Duygu ve düşüncelerinizi basın yoluyla insanlarla paylaşmanızdan aldığım cesaret ile okuyacağınızı umarak ve eşimin mağduriyetini önemseyerek size ulaşmak istedim…
Sayın Ayaydın, Edirne İpek Yol Fabrikasının temel atma törenine müteakip, Edirne’de İŞKUR ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı işbirliği ile AB finansman destekli Hazır giyim ve Konfeksiyon üretim atölyesi projesi başlatıldı.
İpek Yol Fabrikasının kumaş ve malzeme desteği sağladığı bu projede, yetiştirilip Sanayi tipi konfeksiyon makinelerini kullanmayı öğrenen işçilerin, İpek Yol Fabrikasında öncelikli tercih sebebiyle işe alınacağı, fabrikanızın genel müdürü Sayın Zafer MERİÇLİLER bey tarafından, bizzat yerel, görsel ve yazılı basın yoluyla ve öğrencilerin sertifika törenlerinde Edirne halkına ilan edildi.
Size anlatmak istediğim olaylarda bu aşamada başladı….
Sayın AYAYDIN, bizim için her şey; sık sık proje çalışmalarını kontrol eden Sayın Zafer MERİÇLİLER’in,Edirne İpek Yol’un potansiyel işçi adaylarının çalışmalarını gözlemlerken, söz konusu projenin sorumlu öğretmeni olan eşim, Mine YASA’ya “Çalışma sisteminizden ve kişiliğinizden çok memnunuz, fabrikamız açılınca sizinle de çalışmak isteriz” demesiyle başladı. (Bu diyalog kurs personeli ve proje koordinatörü Hicran BALI hanımın yanında yaşandı.) Eşimin konuyu bana aktarmasıyla,”Ayaydın gibi Türkiye’ye mal olmuş bir ailenin iş yerinde çalışmak için teklif almak çok güzel bir şey, bununla gurur duymalısın” dedim. Ve ailece çok sevindik…
Eşim o andan itibaren fabrikanızın bir elemanı gibi büyük bir sevinç ve onurla öğrencilerine şevkle bilgilerini aktarmaya devam etti. Bu arada Zafer Bey, eşimi Sosyal Hizmetler il müdürü, Hicran BALI ile birlikte inşaatı süren fabrikanıza getirip, çalışacağı odayı gösterip, yapacağı işi söyledi; “Teknik Eğitmen Ve Eleman Seçme Sorumlusu”
Daha sonra, ilimizde faaliyet gösteren MODAVİZYON fabrikasındaki işlerini bırakıp, İpek Yol yönetici kadrolarına katıldığını söylediği, Ekrem Bey ve diğer yöneticilerle de eşimi tanıştırıp, personel yetiştirme çalışmalarını İpek Yol standartlarına doğru yönlendirme yaptırdı. Bu arada eşimin öğrencileri için hazırladığı performans bilgileri ve personel değerlendirme dokümanlarını da alan Zafer Bey, eşimden aldığı makine dikiş çizim teknikleri örnekleriyle İtalya’ya gidip döndükten sonra hiç bir mazeret göstermeden eşimle olan sözde iş ilişkisini birden bire kesti. Eşimi haftada bir arayıp bilgi akışı sağlayan Zafer Bey, artık eşimin telefonlarına çıkmamaya başladı….
Öğrendiğimize göre eşime teklif edilen iş sizin ailenizden bir yakınınıza verilecekmiş… Elbette takdir sizin, bundan daha doğal ne olabilir ki..?
Sayın AYAYDIN; Umut; bizim gibi inanan insanların yaşama kaynağıdır ! Biz kimsenin başına ip atmadık. İllaha ki şu iş olsun diye kimsenin kapısını aşındırmadık. Soyadınıza olan güvenimizle, bize getirilen tekliften dolayı çok mutlu olduk. Sadece bilginiz olsun istedim. Eşime uygun bir dille cevap verilseydi, lütfen de olsa gönlü alınsaydı, sizi asla rahatsız etmezdim. Özel sektörde bu tür şeyler oluyor der ve bu işi sineye çekerdim. Lakin; Genel Müdürünüzün “Ben bu tür şeyleri yaparım ve kimseye de hesap vermem, kimseye açıklama yapmam, aymazlığı sizin adınızı ve sizi temsil eden Genel Müdürünüze yakışmaz diye düşündüğüm için sizi rahatsız ettim…
Eşime yapılan saygısızlığı önemseyeceğinizi umuyorum. En derin saygılarımla hayırlı işler dilerim…
HAMZA YASA
VATANDAŞ GAZETESİ
EDİRNE