiyetine girdi. 1516 da Mercidabık ve Ridaniye savaşlarını ardı ardına kazanan Yavuz Sultan Selim 30 Aralık 1516’da Kudüs’e girdi. Osmanlıların karışıklık dönemlerinde Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa Kudüs’ü 1831’de ele geçirdi ise de, Osmanlılar 1840’ta şehri geri aldılar.

Birinci Dünya Savaşı sonlarında gerçekleşen Arap ihtilali sonucu İngilizler 1917 yılında General Allenby komutasında Kudüs’ü işgal etti. 1947’de BM’den Filistin’de bir Arap-Yahudi devleti kurulması yönünde bir karar çıkartan Yahudiler, İngilizlerin bölgeyi boşaltmaları üzerine Filistin topraklarının büyük bir bölümü ile Kudüs’ün yarısını işgal ederek İsrail devletinin kurulduğunu ilan ettiler (1948). Haziran 1967’deki Altı Gün Savaşı’nın ardından İsrail Kudüs’ün tamamını işgal ettiler.

İstanbul

M.Ö. 5500 yıllarında Balkanlardan inerek İstanbul’a ilk yerleşim kuran Oy-Urum Atınlar şehre ” Oy-Oğ” ismini vermişlerdir. M.Ö. 667 yılında; İstanbul’a yerleşim kuran kolonist Megaralılar şehri o dönemdeki kralı Byzas için ” Bizantium” ismini koymuştur. M.S. 196 yılında da Roma İmpatarou Septimus Severus şehri bir saldırı sonrasında ele geçirir.

447 yılında Büyükçekmece’ye kadar gelen Hun Türklerinin Hakanı Atilla, Bizans’ı yıllık bir vergiye bağladıktan sonra geri döndü. Avar Türkleri 626 yılında şehri kuşattı ancak alamadılar.

668–669 yılında İslam Ordusu Yezid’in başkomutanlığı altında ilk kez İstanbul’u kuşattı. Bu sefere Hazreti Muhammed’in bayraktarı Halid İbn-i Zeyd (Ebu Eyyubu’l-Ensari) ve birçok arkadaşı katıldı. Bu kuşatmadan bir sonuç çıkmayınca Halife Muaviye, 673-674’te şehri bir kere daha karadan kuşattırdı. Araplar Kapıdağı yarımadasında üslenerek tam yedi yıl her sefer mevsiminde İstanbul önlerinde göründüler. Fakat bileşimi yalnız Bizanslılar tarafından bilinen “Rum Ateşi” yüzünden bir sonuç çıkmadı. 713-714’te tekrar Emevi komutan Mesleme bin Abdu’l-Melik, tekrar İstanbul’u kuşattı. Araplar 655–785 tarihleri arasında beş kez İstanbul’u kuşattıysa da ele geçiremediler.

813’te Bulgar Türklerinin Başbuğu Kurum Han, Bizans ordusunu Edirne Meydan Savaşı’nda yok ettikten sonra, şehri kuşattı. Fakat kat kat surlarının yüksekliği ve dayanıklılığı Bizans’ı yine kurtardı. 1090’da başka bir Türk topluluğu, Peçenekler Çekmece’ye kadar geldiler. Malazgirt’ten birkaç yıl sonra Selçuklu Türkleri Üsküdar’a kadar geldiler ve İznik’i Türkiye’nin başkenti yaptılar, fakat Avrupa’ya geçemediler.

1391–1396 Osmanlı Padişahı I. Beyazid İstanbul’u ablukaya aldı. Ancak Timur’un Anadolu’ya saldırmasıyla kuşatma kaldırıldı. 1412’de Şehzade Musa Çelebi, 1422’de Padişahı II. Murat şehri kuşattı. Fatih Sultan Mehmet 1453’te İstanbul’u aldı. Birinci Dünya Savaşı sonunda İtilaf devletleri bir müddet (1918–1923) İstanbul’u işgal ettiler.

Edirne

MÖ.700 yıllarından MS.11.yüzyıllara kadar Orta Asya Türklerinin sürekli hareket halinde oldukları gözleniyor. Edirne’yi kentin bulunduğu bölgeye de isimlerini veren, Orta Asya’dan göç edip buraya yerleşmiş olan Trak Türkleri (Traklar) kurmuştur. Bilinen en eski ismi aynı zamanda bir Trak budunu adı olan Odris’dir. ( M.Ö. 5.yy)

Odrys Devleti’nin parçalanmasından sonra bu topraklar Makedonya Kralı Filippos II tarafından istila edildi. MÖ 170 senesinde Romalıların hâkimiyetine geçer. MS 125 yılında Roma İmparatoru Ha Hadrianus’un buyruğuyla tekrar bayındırlaştırılan kente Hadrianopolis ismi verilir. Trakların ayaklanması nedeniyle ( M.S. 44–46 ) Yılları arasında şehirde çok büyük savaşlar çıktı.

313 yılında Roma İmparatorluğu’ndaki iç çekişmeler yüzünden Maksimius Daia ve Licinius’un Edirne’de savaştı.

324 yılında Roma İmparatoru Konstantin ile kent üzerinde hak iddia eden Licinius Edirne’de savaştılar. (324)

Batı dünyası için tarihin en büyük felaketlerinden biri sayılan 378 yılındaki savaş İmparator Valens ile bozkırlardan gelen Hun Türklerinden kaçan Gotlar arasında yapıldı. Tuna savunma hattının zayıflamasından yararlanan Gotlar Tuna’yı aşarak son büyük Roma İmparatorunu bozguna uğratarak Trakya’yı istila ettiler. Fakat müstahkem bir şehir olan Edirne’yi alamadılar. Bir süre sonra Gotlar Edirne üzerine yürüdüler. İmparator Valens’in komutasındaki Roma Ordusu ile Gotlar arasındaki Edirne savaşını ( 9 Ağustos 378) kazanan Gotlar İstanbul önlerine kadar ilerlediler.

Roma İmparatorluğu’nun bölünmesiyle Edirne Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans)’nın payına düştü. (395)

447 yılında Edirne’yi kuşatan Atilla ordusunun bir bölümünü burada bırakarak geri kalan kuvvetleri ile İstanbul üzerine yürüdü.

550 yılında Avar Türkleri Bizans ordusunu Edirne önünde bozguna uğrattılar. 586’da yapılan ikinci savaşta Avar Türkleri Bizans önünde bozguna uğradı.

Bizans devrindeki tarihi boyunca Edirne, Balkanlardan gelen ve gelmesi muhtemel olan tehdide maruz kaldı. 5. yüzyıl süresince Hun, İslav ve Bulgar akınlarına uğradı. 618 yılından sonra Bulgar akınları başladı. Bu tarihten sonra da şehir Bizans ve Bulgar’lar arasında yapılan savaşlarla bir kaç kez el değiştirdi.

718 yılındaki savaşta İstanbul’u almak isteyen Müslüman Ordusu’nu bölgeye yeni yerleşen Bulgar Türkleri yendi.

807 yılında Bizans İmparatoru Nicephoros Şehri Bulgar Türklerinden geri aldı.

811 yılındaki savaşta Bulgar Türkleri bu yenilginin intikamını aldıkları gibi Bizans İmparatoru Nicephoros bu savaşta öldürüldü.

813 yılında Bulgar Türklerinin Başbuğu Kurum Han Bizans Ordusunu Edirne Meydan Savaşı’nda tamamen yok etti. Ancak Bulgar Türkleri bu savaşta şehri kuşatmadılar. Aynı sene Kurum Han’ın kardeşinin komutasındaki Bulgar Türkleri Edirne’yi kuşattı. Kuşatma başarısızlıkla sonuçlandı.

823 yılında Bizans İmparatorluğu komutanlarından Thomas kendi devletine isyan ettiği bir sırada Edirne önlerinde Bulgar Türkleri ile yaptığı savaşı kaybetti.

914 yılında Bulgarlar Edirne’yi Bizans’tan aldılar. Aynı yıl Leo Focas Komutasındaki Bizans ordusu Edirne’yi Bulgarlardan geri aldı.

922 yılında Bulgarlar Edirne’yi tekrar ele geçirdiler.

970 yılında Swjatoslaff komutasındaki Slavlar Edirne’de Bizanslılarla savaştı.

971 yılında Bizanslılar Edirne’ye saldırarak Bulgarlardan geri aldı.

1003 yılında Bulgarlar Edirne’ye saldırarak tekrar ele geçirdiler.

1018 yılında Peçenek Türkleri ilk kez Edirne’ye saldırdılar. Ancak şehir ele geçirilemedi. Ancak 1049 yılında şehri tekrar kuşatmaya aldılar ve yapılan meydan savaşında Bizans ordusunu bozguna uğrattılar. Bir yıl sonra şehri kuşatan Peçenekler Edirne’yi Bizans’tan aldılar. Toparlanan Bizans ordusu 1051 yılında Peçenek Türklerini yenerek Edirne’yi tekrar ele geçirdi. 1078 yılında şehir Peçenek Türklerince tekrar kuşatıldı. Bizans İmparatoru Peçenekler’ e yüklü altın, gümüş ve kıymetli hediyeler vererek kuşatmanın kaldırılmasını sağladı.

1086 yılında Kuman Türkleri ve Bizans Edirne önünde savaştı. Savaştan bir sonuç çıkmayınca Kuman Türkleri çekildiler.

1193’de Edirne’yi alan Kumanlar bir müddet sonra tutunamayıp geri çekildiler.

1094’de Bizans hanedanından Konstantinos 2. Angelos kendisini Edirne’de Bizans İmparatoru ilan etti. Yapılan savaşı kaybeden Konstantinos gözlerine mil çekilerek cezalandırıldı.

1205’de Bulgarlar ve Kuman Türkleri kendini Bizans İmparatoru ilan eden Haçlı ordusu komutanı Baldwin ile Venedik Dükü Dandolo’yu Edirne’de yapılan savaşta yendiler.

Aynı yıl Bulgar-Kuman ordusu Edirne’yi kuşattı. Ancak İstanbul’dan büyük bir yardım gücü geldiğini öğrenince kuşatmayı kaldırdılar.

1224’deki savaş Bizans İmparatorluğu’nun gücünü toplayıp Edirne’yi almasıyla sonuçlanmıştır.

1230’da yapılan savaşta Bulgarlar Edirne’yi Bizans’tan geri aldılar.

1255’de Edirne önünde yapılan savaşta Bizans Prensi Theodoros komutasındaki Bizans ordusu Bulgarları yendi. Ancak aynı yıl Bulgarlar Edirne’ye saldırarak şehri geri aldılar. Aynı yıl Bulgarların bir iç çatışması sonucu kendi aralarında savaştığını görüyoruz. Şehir bir müddet sonra tekrar Bizans’a geçti.

Bulgarların sonraki saldırısı 1322 yılında oldu. Bizans İmparatoru Andronikos çok büyük kayıplara rağmen şehri savunmayı başardı. 1328 de Bulgarlar şehre bir kez daha saldırır. Ancak başaramayıp geri çekilirler.

13. yüzyıldaki taht kavgaları yüzünden merkezi Bizans olan büyük kargaşalık ve isyanlar bütün Trakya’ya yayıldı. Hanedan mensubu Ioannes Kantakuzenos bu isyanları bastırmak için Sırp ve Osmanlı Türklerinden yardım istedi. Sonunda Kantakuzenos Edirne’yi hasımlarından teslim alarak taç giydi. (1346)

Kısa bir süre sonra tekrar ortaya çıkan taht kavgasında bu kez aynı hanedana mensup bir başka Kantakuzenos (Matheous) yine Türklerin sayesinde kenti ele geçirdi. (1352)

1355’deki savaşta Balkanlar’da yeni bir askeri güç olarak ortaya çıkan Sırpların Edirne’yi almasını Kantakuzenos hanedanının yardımına koşan Osmanlı Türkleri engellemiş ve Sırpları ağır bir yenilgiye uğratmışlardır.

1359 yılında Edirne’yi almak için harekete geçen Osmanlı Ordusu, komutan Süleyman Paşa’nın vefatı üzerine geri döndü.

1363’te Bizans-Bulgar ordusu Osmanlılarca yenilgiye uğratıldı ve bu zaferin ardından Edirne Osmanlıların eline geçti.

Edirne’nin fethinden sonra Türk’leri Rumeli’den atmak ve Edirne’yi geri almak için 60 bin kişilik Haçlı Ordusu Edirne üzerine yürüdü. 10 bin kişilik Osmanlı ordusu Sırpsındığı savaşında Haçlı ordusunu tamamen imha etti. (1363)

Fetret devrinde Yıldırım Beyazid’in oğlu Emir Süleyman şehri aldı. Kardeşi Musa Çelebi, Edirne üzerine âni bir baskın yaparak, şehri ele geçirdi. (1410).

Şehir Osmanlıların eline geçtikten sonra yabancı işgalini ilk olarak Osmanlı-Rus savaşlarında yaşadı. Bu savaşlarda Edirne 4 defa istilâya uğradı. 1829’da Ruslar Edirne’ye girmiş bir kaç ay kalmıştır. 93 Harbi olarak bilinen (1877–78) savaşlarında 20 Ocak 1878’de Edirne’ye giren Ruslar 13 ay kaldılar. Balan Harbi’nde ise Bulgarlar 26 Mart 1913’te ele geçirdi. 4 ay sonra Türk ordusu 22 Temmuz 1913’de Edirne’yi geri aldı. Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti’nin yenilgiyle çıkmasının ardından Edirne, Temmuz 1920’de Yunan işgaline uğradı. Kurtuluş Savaşı’nın başarıyla sonuçlanmasıyla 25 Kasım 1922’de nihai olarak Türk egemenliğine girdi.

Kaynak: http://www.cafesiyaset.com/haber/20070825/Tarihin-en-cok-savasilan-kenti.php