Şüpheli …

Basında geçen haberlere göre;
Sincan 1 nci Ağır Ceza Mahkemesi, Kayıp Trilyon davasında Gül’ün Cumhurbaşkanı olduğu için dokunulmazlığı vardır gerekçesiyle daha önce verilen takipsizlik kararının uygun olmadığını belirterek;
“Bu karar hukuktan yoksundur. Cumhurbaşkanı görevde iken Anayasa gereği sadece vatana ihanetten yargılanabilir. Ancak bu, görevden önce üstüne atılan bir suçtur. O nedenle yargılanmalıdır ve ifadesi alınmalıdır” biçiminde karar aldı.
Aynı haberlerin içeriğinde ;Gül hakkında evrakta sahtecilik ve siyasi partiler kanununa muhalefet suçlamasının ‘Şüphelisi’ olarak vurgu yapıldığı belirtildi.
Kanımca,Demokrasi’ye inandığını ve Hukuk’a güvendiğini iddia edenler açısından önemli bir sınavın aşamasındayız.
Bu ülkede demokrasi çıtasını ,Orgeneral’lerin tutuklanması ve Genelkurmay Başkanı’nın ifadesinin alınması yani ASKER’lerin yargılanabilmesi üzerinden ölçen siyasetçi ve aydınlarımız bakalım şimdi nasıl bir yaklaşım gösterecek?
Demokrasi’de ve Hukuk Devleti’nde ;
– Yasalar karşısında sadece askerler değil,cumhurbaşkanı’da dahil hiç kimse ayrıcalıklı değildir.
– Kişilerin suçları ispat edilene kadar da,sokaktaki sıradan vatandaş dahil herkes masumdur ve kişisel haklarına da saygı duyulmalıdır.
Bu gerçekler ve bu anlayış içerisinde ,Kayıp Trilyon davasında
“ Şüpheli “ olarak adı geçen birinin,kendisi isterse Cumhurbaşkanı olsun hakkında hukuki işlem yapılması gerektiğine inanıyorum.
Suçsuzluğu hukuken ispat edilmemiş,”Şüpheli” konumundaki birinin de,Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden bir makamda bulunmasını ,Demokrasi ve Hukuk Devleti olmaya yakıştıramıyorum.
Aynı anlayış ve yaklaşım gereği,suçu ispat edilmemiş sadece “Şüpheli” konumdaki bir vatandaş hakkında da elbette daha fazla bir şey söylememek ve de yazmamak yani yargısız infaz yapmamak gerektiğine inanıyorum.
Ancak,özellikle Asker’lerle ilgili soruşturma ve davalarda kendilerini savcı ve mahkeme yerine koyarak yargısız infaz yapan siyasetçi,akademisyen ve basın mensubu geçinen ve sözüm ona Demokrat olduğunu iddia edenlere de hatırlatmak istiyorum.
Ergenekon olarak adlandırılan hukuki bir davayı,ne insan hakkı ne de hukuku tanımaksızın siyasi propagandaya dönüştüren ve yargısız infazlarla insanları mağdur eden siz tetikçilere sesleniyorum.
Madem demokrasi için mücadele ediyorsunuz,hodri meydan.
Demokrasi ve Hukuk Devleti çıtasını gerçek seviyesine yükseltebilmek için siz demokrasi aşıklarının önüne çıkan bu önemli fırsatı da değerlendirin.
Deniz Feneri Dosyası ve Kayıp Trilyon’un sorgulanılmayan
“ Şüphelileri” hakkında da aynı duruşu ve yaklaşımı gösterin.Gösterin ki,Türk Milleti adına demokrasiye hizmet etmek istediğinizi ve de gerçeklerin ortaya çıkarılmasına çalıştığınızı işte o zaman anlayalım.
Evet,” Şüpheli” diye geçen kişi kim olursa olsun sorgulayın ki;
Sadece askerleri değil, ”Şüpheli” siyasileri de sorgulayarak, bu Ülke’nin gerçekten bir Hukuk Devleti olduğunu herkese ispat edin. Demokrasi çıtasını gerçekten yükseltmek istediğinizi ve samimiyetinizi, AB’nin yanı sıra bizim gibi saf insanlara da gösterin.
Eğer cesaret ediyor ve gerçekten Demokrasi diyorsanız;
Demokrasi’mizi yüceltmek adına ,bu tarihi fırsatı sakın kaçırmayın.Böylece her Vatandaşımız’ın hakkı olduğu gibi, kendisine yönelik şüphelerle ilgili Abdullah GÜL’e de kendini özgürce savunma hakkını verin.
Bu yaklaşım;
Demokrasi ve onurlu insanlar adına bir vatandaşlık görevidir.