Lütfen Dikkatle Okuyun Ve Çocuklarınıza Anlatınız!!! -II

İçeriği Paylaş...

Yer İstanbul….Mağdurun arkadaşı anlatıyor..
Bir gün arkadaşım olan genç, deniz kenarında, bankta yorgunluğunu atmak için oturmaktadır. Bir müddet tek başına oturduktan sonra, 20–22 yaslarında başka bir genç yanına gelerek bankın diğer ucuna oturur. 2-3 dakika sonra bu gencin arkadaşları olduğu anlaşılan iki akranı daha, ellerinde 3 bardak çayla gelirler..
Gençler birer bardak kendileri alırlar ve 3.bardağı daha önceden gelip oturmakta olan diğer arkadaşlarına ikram ederler.. Fakat yoğun ısrarlara rağmen arkadaşlarına çayı sevmediğini, bunu zaten bildiklerini, bu yüzden de o çayı boşa aldıklarını söyleyerek reddeder… O zamana kadar hiç bir diyaloga girmedikleri arkadaşıma dönerek; “yaaa hocam, bu çayı aldık ama arkadaş içmeyecek… Bari sen iç de israf olmasın” derler..
Dinlenmekte olan diğer genç, İlk başta reddetse de ısrarlara dayanamayıp çayı alır ve içmeye baslar..Bu arada 3’lu, ne kadar yan yana olsalar da arkadaşımdan bağımsız olarak koyu bir sohbete dalmıştır.. Arkadaşım çayın sonlarına doğru baş dönmesi hissetmeye başlar, tabii o an anlar başına bir bela aldığını.. Üçlü ise sohbetlerine bununla ilgilenmeden hala devam etmektedirler. Arkadaşım baş dönmesi ve halsizlikle olduğu yerde durmaktadır. . Bir an kendine gelip bunlardan uzaklaşması gerektiğini düşünerek ayağa kalkar ve biraz ilerdeki otobüs durağına zorda olsa varır..
Fakat 3’lu de kendisiyle birlikte harekete geçmiş ve durağa gelmiştir…
Otobüse binip koltuğa oturduğunda üçü de otobüse binip bunu rahatça görebilecekleri bir yere otururlar..
Bu arada arkadaşım neredeyse bilincini kaybetmek üzeredir.. Büyük bir gayretle cep telefonunu çıkarıp (teknolojinin gözünü seveyim) arkadaşını arar, başına böyle bir iş geldiğini, o an otobüste olduğunu,falanca durakta ineceğini söyler..
Durağa geldiğinde iner ve arkadaşının kucağına bayılır. . Arkadaşı ise bununla beraber inen 3’lüden şüphelenir. O an orda devriyede bulunan polise durumu bildirir ve birlikte hemen bir taksiye binip hastaneye giderler..
Acilde doktorlar imdada yetişir ve arkadaşının yanına gelerek; Arkadaşın intihar mı etti?’ diye sorarlar. Neden böyle bir şey sorduğunu sorduklarında. Doktor; “ aşırı dozda ilaç almış. gecikseydiniz kurtaramayabilirdik.” diye cevap verir..
Organ mafyası çetelerinden olduğu anlaşılan bu üçlünün yakalanamaması işin acı yanıdır!!Yani hala ortalıklarda geziniyorlar.
İzmit depreminde ölülere musallat olan, organ mafyaları, işi daha da ileri götürerek canlı insanların peşine düştüklerinin kanıtı olan bu yasanmış olayla ortaya çıkmıştır!!
Hepimizin çocukları, yakınları var.Bu konuda tanıdıklarımızı uyarıp onların dikkatli olmasını sağlamalıyız..En azından şu önerileri yakınlarımıza yapalım!!
Artık insanları; ölü –canlı, insan, hayvan demeden acımasızca katledip paraya çevirmeye bakıyorlar. Lütfen çok dikkatli olun…
Tanımadığınız yabancı kişilerden ne kadar kalabalık bir ortamda dahi olsanız kesinlikle yiyecek, içecek v.s. Kabul etmeyin!!
Diyor Prof. dr. Murat Sevencan Gazi üniversitesi Tıp Fakültesi den.. Bende sizlerle paylaşmak için köşeme aldım.. Dikkatli olalım ve Çocuklarımızla paylaşalım diye!!