Evlenmek mi, evlenmemek mi?

Aşk

EVLENMEK isterdim, süper bir dügünüm olsun,
bembeyaz, sirti acik bir gelinligim olsun, annem sevincinden aglasin
diye..

Kivircik sacli bir kiz cocugum olsun ve bana
anneler gününde carpik curpuk yazisiyla okulda yaptiklari karti getirsin
diye…

Geceleri gök gürleyip firtina ciktiginda
korkarak yastigima sarilmayayim diye…
sevdigim erkek bana: canim karicigim desin
diye…

Artik yemek yapmayi ögreneyim, devamli yumurta ve makarna
pisirmeyeyim diye…

Ama EVLENMIYORUM:

Sevdigim erkegin kirli iccamasirlari,
lavobodaki sakal artiklari,
Kaprisleri, küfürleri, vurdumduymazliklari
ve yalanlari arasinda onu neden sevdigimi unutmayayim diye…

Isin icine para ve cikar hesaplari girdigi
zaman büyük asklarin nasil kücüldügünü görmeyeyim diye..

Aldatilmanin dayanilmaz hafifligi(!) ile
tanismayayim diye…

Canim babacigimdan kalan tek sahip oldugum
seyi, soyadimi verip yerine bana soyadindan baska verecek cok büyük
birseyi olmayan birininki almayayim diye….

Gece kizarkadasim aglayarak bana telefon
actigi zaman kedime ertesi gün icin mama koyup geceligim ve dis
fircamla onun evine gidebileyim diye..

“Ben” olgusunu daha yeni yeni ögrenmisken,
bunu ” Biz” olgusuna degismeyeyim diye