Bu İş Allah’a Havale Edilecek İş Olmaktan Çoktan Çıktı

İçeriği Paylaş...

Bayramdan sonraki ilk günde sizlerle bayramda yaşadığım güzellikleri paylaşmak istiyordum. Ne yazık ki Cumartesi günü eve gelip televizyonu açtığımda 15 evladımızın şehit 30 kadar çocuğumuzun da yaralı olduğunu öğrendim. Evet, “ateş düştüğü yeri yakar” ama bu ateş hepimizin bağrına düşecek kadar büyüktür! Daha birkaç gün önce bayramın ilk günüydü sanırım, al kınalı yazmasıyla askere gönderildiği Tekirdağ’a, şehit cenazesi gönderilen evladımızın acısını millet olarak bağrımıza basmaya çalışırken aldığımız bu acı haber hepimizi çok derinden yaraladı!

Eşim Allah hepinizin belasını versin ne istediniz evlatlarımızdan diye ağlamaklı sitem edince“bu iş Allaha havale edilecek iş olmaktan çoktan cıktı!” diyerek tepkimi koydum. Eşim, “haklısın yeter artık bu işe bir çare bulunmalı.” Diyerek beni destekledi!

Şimdi bana, “oturduğun yerden ahkâm kesmek kolay, kim ister böyle bir şey olsun” diyenleri duyar gibiyim. Elbette kimse istemez. Elbette böyle bir acıyı kimse şehit analarına ve şehit babalarına çektirmeyi istemez. Ama bu mesele bu gün birilerinin böyle acıların yaşanmasını isteyip istememesi meselesini de çoktan aşmıştır! Başbakan dâhil bu konuda yetkili olan herkes, bu güne kadar yapılan her şeyi bir daha gözden geçirmelidir. Yıllardır verdiğimiz bu kahpe mücadelede de eksik olan yâda fazla olan bir şeyler var! Var ki yaşadığımız acılar ne yetti, nede bitti!

Olayların yaşandığı coğrafya sadece bizim çocuklarımızın hareket kabiliyetini ortadan kaldıracak bir doğal yapı değil. Emperyalist güçlerin uşağı olmuş kahpeler içinde aynı olumsuzlukları taşıyan bu coğrafyayı nasıl olurda bizim aleyhimize çevirmelerine bu kadar çok müsaade edebiliriz ki ? Hiç kimsenin gelin bir görün bakalım burada siz olsanız ne yapardınız sorusunu bize yöneltmeye hakkı olamaz. Orada bir şeyler yanlış gidiyor. Vatandaştan ve Türk kamuoyundan saklanacak ne olabilir ki ? Bizim bilmediğimiz ve anlayamadığımız ne varsa; biri çıkıp bizlere anlatılsın!

Televizyonlarda yapılan yorumlardan anladığım kadarıyla asgari 250 askerin konuşlandırıldığı bir karakola, nasıl olurda bu kadar yok edici bir güçle ve günün ortasında saldırabilirler ?

Nasıl olur da o zor coğrafyada bu kadar çok ağır silahı kimselere görünmeden karakolun çevresine konuşlandıra bilirler?
Nasıl olur da bu kadar kapsamlı ve geniş katılımlı bir saldırıyı istihbarat birlikleri haber alamaz?
Nasıl olur da saatlerce süren çatışmaya hava birlikleri zamanında müdahale edemez?
Nasıl olur da bu benim sorduğum soruları ilgililer kendine sormazlar? Yâda bu soruların cevaplarını bilenleri nasıl olurda dinlemezler?
Benim aklıma takılan bu sorularla yaşadıklarımızı alt alta yazarsak ortaya şu gerçek çıkıyor;
1- Bu kahpe saldırı; bu işin eğitimini almış(!) çok profosyenel steraji uzmanlarınca hazırlanmış!
2- Böyle bir saldırı için günlerce sürebilecek hazırlıklar bölgedeki tüm(!) imkânlar kullanılarak tam anlamıyla kamufle edilmiş!
3- En uygun gün seçiminde büyük bir olasılıkla meteorolojiden faydalanılmış ve böylece hava desteğinin kısa bir sürede olsa gelmesi engellenmiş!
4- Bizler yine, kahpelerin aklının dahi almayacağı teknik, teknolojik, statrejik ve bilimsel hesapların yapıldığı saldırıda, PKK’nın sadece taşeronluk yaptığını gözden kaçırmışız!

Millet olarak o bölgede yaşanan bu acı olayları birilerinin planlayıp PKK’ ya yaptırdığını biliyoruz! Yetkililerden bu genel kanaat üzerine yeni statrejiler geliştirmelerini ve devletimiz adına en cesur kararları almalarını bekliyoruz. Allah şehit annelerine yardımcı olsun…