Gazze Katliamı Büyük Orta Doğu Projesi Uygulamasıdır

Avrupa’dan başlattıkları Siyonizm dalgası nedeni ile kendilerinin ırki ve dini ayrıma tabi tutulduğunu iddia eden Yahudiler, 19 ncu yüzyıldan itibaren ‘Kutsal Topraklar’ olarak nitelendirdikleri Filistin’e dönme yolunda girişimlerine hız vermişlerdir.
Özellikle İngilizlerin desteği ile Osmanlı toprakları üzerinde 50 yılı aşan çalışma ve göçler sonrasında Filistin’de Yahudi nüfusu çoğaltılmış ve yerleşim sayısı arttırılmıştır. ABD’nin öncülüğünde alınan BM’ler kararı ile de 1948 yılında Filistin topraklarında İsrail Devleti kurulmuştur.
Haksız ve yanlış olduğu çok açık ortada olan bir karar ve hatalı uygulamalar nedeni ile işin başından itibaren ortaya çıkan FİLİSTİN(ARAP)-İSRAİL çatışmasının, bugüne kadar bir türlü durmadığı gibi bu gidişle durma ihtimalinin de olmadığı anlaşılmaktadır.
Son olarak GAZZE’de başlatılan ve halen devam eden İsrail saldırılarında, bir çoğu öğrenci ve çoluk-çocuk 400’ü aşkın masum insan öldürülmüş, binlercesi de yaralanmıştır.
BOP denen planın sahiplerine ve eş başkanlarına sormak gerekir. Meşhur stratejik plan, bu küçücük çocukların yaşama hakkını korumaktan aciz midir? Bu çocukların yaşama hakkı kimin elindedir ?
Büyük Orta Doğu Projesi denen planın, esasen sömürgeci güç ABD’nin bölgeyi ve bölge kaynaklarını kontrol altına almayı öngören bir senaryosu olduğu açıkça ortadadır.İnsan hakları da,demokrasi söylemleri de hepimizi aptal yerine koyan,gerçekle ilgisi olmayan koca birer yalandır.
Yıllardır IRAK’ta, AFGANİSTAN’da,PAKİSTAN’da ve FİLİSTİN’de devam eden katliamlar, işte bu planın gerçekleştirilmek istenmesi yüzünden meydana gelmekte ve sömürgeci ülkelerin çıkarları adına da bu bölgede insanlığın katledilmesine seyirci kalınmaktadır.
İşin garip ve üzücü tarafı, bölge insanının zulüm ve azap çekmesine neden olan bu stratejik plan; Türk yetkililer de dahil olmak üzere bölge ülkelerindeki yöneticilerin büyük kısmı tarafından genel anlamda desteklenmekte, en azından karşı çıkılmamaktadır. Zaten sömürgeci güçleri desteklemeyen ve onlarla işbirliği yapmayanların da her nedense yetkili konuma gelemeyişleri bir gerçek olarak ortadadır.
Bu anlamda Büyük Ortadoğu Projesi’nin TÜRKİYE parçası olan ILIMLI İSLAM projesi de; psikolojik savaş yöntemleri ile Ulusal Değerlerimizi yıpratarak ve Yüce Dinimizi de istismar ederek ABD adına ülkemizde icra edilen bir başka operasyondur.
Kısacası diğer İslam Ülkelerinde, ABD silahları ile sıcak savaş olarak devam ettirilen egemenlik gaspı ve soygun faaliyeti, Ülkemizde de adam kullanarak ve sopa gösterilerek eş zamanlı bir şekilde büyük bir ustalıkla psikolojik savaş ile yürütülmektedir.
Tüm gelişmeler çok açık ortada iken, bir yandan sömürgecilerle işbirliği yapanların ve onlar adına bu ülkede Yüce Dinimizi Ilımlı İslam’a dönüştürmeye çalışanların, sanki hiçbir şeyin farkında değillermiş gibi, olaylar karşısında çıkıp bir de uzlaşmacı roller oynamalarını ve katliamları kınamalarını büyük bir çelişki olarak değerlendiriyorum.
Eğer yaşanan bu acılar karşısında yetkililerimizin üzüntü beyanları samimi ise, kendilerini Büyük Orta Doğu Projesi’nin gerçek yüzünü artık görmeye,gizli senaryonun aslını bu ülkenin insanlarına anlatmaya ve ona göre de egemen bir tavır takınmaya davet ediyorum.