Mozambik’ten iyi haberler…

İnsan

Son yüzyılda dünyayı etkileyen denge ve dengesizlik deneyimleri etkisini şimdi sürdürdüğü gibi uzun bir zaman diliminde de bunu devam ettirecek gibi görünüyor. Edindiğimiz intibalar ve gözlemlerimiz, Kara Kıta’da yüzyıllarca sürdürülen baskıların bir zaman sonunda infilak edip, yerli halkın çözüm arayış çabalarını ve bu yöndeki faaliyetlerini ortaya çıkarıyor.

Mozambik; diğer Afrika ülkelerinde olduğu gibi sömürgecilikten nasibini alan mağdur bir ülke. Avrupa’nın karış karış faydalandığı bu coğrafya içerisinde Portekiz’in de etkin olduğunu biliyoruz. Portekiz buralarda uzun zaman çerçevesinde etkisini sürdürdü ta ki Mozambikliler 30 sene önce onları bu topraklardan kovana kadar…

Kapitalist ekonomik sistemle yönetilen ülkede Portekiz’in yararına olacak tüm dengeler kurulu vaziyetteydi. Fakat yerlilerin onları ülkelerinden kovmasıyla, bütün kalkınma planları da onlarla beraber ortadan kayboldu. Kapitalizmden sonra ülkeye hakim olmaya çalışan komünist sistem zorla da olsa hükmünü sürdürmeyi başardı.

Bağımsızlık sonrası çıkarlarını asla zayi ettirmeyen Batı, ülkede iç savaşın başlamasına sebep oldu. Yönetim ile halk arasında oluşan çatışmalar; Anglikan kilisesinin, halk temsilcileriyle yönetimi buluşturma çabaları sonucu son buldu. Ülkenin iç savaş sonucu elde ettiği şey; zarardan başka birşey değildi. Bu mutabakatın sonunda halktan silah toplama kampanyası başlatıldı ve şu ana kadar 600.000 silah toplanabildi. Toplanan silahlara baktığımızda silahların Rusya’dan, İngiltere’den ve ABD’den gelmiş olmaları bir hayli şaşırtıyor bizleri. Kısaca dış destekli iç savaş denebilir buna. Ne için savaştığının bile farkına varamayan ve en büyük zarara uğrayan halk tablosu…

Ülkenin kalkınması ağır seviyede gerçekleşiyor. Komünizm’in faydasından çok zararının olması da bir etken buna. Halk, gelenekleri itibariyle bir lider ve gruplaşma zihniyetinde olduğu için bu sistem pek tutmadı buralarda. Ve yönetim 1991’de yaşanan yıkılmadan etki görüyor. Bunun sonrasında ülke ticareti serbest piyasa ekonomisi ile ılımlandırılmış hale getiriliyor.

Normal bir işte çalışanın aylık 40 dolar kazanabildiği Mozambik’in savaş sonrası en büyük dertlerinden biri de, kuzey bölgesindeki milyonlarca mayını temizleyebilmek… Mayın Araştırma Komisyonu ise o dönemdeki mayın haritalarının kaybolduğunu ve kapsamlı mayın araştırmalarının, dünya kamuoyunun dikkatinin Irak ve Afganistan’a toplanması nedeniyle destek yokluğundan durdurulduğunu belirtiyor.

Artık burada ölüm kusan silahlar sanat eseri oluşturmada kullanılıyor. İnsnlara bunların artık işe yaramayacağı yönünde mesajlar veriliyor. Çocuklara bile oyuncak tabanca alınmaması gerektiğini bildiren yetkililer, insanların geçmişlerinden ders almaları ile ilerleme kaydedebileceklerini belirtiyorlar. Bugün British Museum’da bile halkın silahlarla yaptığı “Hayat Ağacı” adlı el sanat eseri bulunuyor.

İdeolojik saplantıların zamanla kaybolacağı ülkede, cadde içlerinde eski komünist liderlerin isimleri yer alıyor. Fakat halkın demokrasi özlemi ve bunu yerine getirmek için çabalaması bizleri sevindiriyor.

Halk geçiminin en önemli kısmını balık teşkil ediyor. Bir liman ülkesi olan Mozambik’te Türk olarak küçük bir eğitimci grup yer alıyor. Bizler orada henüz ekonomik alanda faaliyetlere sahip değiliz. Yayılmacı Türk politikamızı burada da devam ettirmeyi istiyor ve Osmanlı’dan sonra bizi oralarda temsil eden eğitimci Sezai Kara ve diğer Türklere teşekkür ediyoruz.

Tüm yaşananlar sonundaki ana fikir, halkın ve sistemlerin çatışmasının yüzyıllar boyunca devam ettiğidir. Olayların seyrini değiştiren dış güçler, halkın başvurduğu yöntemler, coğrafi özellikler ve geçmişte yaşananlar… Bugün Afrika değişiyor, bilinçleniyor. Yeter ki kendi haline bırakılsın. Yüzyıllar süren dış etkiler onları bitkinleştirdi ama doğrulmak için yeterli güce ulaşacaklarına inanıyorlar. En azından bu yeterlidir. Bu insanlar yüzyıllardır esaret altında yaşıyor ama yakınımızda onlarca sene esarette olup, bir türlü doğrulmayı istemeyip esaret zamanlarını özleyen devletlerin olması bizleri şaşırtıyor.

Bunlar bilinçsizlikten gelen durumlar. Bilincini kazananlar ise farklı yollarla asimile edilmekte. Tek yapılması gereken geçmişi hatırlatıp, milli bilinçlenmeyi sağlamak. Çatışmadan daha çok diyalogun önemli olduğunu vurgulamak.

M. Fatih Öztarsu
Tac Mahal