BİRLİK ve BERABERLİK İSTENMEZ, PAYLAŞARAK YARATILIR….

Paylaş

Huzur,güven ve mutluluk içerisinde yaşayabilmemiz ancak gerçek anlamda birlik ve beraberlik içerisinde olunması halinde mümkündür.

Birlik ve beraberlik ise lafla yaratılacak bir duygu değil,olumlu ve olumsuz imkanları ve kaderi samimi bir şekilde paylaşarak kendiliğinden oluşturulacak toplumsal bir değerdir.

Halkın ikinci plana itildiği, yetkililerin kişisel çıkarlarının ise öncelik kazandığı bir yaşamda,sadece Şehit Cenazelerinde ve törensel faaliyetlerde bahsedilen birlik ve beraberlik çağrıları, inandırıcı olmadığı gibi sözde kalmaya da mahkumdur.

Birlik ve Beraberlik istemek;

Bu ülkenin işsiz ve zorda olan evlatlarının çıkarını ,kendi çocuklarının ve yakınlarının çıkarı gibi düşünebilen,

Bu halkın ve askerin güvenliğine,en az kendi korumaları ve lüks araçları kadar önem verebilen,

Ateş çemberi içerisindeki Askerlerinin karakolunu kendi köşkleri ve konutları kadar önemli görebilenlerin hakkıdır.

Bu konuda daha başka birşey söylemeksizin,Eski Turizm Bakanlarımızdan Bahattin YÜCEL’in askerlerle ilgili bir sohbet sırasında Orgeneral Kazım ORBAY’la ilgili dostlarına aktardığı tarihi bir gerçeği aynen aşağıya aktarıyorum.

…………………………………………………….

‘’ Mareşal Fevzi Çakmak’tan sonra yeni Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ikinci Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral Kazım Orbay Kurtuluş Savaşı gazilerindendi. Türk ordusunun modernleştirilmesi sırasında özellikle Jandarma kuvvetinin kurulmasında önemli rol oynamıştı.

Enver Paşa’nın kız kardeşi Mediha Hanım’la evli olan Orbay Afgan ordusunun kuruluşunda da görev almıştı. Orbay 1950 yılında DP iktidarı döneminde emekli olmuştu.

Kazım Orbay emekli olduktan sonra rahatsızlandı. Doktorlar kanser teşhisi koydu. O sırada Türkiye’de kanser tedavisi yok. Amerika’da, kemoterapi de henüz uygulanmadığı için radyoterapi yapılıyor. Ancak bu da çok masraflı.

Can dostu olan Orbay’ı çok seven İsmet İnönü tedavi masraflarını karşılamak istiyor. Buna karşın İnönü Orbay’ın çok gururlu olduğunu bu nedenle böyle bir yardımı asla kabul etmeyeceğini biliyor. Araştırıyor, Genelkurmay’ın yurt dışı tedavi masrafları için bir fonu olduğunu öğreniyor.

Bunun üzerine ordudan iki subaya rica ederek Orbay’a gönderiyor. Subaylar Orbay’a “Silahlı Kuvvetler’in bir sağlık fonu olduğunu, Amerika’da tedavi masraflarının buradan karşılamak istediklerini” söylüyorlar. Oysa masrafları İnönü ödeyecek, durumu saklıyor.

Orbay fonda ne kadar para olduğunu soruyor. Subaylar “Tedaviyi karşılayacak kadar” cevabını verince emekli paşa aynen şunu söylüyor:

“Bakın evlatlarım. Ben bundan sonra tedavi olsam da bir fayda yok. Ama silahlı kuvvetlerde tedavi olmayı bekleyen çok genç subaylar vardır. Bu parayı onlar için kullanın. Bırakın ben vadem gelince göçüp gideyim.”

……………………………………….

Sağlığına yönelik ciddi bir konuda dahi kendinden önce mahiyetine düşünen,sahip oldukları paylaşma ve dayanışma ruhu ile Kurtuluş Savaşı’nın da kazanılmasını gerçekleştirmiş olan bu değerli Komutanları ve Yöneticileri, içerisinde yaşadığımız bu sıkıntılı dönemde bir defa daha saygı ile anıyorum.

Birlik, beraberlik ve dayanışmayı yaratanın ve bir mücadeleyi kazananın laf değil ,işte bu özveri ve bir avuç da olsa eldeki varlığı paylaşmasını bilen bu asil yaklaşımın olduğuna inanıyorum.

Kalın sağlıcakla.