Sözde Kalan Bayram Dilekleri

İçeriği Paylaş...

Dayanışma ve huzurun pekiştirildiği bayramlar toplumsal hayatımızın en önemli günleridir.

Olumsuz şartlarda olsak dahi Dini Bayramlarımızda aile,dost,arkadaş ve insan sevgisini daha coşkulu hissetmeye,toplumsal huzur ve mutluluğun kıymetini daha iyi anlamaya ve pekiştirmeye çalışırız.

Bu bilinç ve inançta olmama rağmen
peşinen belirteyim ki; Devletin zirvesinde olan bazı yetkililerin bu anlamda açıklayacağı bayram dileklerini samimi bulmuyorum ve şahsım adına da bu tebriklerini bir vatandaş olarak kabul etmiyorum.

Üzülerek kaleme aldığım bu tepkimin nedenlerini yaşadığımız birkaç olayla açıklayacak olursam ;
– Utanç verici çuval olayının hesabını stratejik ortak dedikleri ABD’den soramadıkları halde,Ulusal ve Milliyetçi bir anlayışla yazıları ile tepki gösteren Türk Gençlerinden hesap soran anlayışı,Anayasamız’a göre sahip çıkmamız gereken ULUSAL EGEMENLİK kavramı adına anlamakta zorluk çekiyorum.

– Ergenekon Davası bahane edilerek,özellikle tarikatçı basın kanalı ile birçok suçsuz insana çamur atılmasını siyasi olarak kullananların,Deniz Feneri Davası nedeni ile kendileri hakkında söz söylenince ’’Yargılanma yeri gazete sahifeleri değil mahkemelerdir ’’diye haykırmalarını DEMOKRASİ’nin eşitlik ilkesi ile bağdaştıramıyorum.

– Her gün şehit vermeye devam ederken,şahsi güvenlik ihtiyaç ve önceliklerini abartarak, onlarca koruma arasında ve lüks araçlar içerisinde halktan önce kendi can ve keyiflerini düşünen DEVLET ADAMLARI’nı ulaştıkları bu mevkilere yakıştıramıyorum.

– İmtiyazlı kredilerle ,hayali ihracatlarla,alınan gemilerle,yurt dışından yapılan arpa-mısır ticareti ve çocuk yaşta girişilen iş ortaklıkları ile kendi evlatlarının ve yandaşlarının geleceğini çok iyi düşünürken, diğer yanda iş bulamayan ,işi batan ve yok yere hapislere atılıp geleceği karartılan gençleri görmemezlikten gelen zihniyeti,iktidar gücünü halktan önce kendisi ve yandaşları için kullanan çıkarcı ve çirkin bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum.

– Çıkarları uğruna kurdukları şirket ve derneklerde, naylon faturalarla,sahte belgelerle sözüm ona ticaret yaparak bu ülkeyi zarara uğrattığı iddia edilen şaibeli birçok üst düzey siyasetçi ve yönetici sanki hiçbir şey olmamış gibi yaşamlarına ve bizi yönetmeye devam ederken,
muhalif bir anlayışla yazdığı kitaplar,yazılar,telefon ve arkadaş görüşmeleri gerekçe gösterilerek bir türlü anlayamadığımız yorumlar nedeni ile Ergenekon Davası kapsamında aylardır tutuklu bulunan oğlumun ve emsali mağdurların durumunu HAK ve ADALET kavramları dahilinde içime sindiremiyorum.

Çıkara dayalı olduğunu düşündüğüm ve bencillik olarak değerlendirdiğim bu tür uygulamaların,ne yazık ki bayramda ifade edilen dayanışma söylemleri ve iyi niyet dilekleri ile hiçbir ilgisi olmadığına inanıyorum.

Devlete ve Milletimize karşı koşulsuz ve karşılıksız sadakatimize rağmen,bir vatandaş olarak muhatap olduğumuz bu iki yüzlü uygulamalarla, en azından bu yazının sahibi olarak benim ve bizim ailemizin yüreklerine zorla KİN ve NEFRET tohumları ekilmeye çalışıldığını düşünüyorum.

Kendileri açısından bir anlam ifade etmeyeceğini bilmeme rağmen,başlangıçta da belirttiğim gibi kısaca ve açıkça tekrar ifade ediyorum ki ;
Bu ülkenin bir vatandaşı olarak Devletin Zirvesi tarafından açıklanacak hiçbir Bayram Bildirisini şahsım adına samimi bulmuyorum ve kabul de etmiyorum.

Bayrama girdiğimiz böyle bir günde, bu olumsuz yaklaşımım ve can sıkan yazım nedeni ile de tüm okuyuculardan özür diliyor ve yaşadıklarımızı dikkate alarak anlayış göstermelerini bekliyorum.

Kutsal Dinimize ve Milli Değerlerimize yakışır şekilde özünde ve sözünde bir olanların Bayramı Kutlu olsun.
Kalın sağlıcakla.