Gönüllü olmak istemez misiniz ?

Bir kaç haftalığına ayrıldığım Edirne’ye dönüşümde Kent Konseyinin de içinde bulunduğu bir organize olduğunu duydum. Sayın valinin girişimiyle bir vakfın (Semiha Şakir Vakfı) teknik donanımlı aracı kente gelmişti. Sosyal ve ekonomik yönden geri bırakılmış (veya kalmış) mahallelerde eğitim çalışması yapılması planlanmış.
Çok iyi niyetle başlatılan bu projede elbette ilk anda aksamaların olması kaçınılmazdır. Çünkü anladığım kadarıyla ani geliştirilen proje öncesi yapılması gereken programlama eksik kalmış. Çalışmalara katılacak gönüllü tespiti duyuruların eksikliğinden sıkıştırılmış ve gönüllülük ile çözülemeyen eleman sorunu görevlendirmelerle çözülmeye çalışılmış ve geç kalınmış. Hele de yıl sonu olması nedeniyle eğitim kurumlarındaki yoğunluğa bir de bu eklenmiş. Ne, nasıl, nerede, ne zaman gibi soruların da yanıtları iş içinde planlanmaya çalışılmakta. Özverili birkaç kişinin beyin yorgunluğuna uğraması pahasına işler rayına oturtulmaya çalışılmakta.
Yukarıdaki gözlemlerimi söylemekteki amacım iş içinde gördüklerimi kamuoyu ile paylaşmak. Üç bölgede olması planlanan bu çalışmanın birinci on günlük döneminde görülen aksaklıkların diğer iki bölümde çözülmesi konusunda ilgili kişilere yardımcı olmak.
Sanırım bu hafta sonu sona erecek olan birinci bölümden sonraki bölümlere kentimizden gönüllü katılımı artar. Zaten bu yazıyı yazmaktaki asıl amacım da bu çalışmalara gönüllü katılımı sağlamak.
Ben ne yapabilirim ?
Her programın bir amacı olduğu gerçeğini herkes biliyordur. Bu programın da bir amacı var. Sizin yapmak istediğiniz bir şeyler var ise bunu ilgili kişi ile konuşarak bu çalışmanın amacına uygun olabilir misiniz, önce bunu öğrenmek gerekiyor. Örneğin emekli bir sağlıkçı, öğretmen olabilirsiniz. Ya da teknik elemansınız, hatta ev kadınısınız. Sizlerin de bu tür programlarda yapacağınız bir şeyler olabilir.
Nasıl ve kime ulaşabilirim ?
Tam olarak bilmemekle beraber ben bir gönüllü olarak Kent Konseyine adımı ve çalışmak istediğim alanları bildirmiştim. Bu tür görevler olduğunda aranıyorum. Doğrusu Kent Konseyi Komisyonlarında her alanda çalışma olanağı var.
Valilik veya Belediyenin yapacağı her hangi bir gönüllülük organizasyonundan Kent Konseyi haberli olabileceğinden size ulaşmak zor olmayacaktır. Böylece gönüllü çalışma mutluluğunu yakalayacaksınız. Yaşamımızın her şeyi olan paranın, maddi bir karşılığın olmadığı çalışmadan, sadece mutluluk duyarak, sizinle güzellikleri paylaşan kişilerle birlikte olarak ayrılacaksınız.
Çalıştığımız kamusal bir kurum olabilir. Serbest meslek sahibi olabiliriz. Sonuçta yaşamımızı devam ettirme amacıyla yaptığımız bu işimiz bizim vazgeçilmezimizdir. Çünkü işsizliğin her gün arttığı dünyamızda iş sahibi olmak çok güzel bir duygu ve işimiz olmadığında aşımızın da olmayacağı acı gerçeğini yaşıyoruz. İşte çalıştığımız ve yaşamımızı sağladığımız bu iş sürecinde; daha çok kazanma, bir üst makama tırmanma, amirime daha şirin görünme gibi olumlu/olumsuz bir süreç yaşarız. Karmaşık ve bazen dürüst bazen sahte ilişkilerimiz olabilir. Kısacası yaşam dediğimiz bu hengamede mutluluk denen o “şey”i unuturuz. Unutmaktan öte maddi yaşam dışında bir de gönüllerimizi mutlu eden duygu yaşamının olduğunu yok sayar hale geliriz.
İşte gönüllü çalışmak bunu anımsatır bize ve mutlu oluruz. Keşke yaşam için yaptığımız işimizi de geçimden öte gönüllü yapabilme duygusunu yaşayabilsek. Yapılan işi sevmenin işin verimini arttırdığını hepimiz biliriz. Ama ülkenin sosyoekonomik yapısı yapacağımız işi seçme özgürlüğümüzü şimdilik elimizden almakta.
Gönüllü olmak istiyorsanız ve her türlü karşı örülen duvarlara bir tuğlada siz koymak istiyorsanız hemen şimdi adınızı Toplum Merkezi veya Kent Konseyi ilgililerine yazdırın. Şimdilik Semiha Şakir Vakfı eğitim çalışmalarında, daha sonra size uyan ve yakışan bir çalışmada görev alın.
Bu mutluluğu yaşayın.

(Not:Bu yazı 09.06.2006 Perşembe günü Edirne HUDUT gazetesinde “SOLDUYU” köşesinde yayımlanmıştır.)