Pamuk Davası: Siyaset mi yoksa İnsan Hakları İhlali mi?

Yazar Orhan Pamuk şu anda uluslararası basının manşetlerinde yer almaktadır ve ifade özgürlüğü için mücadele eden siyasi bir kahraman olmuştur. Orhan Pamuk şu anda uluslararası siyasette en iyi tanınan Türk’tür ve Türkiye ifade özgürlüğü gibi temel bir hakkı ihlal etmekle suçlanmakta ve bu nedenden dolayı şiddetle eleştirilmektedir. Aslında Pamuk’un Türkler, 1 milyon Ermeniyi ve 300000 kürdü öldürdü şeklindeki ifadesi kendi kişisel gözlemidir. İyi tanınan Osmanlı tarihçisi Profesör Halil İnalcık Pamuk’un kendi ilgi alanında olmayan tarihsel gerçeklere müdahale etmek yerine yazılarına devam etmesi gerektiğini söylemiştir. Pamuk’un kitapları yurtdışında Türkiye’ye nazaran daha yaygın bir şekilde okunmaktadır. Ve hiç şüphesiz Aziz Nesin ve Yaşar Kemal’den sonra dünyada en fazla okunan Türk yazardır ki bu Türkiye’nin uluslararası alandaki imajı için iyi bir şeydir. Ancak bu adam şu anda Türkiye’nin siyasi imajını Ankara’nın popülist diplomasiye ihtiyaç duyacağı tarzda kötüleştirmektedir.

Türkiye’deki milliyetçi güçler, Pamuk’u Türklüğü kötülemek ve Türk tarihini yargılamak ile suçlamaktadırlar ki bu, şu anda büyük bir sorundur. Pamuk beyanlarının büyük bir tartışma ve provokasyon yarattığının ve hiç şüphesiz Türk milliyetçisi görüş ve grupları güçlendiren bir araç olmakta olduğunun farkındadır. Türkler hala Türkiye’de yaşamaktadır ve tepkileri anlaşılabilir. Ancak Avrupa Birliği ve birçok uluslararası örgüt bu anlayışı göstermemektedir çünkü bu hala siyasi bir olaydır ve Pamuk hem kendi siyasetini yapmaktadır hem de yurtdışında Pamuk’un popülaritesi her geçen gün artmaktadır. Ne yazık ki Pamuk devlete ve devletin yanlış yaptıklarına karşı mücadele etmemektedir onun yerine Türk halkının hisleriyle oynamakta ve Türk halkını katil durumuna düşürmekte ve Türklerin çok hassas insanlar olduğu gerçeğini bir kenara bırakarak 90 yıl sonra Türklerin suçlu olduğunu keşfeden bir dedektif gibi hareket etmektedir. Bu, Pamuk’a karşı Türk devleti değil Pamuk’a karşı Türk tarihi durumudur.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki hükümetin de kafası karışmıştır çünkü Erdoğan hapisteyken ne Avrupalı siyasetçiler ne de bir çok sivil toplum kuruluşu buna ilgi göstermişti. Bu, Erdoğan’ı incitmektedir. Bu arada Adalet Bakanı Cemil Çiçek çaresizdir çünkü şu anda Pamuk için kullanılan anayasanın 301. maddesi hariç herşeyi değiştirmiştir. Sorunun çözümü zordur ve Türkiye bunun yüzünden çok sıkıntı çekecektir.

AB siyasetçileri müzakerelerin bu olay yüzünden kesilebileceğini ifade etmişlerdir. Teknik olarak bunu yapabilirler ancak siyasi olarak bu zor olabilir. Türkiye’de AB’nin müzakere sürecini keseceği beklenmektedir. Eğer durum buysa o zaman erken seçim kaçınılmazdır. Eğer bu olursa o zaman hükümet Türk halkına ne diyecek? AB siyasi şantaj yapmaktadır ve AB Pamuk’un mahkum olmayacağını iyi bilmektedir. Ancak gerçek şu ki sadece hükümet değil aynı zamanda Türk halkı da uluslararası politikadaki büyük zararı görmektedir. İçte AB karşıtı hisler artacaktır ve AB Türkiye’de halkın çoğunluğunun hala Türk olduğunu ve son tahlilde Türklerle temas edeceğini bilmelidir. Pamuk Türk ulusunu kendi siyasi ve edebiyat kariyeri için rehin almamalıdır. Pamuk tarihe savaş sözünü kullanmadan kendi ulusunu başka bir ulusu öldürmekle suçlayan bir yazar olarak geçecektir. Bu, Türk ulusu özellikle Türkiye’nin geçmişini değişik bir perspektiften öğrenmek zorunda olan genç nesiller için çok tehlikeli bir gelişmedir.

Pamuk’un geçen hafta uluslararası basına yansıyan mahkemedeki görüntüsü Türkiye’nin hiçbir reform yapılmamış aynı eski ülke olduğu izlenimini doğurmuştur. Öfkeli genç Türklerin Pamuk’un arabasına yumurta fırlatışını ve Pamuk’un polis tarafından güvenli bir yere götürülmesini görmek hoş değildi. Sadece birkaç hafta önce Türkiye İsviçre ile yapılan ulusal maçtan sonra başka bir kötü deneyim yaşamıştı.

Türkler öfkelenmektedir çünkü utandırıldıklarını hissetmektedirler. Pamuk ateşe benzin dökmektedir ve bu iyi bir gelişme değildir. Davanın sonucu ne olursa olsun yurtdışında Pamuk’a ifade özgürlüğünün şampiyonu olarak saygı ve sevgi gösterilecektir ancak Türkiye’de vatan haini olarak görülecektir. Pamuk, birkaç ay önce haber kanalı CNN Türk’e konuştuğunda birçok kişi, beyanlardan onu sorumlu tutacak hiçbir şey söylemediğini söylediğinde onu haklı bulmuştu.

Türkler bu zor dönemi de öyle ya da böyle atlatacaklardır ancak Türk ulusunu bir “avlanma süreci” içinde Ermeni ve Kürtleri öldürmekle suçlamak birçok Türk tarafından paylaşılan tarihsel gerçeklere uymaz. Ne yazık ki Pamuk’un ikili kimliği hem ona hem de Türk halkına daha çok zarar vermektedir. Yine ne yazık ki bütün iyi gelişmeler unutulmakta ve Türkiye tekrar demokratik bir devlet olmamakla suçlanmaktadır. Ancak Türkiye reform sürecine son vermemelidir ve tarih kimin haklı olduğunu gösterecektir, Pamuk’un mu yoksa Türk halkının mı. Gerçek şu ki Türkiye beklendiği gibi yine sıkıntı çekecektir.