Bir profösörün dersi…

Yaşam

Hayatınızdaki önceliklere önem vermenizi sağlayacak, uyarıcı bir hikaye bu… Bakalım, hangimiz için kavanoz dolu, hanginiz için boş olacak!
Bir felsefe profesörü sınıfta, önünde bazı malzemelerle öğrencileriyle ders yapıyordu. Önce önündeki boş bir kavanozu taşlarla doldurmaya başladı. Öğrencilere kavanozun dolu olup olmadığını sordu. Onlar da dolu olduğunu kabul ettiler. Profesör bu sefer bir kutu çakıl taşı aldı ve onları kavanoza boşalttı. Kavanozu hafifçe sallayınca çakıl taşları büyük taşların arasındaki boşluklara doldular.
KAVANOZ DOLU DEDİLER
Profesör yine öğrencilerine kavanozun dolu olup olmadığını sordu, onlar da onayladılar. Bu sefer bir kutu kum alıp kavanoza boşalttı. Tabii kum geriye kalan bütün boşlukları doldurunca yine öğrencilerine aynı soruyu tekrarladı.
Öğrencilerin hepsi bir ağızdan kavanozun dolu olduğunu söylediler. Profesör bu sefer masanın altından bir şişe kırmızı şarap çıkarıp içindekileri kavanoza boşalttı ve böylece kumların arasındaki boşlukları etkili bir şekilde doldurdu.
Öğrenciler gülmeye başlayınca; “Şimdi,” dedi “Bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini bilmenizi istiyorum. Taşlar hayatınızdaki önemli şeyler-aileniz, eşiniz, çocuklarınız. Her şeyi kaybetseniz ve elinizdeki sadece onlar kalsa bile hayatınızın dolu dolu olmasını sağlayacak şeyler bunlar. Çakıl taşları ise işiniz, eviniz, arabanız gibi diğer önemli şeyler. Kum da geriye kalan her şeydir, küçük şeyler yani. Eğer kavanozu önce kumla doldurursanız çakıl taşlarına ve büyük taşlara yer kalmayacaktır. Aynı şey hayatınız için de geçerli. Bütün zaman ve enerjinizi küçük şeylere harcarsanız hayatınızda sizin için önemli olan şeylere hiç yer kalmayacaktır.”
ÖNCELİKLERİNİZ OLSUN
Mutluluğunuz için çok önemli olan şeylere dikkat edin. Çocuklarınızla oynayın, doktor kontrollerinizi düzenli yaptırın. Eşinizle dansa gidin. İşe gitmek, evi temizlemek, tamirat yapmak ve yemek vermek için hep zamanınız olacaktır. “ Önce büyük taşları – gerçekten önemli olanları halledin. Önceliklerini belirleyin. Geriye kalanlar sadece kumdur.”
Öğrencilerden biri elini kaldırıp şarabın neyi simgelediğini sordu. Profesör gülümsedi, “Sorduğunuza sevindim. O sadece hayatınız ne kadar dolu görünürse görünsün iyi bir şişe şaraba her zaman yer olacağını size göstermek içindi.”