Zerafetin doruk noktası: Edirne

Basında Edirne

Rüstempaşa Kervansarayı Edirne’yi solumak için ideal bir mekan. Konfor değil, atmosfer sunuyor olması sizi yanıltmasın. Avlusundaki koca çınar ağacı Osmanlı rüzgarı sunuyor sabahları.

Üstü armut dolu ağaç verimkar günlerin anısıyla bakıyor gözlerinize; 1980’de Ağa Han ödülü kazanan Mimar Sinan’ın bu görkemli yapıtı 80 odalı. Vakıf eserlerine sahip çıkan, kökünü yakıp yıkmayan nadir kentlerden eski Osmanlı başkenti. Edirne, Avrupa kapısından ülkeye girişin ilk yüzü. Bu kadar görkemli bir kenti 80 yıldır kendi haline terk etmişiz. Oysa bir açık hava müzesi niteliğinde Edirne. Vakıflar Genel Müdürlüğü, bu nedenle Edirne’de 13’ten fazla eseri restore etmiş. Erken Osmanlı döneminin kalbinin attığı Edirne, Balkan topraklarının en güzel kentlerinden. Muhteşem Selimiye ve çevresi Osmanlı-Türk sanatı şaheserlerinden. Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye, Arasta Çarşısı’yla, külliyeleriyle bir bütün. Selimiye’nin sekizgen modeli birçok kiliseye modellik etmiş. Vakıf dua ve bedduası da girişe asılmış. Müşterisini aldatana, haram yiyene beddua var. Bu levhaları okumak için durduğunuzda dua kubbesinin altındasınız demektir. Ne incelik! Esnaf bu kubbenin altında bereket duası okurmuş. Arasta’nın Selimiye bahçesine açılan kapısına ‘dilenci kapısı’ da deniyor. Bugün de işlevi değişmemiş. Selimiye’nin 85 m. uzunluğundaki minareleri zarif bir selam gibi sarkıyor kentin üstüne.

Serçek Hatun denen halk dilinde Selçuk Hatun Camii küçük ve sade. Keşke diyorum bu prototipi bütün ülkede cami imarında kullansaydık. Böylece yıllardır yapılan estetik yoksunu camilerden kurtulurduk. Atalarımızın kemikleri de yıllardır sızlamaktan kurtulurdu. Edirne yerel gazeteleri Süle Çelebi Camii’nin perişan halini uzun uzun yazmışlar yıllarca. Halveti tarikatı şeyhi olan Hacı Mustafa’nın mezarı bile kaybolmuş bahçeden. Bu, erken Osmanlı dönemi eserine ait çok az bilgi var. l559’da yaptırılmış. Pencereleri kapatan yekpare, masif ceviz kapaklar nasılsa kalmış yerinde. Elimle geçmiş ruhu sıvazlıyorum sessizce. Restorasyon sırasında toprağın altından çıkan birçok kültür objesi de yeni kurulacak Vakıf Kültür Merkezi’nde sergilenecek. Ayşe Kadın semti adını Ayşe Kadın Camii’nden alıyor. Tümüyle tarihi mezarlık olan semt asfaltlanarak atalarımızın kemiklerinin üstünden gidip geliyoruz.

Ekmekçizade Ahmet Paşa Edirneli bir defterdar. 1. Ahmed’e armağan ettiği bir taş köprüsü ve kervansarayı var. Ekmekçizade Kervansarayı, uluslararası ticaret merkezi yapılacak. Bulgar, Yunan ve Türk ortak yapımı “Sınır ötesi işbirliği” programındaki bu çalışma sürüyor. Ortak iş forumları, kongreleri, seminerler, ticari delegasyon gezileri için buluşma yeri olacak bu kervansaray.

Unakıtan Meydanı yapmak için Hürriyet Meydanı’nı ikiye bölen Edirne Belediyesi de bizim kadar kenti sevseydi diye düşünüyorum. 92 yıl boyunca başkent olan Edirne kenti Yahudiler, Ermeniler, Romanlar, Bulgarlar gibi birçok etnik grubun yaşadığı bir kentmiş son yıllara kadar. Bugün renkler azalmış da olsa Bulgar Kilisesi gibi varlığını sürdüren yapılar var. Yeniden restore edilen kilise gibi sinagog da ayağa kaldırılmayı bekliyor.

Eski Edirne Sarayı’nın bir parçası olan taş odalar ve hamam görülmeye değer. Fatih’in eğitim gördüğü söylenen Saatli Medrese, Üç Şerefeli Camii ile birlikte yaptırılmış. 2. Murad’ın yaptırdığı cami revaklı avlusuyla harika.

Osmanlı döneminde 400.000 kişinin yaşadığı Edirne’de bugün 115.000 nüfus var. Hiçbir yatırım yok. En büyük yatırım Edirne’nin kültürel, sosyal ve doğal yapısını korumak, değerlendirmek bence. Bu olağanüstü açık hava müzesinin en güzel bölümlerinden biri de Sultan Bayazıt Külliyesi. Zarif ve inceliklerle dolu bu dünyayı tanıyın mutlaka. 4km. uzaklıktaki Karaağaç’a uğramadan Edirne’den dönmeyin. Çünkü bu, bize savaş tazminatı diye verilen küçük kasaba Lozan anılarımız adına çok şey anlatıyor. Trakya Üniversitesi kurtarmış bölgeyi. Maarif Caddesi’ndeki eski güzel evde doğan İlhan Koman’ın bir plaketi konulsa keşke kapıya. İşte yatırım bunlar bence.

Nevval Sevindi, 29.Eylül.2005

http://www.nevvalsevindi.com/oku.php?id=519