Üniversite imtihanlarında son üç yılda gençlerimizin aldığı sonuçlar ortada.Türkiye’nin en başarılı ilköğretim öğrencilerinin okuduğu liselerimizden mezun olan gençlerin Türkiye ortalamasındaki yeri 81 ilde 50.sıradır!!
Bu acı gerçekle birlikte yaşadığımız son yıl olsun diyorum ama görüyorum ki üç yıldır liseli gençlerimize hiç bir faydası olmayan uygulamalar aynen devam ediyor!
Bu yıl imtihana girecek bütün öğrencilerin velileri, ellerinde sağlık karnesi rapor peşinde (!) Efendim dershanelerin bu yönde yaptığı dayatmalar sonunda herkes göre gör. O aldı ben rapor almaz mıyım; bir yarışta bu işte yaşanıyor! Alınan raporların, okula verilen 40 günlük bu aranın bari bir faydası olsa.. Maalesef istatistikler bu konuda dershanelerin ısrarlarının yanlış olduğunu söylüyor!
İşin garip tarafı, Türkiye’nin en donanımlı okulları kabul edilen fen liseleri, Anadolu öğretmen liseleri, Anadolu liseleri öğrencilerinin de neredeyse tamamı bu uygulamaya kendilerini tabi tutmuşlar! Yıllarca çocukluğunu yaşamadan, okul, dershane, test kitapları ve dur durak bilmeyen çalışmanın karşılığında fen liselerini ya da diğer Anadolu liselerini kazan, sonra daha birinci sınıftan itibaren yine dershanelerden takviye al! Bu böyle bir takviye ki milli eğitimin en gözde okullu olan fen liselerinde bile öğrenciye okul tarafından verilemiyor! İlla ki dershaneden alınacak ve son sınıfta en az 40 gün fen lisesine(!) ara verip dershaneden alınacak! Lütfen kimse kendini kandırmasın,bu uygulama sonucu çok net ortadadır. Bir öğrencinin en verimli olacağı ve en çok pratik yapacağı tek yer okuldur. Anlamayanlar ya da anlamak istemeyenler için bir kez daha yazıyorum ;bir öğrenci sadece okulunda evet okulunda imtihana hazırlanmalıdır.Hele hele seçilmiş öğrencilerin bir arada bulunduğu fen liseleri ve Anadolu liseleri öğrencileri 40 günlük raporlarla okuldan ve okumaktan soğutulmamalıdır!..
Çocukların topluca rapor alıp okulları boşaltmalarına göz yuman Milli Eğitim Müdürlüğü; Bu yanlış uygulamaya karşı alternatif bir uygulama geliştirip gerekirse son sınıf öğrencilerinin son 40 gününü sadece üniversiteye hazırlık çalışması olarak düzenlemelidir! Bu bir risktir diyorsanız evet öyledir..! O makamlara aday olurken gösterdiğiniz gayreti, çocuklarımızla ilgili böyle bir riski alarak da gösterin ki biz Edirneliler de sizin arkanıza olalım…
Bir de aklımda 23 Nisan ve 19 Mayıs törenleri için okullarda eğitime verilen ara ile ilgili yazacaklarım var ya, onu da bir başka yazıya saklıyorum…