Sevgi çiçeği

Yaşam

Sevgi arıyoruz….
Elbette haklıyız…
İstediğimiz sadece bir yudum sevgi…
En zor anlarımızda yaslanılacak bir omuz,
Tutulacak bir el, öpülecek bir dudak,
Sarılacak bir beden ,
Keyfini sürecek bir parça haz.
Bir insanın hep yanında olduğunu hissettirecek güven.
Birlikte bir şeyler yapmak,
Birbirimizin yanında olduğunuz zamanlar hoş şeyler paylaşmak.
Güzel şeyler bunlar.
İnsana insan olduğunu hatırlatan,
Kadınla erkeği yakınlaştıran şeyler bunlar…
İnsanları anlıyorum…

Bende insanım,
Demek bir yudum sevgi istiyoruz…
Bizim gibilere hayatın her alanında rastlıyorum .
Annem, babam yakınlarım çevrem herkes sevgi peşinde
Dahası koca bir ülke bir yudum sevginin peşine düşmüş
Tamam diyelim ki şanslıyız ve bulduk o aradığımız sevgiyi
Peki sonra ne yapacağız
Ne yapacağız ki elinizden uçup gitmeyecekmi bir kuş gibi?
Ben söyleyim.
Çok azımızı dışarda tutuyorum, söyleyeceklerim ezici çoğunluk için
O aradığınız sevginin değerini bilemiyeceğiz.
Karşılıksız sevmenin erdemini , hazzını anlayamayacağız.
Sevgiyi besleyen cesarettir, hoşgörüdür, sabırdır, ilgidir, özendir.
Biz bunları da beceremiyeğiz…
Çoğumuzun yüreği, engin bir sevginin altından kalkabilecek
kadar büyük değildir…
Sevgi neyi ne kadar ve nasıl sevebileceğini bilmektir.
Sevgi anlamaktır. Önce kendimizi anlayacağız, sonrada sevdiğimizi..
Bu alanda yeteneklerimiz nedir dersiniz.
Sevgi olduğu gibi kabul etmektir sevgiliyi
Değiştirmeye uğraşarak şaklabana çevirmemektir sevgi…
Sevgi sevgiliyi kendimize benzetmeye çalışmakta değildir.
Sevgi tüketmek değildir ..
Sevgi çoğaltmaktır. sevgi paylaşmaktır.
Sevgi her şeyi paylaşmaktır
Sadece paylaşmaktır. karşılıksız paylaşmaktır…
Üzgünüm ama bir yudum sevgiyi bulsak bile çok geçmeden

kaybetmeye mahkumuz…. çünkü sevmeyi bilmiyoruz…

Öyle bir anda geldi ki, bir arkadaşımda karşılıksız sevmenin anlamsızlığından bahsediyordu bana…

Onun fikrine katılmıyordum aslında, tam o sırada sanki benim fikrimi doğrularcasına bu yazıyı almak , düşüncelere dalmama neden oldu. Çünkü yazı tam olarak beni anlatıyordu, fikirlerimi, hislerimi…

“Karşılıksız sevmenin erdemini hazzını anlayamayacağız” diyordu,

evet bunu çok kişinin anlayabilecek bir yürek taşımadığını gözlemliyorum, çok yazık ki…

Kaç kişi anlayabilmiştir ki? Siz anladınız mı, hiç bunu yaşadınız mı? Ben bunu biliyorum ve yaşıyorum.

Sevgim bana ait, onu ben hissediyorum. Sevmek, sevilmekten çok daha yücedir, benim gözümde.

Çünkü bunu yaşamak, taa damarlarında hissetmek imkanımız vardır.

Sevilmek ise sadece hoş bir duygu verir içimize.

Evlenmeden önce Allah’ımdan isteğimdi benim, çok sevebileceğim biriyle karşılaşmak.

İsteğim tuttu. Bir kadının, bir erkeği sevebileceğinin çok üstünde sevdim ve onunla evlendim.

Onu hayatım yaptım. Bilmiyorum bilir misiniz bu kelimenin tam anlamını?…

Evlilikler aşkı yıpratırmış, öyle mi efendim… bu çok saçma işte.

Günler, yıllar geçtikce, sevgimi büyüttüm içimde.

Kendime, yani sadece bana ait olan sevgi çiçeğime çok iyi baktım.

Çünkü o kişiyle zaman içinde kopukluklar yaşasamda, sevgim bana aitti ve kimsenin gücü yetmedi,

o sevgiyi benden almaya… İşte gerçek sevgi bu… Gerçek sevgi “her şeye rağmen” olandır.

Tüm olumsuzluklara, acılara, yaşanan ve yaşatılanlara rağmen…

“Çoğumuzun yüreği, engin bir sevginin altından kalkabilecek kadar büyük değildir.”

Ve ne yazık ki gözlemlerim bunun da doğruluğunu gösteriyor bana.

Sevgilerimize bile çıkarlar, menfaatler sokuşturuyoruz.

Ondan duygu yönünden alacaklarımıza karar vermeden,

önce arabasıyla, kariyeriyle, parasıyla, vücuduyla ilgileniyoruz, duyguları ise ikinci plana atıyoruz.

Ve sonucu mutlaka hüsran oluyor,kısa süreli ve anlık mutlulukların dışında…

Ve sürekli beklentiler başlıyor, doyumsuzluğa doğru bir yelken açarken hayatınız…

“Sevgi tüketmek değildir..Çoğalmaktır, paylaşmaktır.

Sevgi herşeyi paylaşmaktır, karşılıksız paylaşmak…”

“Önce bana” ve “ben” egosunu atmadan içinizden, sevgiyi yaşamanın mümkünatı yoktur.

Yaşam onunla güzeldir, onunla anlamlı sadece. Her an aklınızdadır bedenen çok uzakta olsa bile.

Her şarkıyı ona söylersiniz, sürekli ondan bahsedersiniz, çevrenizdeki herkes bilir onun ismini,

çünkü dilinizden hiç düşmez, beyninizden bir an bile silinmediği gibi.

Gerçek sevgilerde mutlaka acı vardır, çünkü böyle, her halukarda,

her şeye rağmen sevildiğini bilen kişi, sizinki gibi engin bir yürek taşımıyorsa şımaracak,

bu sevgiyi taşıyamayacaktır. Ama gerçek sevgilerde, içiniz acı çekerken,

göz yaşlarınız birbiri ardına akarken, içinizde genede dua vardır.

Kendiniz için değil asla, çünkü siz zaten onda, onunla yaşamaktasınız,

duanız onun içindir, onun mutlu ve iyi olması için…

Çünkü onun mutluluğudur size yaşam enerjisi veren. Sevgi’nin anlamı işte budur…

Bunu yaşadınız mı siz hiç peki???

Yaşamadıysanız eğer kendinizi hiç kandırmayın, hiç kimseyi gerçekten sevmemişsiniz demek ki…