Yobaz Zihniyet

Ankara’da yılbaşı gecesi toplanarak eğlenen yedi gencimiz ne yazık ki hayatını kaybetti.
Hem de hiç uğruna, incecik bir gaz sızıntısından…
Görevini hafife alan, insan hayatını küçümseyen, adam sendeci, para kazanmaktan başka bir şey düşünmeyen çıkarcı zihniyet yüzünden.
Ne yazık ki, Gençlerimize rahmet, aile ve yakınlarına da sabır dilemekten başka bir şey yapamıyoruz.

Bu olay bir defa daha ortaya koymuştur ki; görev ciddiyeti konusunda nerede ise hepimiz halen büyük bir toplumsal duyarsızlık içerisindeyiz. Küçük hataları görmezden gelip felaketlere neden olmakta, ondan sonra da dövünmekteyiz. Bu nedenle de trafik kazalarından tutun, hayatımızın her kesitinde ve her gün ciddiyetsizlik sonucu meydana gelen birçok acı olay ile karşı karşıya kalmaya devam etmekteyiz.

Şu an evlat acısı ağır basmasına rağmen, hüzün dolu bu olayın bizleri üzen diğer bir yanına da dikkat çekmek istiyorum. Bu da
ölenlerin arkasından dahi konuşacak kadar bağnaz ve yobaz o ruhsuz zihniyetin, olaydan sonraki utanç verici tutumları ve söylemleridir. Terbiyesiz yalanları ve yaklaşımları ile gençlerimizi ve onların yılbaşını kutlamalarını çirkin bir tablo halinde göstermeye çalışmalarıdır.

Başkent Doğal Gaz Şirketi’nin utanmaz Genel Müdürü,ihmal ve hataları görmek yerine, “Çocuklar yarı çıplaktı.” diye yakışıksız bir söylemle konuyu saptırmaya çalışmıştır. Tıpkı “Vakit” denen gazetenin de “Alkol içmişlerdi.” diye, ”Yılbaşı Felaketi” başlığı ile haber yaparak olayı istismar ettiği gibi.

Bu yobaz zihniyet Gölcük Depreminde de; Askeri Tören sonrası yapılan sosyal faaliyetleri çirkin bir şekilde manşetlerine taşımıştı. Bir kısım yobazlar ve Asker düşmanları, depremin bu insanları cezalandırmak için Allah’ın bir gazabı olarak meydana geldiğini yazacak kadar insanlıktan uzaklaşmıştı .

Açıkçası, bugün olduğu gibi o zaman da yobazların bir kısmı doğrudan bir kısmı da dolaylı bir şekilde şunu söylemişler ya da söylemeye çalışmışlardı:
“Yanlış davrandıkları için başlarına bu felaketi Allah gönderdi ve böyle kötü bir sonucu da hak etmişlerdi.”

Açıkça iddia ediyorum:
Genel Müdür’ün söylediği ile Tarikatçı, yobaz basının söylemi ne yazık ki her geçen gün alıcısı çoğalan aynı tarlanın ve zihniyetin ürünüdür. Bu zihniyet,bir yerlerden beslenen liderlerinden talimat ve birbirlerinden decesaret alan İnsanlık dışı, Dinimiz karşıtı ve Cumhuriyetle hesaplaşmaya çalışan yobaz zihniyetin ta kendisidir.

Ey yobazlar,
Acı çekilen bir ortamda dahi, yalanlarla insanlarımızın inanç dünyasını sömürmeye ya da tahrike çalışan sizlerin dindar olması mümkün değildir. Hele, kitabımız Kuran’ı esas alan bir Müslüman ya da Mümin olmanız asla mümkün değildir. Siz olsa olsa Yüce Dinimizi ve İnsanlığı katleden birer mürteci ve yobaz olabilirsiniz.

Sizlerin bu zihniyeti, İnsanlığı ve Ülkemizi felakete götüren, Dinimizi yozlaştıran zihniyetin ta kendisidir. Çağdışı olmasına, insani değerleri yok saymasına ve Yüce Dinimizi sömürmesine rağmen ne yazık ki bu zihniyet,fırsat bulduğu noktada:
-Devlet’e sızıp yetkili olabilmekte, Belediye’ye Başkan ve Şirkete Genel Müdür olup bizi yönetebilmektedir.
-Ne idiğü belirsiz yerlerden paralar ve imkanlar bulup yazılı ve sesli basın olarak bizlere hitap edebilmekte ve kamuoyu oluşturabilmektedir.
-Daha da tehlikelisi, hoşlanmadıklarını öteki haline getirip hakkında yargılama yapabilmekte ve hüküm bile verebilmektedir.

Sonuç olarak kısaca ifade edecek olursam:
Can güvenliğimiz ile ilgili duyarsızlığın, topluma yönelik tehlikeleri sezme konusunu da kapsadığını değerlendiriyorum. Yobaz ve bağnaz bir kesim tarafından yapılan bu tür çirkin söylem ve davranışların da bu duyarsız yaklaşım ve uygulamalardan cesaret bulduğuna inanıyorum.
Bireysel ve toplumsal duyarsızlığımız devam ettiği sürece de bu YOBAZ ZİHNİYET’in her alanda daha da güçleneceğini ve her geçen gün de Ülkemize daha çok zarar vereceğini düşünüyorum.