BÜYÜK ve ACI KAYBIMIZ

İçeriği Paylaş...

O lanet olası yerde bir defa daha gencecik evlatlarımızı kaybettik.
Ne yazık ki, hiçbir işe yaramasa da yapabildiğimiz tek şey üzülmek ve başsağlığı dilemek.

Şehitlerimizin ve kaybımızın olduğu bir anda, tüm olumsuz düşüncelerimizin ve hesaplaşmalarımızın bir kenara itilmesi ve hepimizin kader birliği yapıp dayanışma göstermesi gerektiğini bilen ve buna inanan bir insanım.

Ancak olayların bu çizgiyi aştığını düşünerek beynimde ve yüreğimde isyan ediyorum. Hepimizin bildiklerini yüksek sesle bir daha tekrarlıyorum.Diyorum ki sonuç alabilmek için ;

-Terörle mücadele her seviyede sağlam bir irade ve kararlılık ister.
-Bu mücadelede süreklilik ve tutarlılık önemli bir ilkedir.
-Özellikle Devlet Kurumları arasında samimi bir güven ve dayanışma tesisi vazgeçilmez bir zorunluluktur.
-Kişisel şöhret ve şan için basın kanalı ile boy gösterip gereksiz açıklamalar yapıp saçmalamaktan ve psikolojik harekatı teröristin işine yarayacak şekilde yanlış uygulamaktan özellikle kaçınmak gerekir.

Bu temel esaslardan hareket ederek iddia ediyorum ki; özellikle son birkaç yıldır bazı askeri ve sivil yetkililerden ;

– PKK terör örgütünü ABD ile işbirliği yaparak çökertmeye kalkanlar,
– Artık PKK’nın, BBG gibi izlendiğini basın karşısında gayri ciddi bir söylemle ilan edenler,
– Kampları vurduk diyerek, sanki büyük bir askeri tesisi tahrip etmiş gibi aldanmamıza neden olanlar,
– Ergenekon gibi hukuki bir davayı, Devleti ve Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak için siyasetten kullananlar ile şahsi çıkarları ya da korkuları adına bu duruma göz yumanlar,
– Bu Ülkenin güvenlik sorununu çözme sorumluluğunda olmalarına rağmen,özel korumalar ve lüks araçlarla kendi güvenliğine öncelik verenler , bu temel ilkeleri dikkate almaksızın yaptıkları yanlışlar ve beceriksizlikler sonucu,üzücüdür ki terörün yeniden tırmanmasına neden olmuşlardır.

Devletin kurumları arasında dayanışma göstermeyen, Devletini ve TSK’ni sorgulayarak Cumhuriyet ile hesaplaşan bir zihniyetin varlığı da, ne yazık ki, bu ülke karşıtı bölücülerin, din tacirlerinin ve soyguncuların işini kolaylaştırarak onlara cesaret vermiş ve sonuçta olayların bu aşamaya gelmesine uygun ortamı hazırlamıştır.

Bu hataları yapanlar ;
Gerçeği kavrayıp samimi bir dayanışma içerisine girmedikçe ve Cumhuriyetle hesaplaşma davasından vazgeçip Ulusalcı ve Milliyetçi kararlı bir duruş göstermedikçe Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik terör ve yıpratma faaliyetlerinin sona ermesi mümkün görülmemektedir.

Son söz olarak ;
Şehitlerimize rahmet ve gazilerimize şifa dilemekten başka bir şey yapamayan bir vatandaş çaresizliği ve üzüntüsü içerisinde yazımı bitiriyorum.
Saygılarımla.