Size Bir Cumartesi Hikâyesi Anlatayım!

Eskiden ne güzel masallar anlatılır, ne güzel hikâyeler düzülürdü. Hayatımızın hemen her anında hikâyeler vardı. Büyük adamlar(!) verecekleri mesajları anlattıkları kısa hikâyelerle verirler, dinleyenler hem üzülür hemde verilen mesajı alırlardı. Her zaman güldürmezdi tabiî ki, bazen da ağlatarak verilirdi mesajlar; acıklı hikâyelerle!

Beni en çok etkileyen mesaj hikâyesi, İngilizlerin en yükseğe sıçrayan Kurbağa yarışmasıdır. Tüm olumsuz eleştirilere rağmen kazanan en yükseğe sıçrayan genç Sağır Kurbağanın hikâyesi olmuştur. Bu hikâyeden benim için alınan mesaj; “Bir işi yaparken, kulaklarınızı olumsuz eleştirilere kapatmazsanız başaramazsınızdır.”

Böbürlenirken, kendini şişirip boğa’ya benzetmeye çalışırken, patlayarak ölen kurbağa başka çanım… Şimdi onu karıştırmayın! Neyse genç sağır kurbağa ile öküze benzemeye çalışan kurbağayı size sonra anlatırım. Ben size bu gün akreple kurbağa hikâyesini anlatacağım.

Günün birinde akrep’in çanı sıkılmış. Nehrin karşısına geçip merak ettiği o yerleri gezmeye karar vermiş. Karar vermiş vermesine de yüzmeyi bilmediği için ne yaptıysa bir türlü karşıya geçememiş. Telaş ve sıkıntı içinde çara ararken birde bakmış ki nehir’in kurbağası suyun üzerinde yavaş yavaş yüzüp dinleniyor. Akrep hemen seslenmiş; kurbağa kardeş(!) beni karşı kıyıya geçirirmisin? Kurbağa biraz korku birazda ukalalıkla; geçiririm geçirmesine de sen beni sokar öldürürsün. Bunun üzerine akrep; hiç olur mu öyle şey. Ben seni niye öldüreyim ki? Hem seni öldürürsem bende boğularak ölmem mi?

Kurbağa; düşünmüş, taşınmış ve doğru demiş kendi kendine; sen beni sokarsan kendinde boğulursun. Hadi gel bin sırtıma seni karşı kıyıya geçireyim… Akrep hemen atlamış kurbağanın sırtına, kurbağa başlamış karşı kıyıya doğru yüzmeye. Tam nehrin ortasına gelmişler ki; akrep bütün gücünle sokmuş iğnesini kurbağanın sırtına!

Kurbağa akrebin zehir in den dolayı ölümle mücadele ediyor, öte yandan akrep boğulmamak için mücadele ediyor… İkisi de öldü ölecek; kurbağa soruyor; Ne oldu niye soktun beni? Bak ben ölüyorum sende boğulmak üzeresin… Akrep; doğru söylüyorsun kurbağa kardeş, doğru söylüyorsun da,ben ne yapayım!! Aklıma Akrepliğim Geldi!!! Demiş..

Önce; kıssadan hisse. Akrep heryerde akreptir!!Siz siz olun asla bir akrebin makul teklifini iyi niyet olarak algılamayınız!!!
Şimdi bu hikâyeyi niçin yazdım diye düşünüyorsunuz…
Havalar serinledi artık. Akrep mevsimi geçti diyerek, tedbiri elden bırakmayın diye tabi ki! Akrep bu her taşın altından çıktığı gibi(!) her köşeden de çıka bilir!!Dikkatli olmak lazım diye yazdım!! Sağınıza solunuza iyi bakın diye yazdım!
İnanmadınız mı? Eee hikaye olsun diye yazdım o zaman…