komik fıkraLar =)

Fıkra

————————————————— – —————————
Mahkemede hakim, Temel’e sormus:
– Kiminle evlisin?
– Bizum kariylan!
Hakim sinirlenmis:
– E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu?
– Duydum tabi, nasil duymadum!..
– Kimmis?
– Bizum kari
————————————————— – —————————-

Temel göz doktoruna gider ve rahatsızlığını anlatmaya başlar :
-“Doktor bey, haçan pen ne zaman çay içsem, sağ gözüm ağriyur daa!”
Doktor, biraz da merakla Temel’in sağ gözünü çeşitli aletlerle inceler, bulguları biraz da masasında inceledikten sonra, tedaviyi anlatır :
-“Temel Bey, ciddi bir sorununuz yok, çay içerken, karıştırdıktan sonra çay kaşığını bardaktan çıkarmanız yeterli olacaktır…”
————————————————— – —————————-
Temel ile Thomas yolda giderlerken bir ağaç görmüşler. Thomas:
-Biz buna İngilizce’de “tree” deriz, demiş.
Temel de yanıt olarak:
-Biz ona pişey demeyuz. Yanundan geçer gideruz!
————————————————— – —————————–
Temel nefes nefese yoldan geçen polisi durdurmuş:
“Az önce gördüm, bir deli, akıl hastanesinin parmaklıklarından atlayarak firar etti.”
Durumun tehlikeli olabileceğini düşünen polis, “Hemen bana onun eşkalini ver” demiş.
Temel, “Kafası keldi, saçları dağınıktı” deyince, polisin kafası atmış tabii:
“Hem kafası kel, hem saçları dağınık nasıl oluyor öyle?”
“Aşkolsun memur bey” demiş Temel, “Adam deli dedik ya!”
————————————————— – ——————————
Temel bir köskte çalismaya baslamis. Birgun köskün hanimi Temel’i ikaz etmis :
-Bir daha kapiyi vurmadan içeri girme… Soyunuyor olabilirim!
Temel:
-Merak etmeyun, soyunuk olmayasinuz diye önce delikten pakayrum….
————————————————— – ——————————-
Karadenizli atlet öğünüyordu:
-Ben 100 metreyi tam 8 saniyede kosayurum.
-Ciddi misin, dedi arkadaşı. Bu bir dünya rekorudur. Nasil yapiyorsun bunu?
Bizimki hafifçe kasılarak cevap verir:
-Çestirmeden cideyurum daa…
————————————————— – ——————————–
Temel uzun zamandir görmedigi arkadasi Cemal’le Istanbul’da karsilasinca :
– Usak nasilsun pakayum?
– Iyiyum…
– Çocuklarin nasildur?
– Onlar da iyidur.
– Peki karin nasildur?
Temel böyle sorunca Cemal’in birden yüzü degisir…
Temel arkadasinin karisinin geçen yil öldügünü hatirlayip hemen söyle der:
– Yani hala ayni mezarda mi yatiyii?
————————————————— – ——————————–
Temel köyleri gezip inek satın alır yine köylerde veya şehirde satar geçimini temin edermiş…
Yine böyle bir köyden satın aldığı ineği Dursun’a satmış… Bir süre sonra Dursun ineğin hasta
olduğunu farkedince Temel’e gitmiş ;
“Temel bana sattığın inek hasta, gözleri görmüyor” demiş…
Temel sinirlenmiş,
“Ula Dursun, ot yiyor mu, yiyor; su içiyor mu, içiyor; süt veriyor mu, veriyor.. Ne yapacaksın
görüp görmediğini, gazete mi okutacaksın ineğe?…”
————————————————— – ——————————-
Temel cok guzel bir kadini gozune kestirmis. Kadinin pesinde ve bir taraftanda nasil ayartirim diye dusunuyor. Klasik tavlama usullerinden biri geliyor aklina ve birden kadina donup :
– Hadi bize cidelum saga pul kolleksiyonumu costereyim.
Kadin sasirir fakat bozuntuya vermez:
– Peki ya begenmezsem
– O zaman ciyinur cidersun daa…
————————————————— – ——————————–
Temel ava çıkmış, eli boş dönmemek için kasaptan bir tavşan almış.
Fadime,
– Ha pu netur, soyulmuş tavşanı nasıl avlaysun?
– Sevişirken yakaladum, çiyinmeye firsatu olmadu vurdimm oni daaa…..
————————————————— – ——————————–
Temel in oglu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmis. Temel durumu görünce sormus :
– Ne oldu ?
– Matematik dersinden zayif aldim.
– Niye ?
– Ögretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim.
– E oglum, 2 kere 2 dört eder,hadi bilemedin 5 eder. 6 nerden çikti?
————————————————— – ——————————–
“Sevgilim ,” dedi Temel…
” Bu gece çok eğleneceğiz. Çünkü 3 sinema bileti aldım.”
“İyi ama neden 3 bilet?”
“Biri annene , biri babana , bir de erkek kardeşine…”
————————————————— – ———————————
Temel’ e sorarlar:
“Temel sen hangi nefesleri daha çok seversin?
Temel:
“cigaramun ilk nefesiyle kaynanamın son nefsinu severum.”
————————————————— – ———————————
Temel’ in bir gün kaynanası kaybolur. Temel hemen gazeteye ilan verir. İlan aynen şöyledir:
Kaynanamu kaypettum. Körenlerin insaniyet namına körmemezlikten kelmeleri riça olunur.
————————————————— – ———————————
Temel tutmus Yahudi’ye tokat atmis.
– Neden vurdun?
– Siz Isa peygamberi carmiha cermissiniz.
– Iki bin yil once olmus bir sey bu.
– Valla pen yeni tuydum.
————————————————— – ———————————–
Temel sinemanın birinde müdür olmuş. Bir seyirci gelmiş,
– Sigara içebilir miyim?
– Hayır, demiş Temel.
– Ama herkes içiyor.
– Onlar sormadiler ki.
————————————————— – ———————————–
Temel Avustralya’ya deve kuşu avlamaya seyahate çıkıyor. Orada malzemelerin hazırlayıp maceraya atılıyor. Bir virajı dönünce bakıyor 15, 20 tane devekuşu. Hemen arabayı durduruyor silahını doğrultuyor. Devekuşları silahı görünce ürkerek kafalarını kuma gömüyorlar. yani kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakıyor. ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor:
– Ulan nereye gitti bu hayvanlar?
————————————————— – ————————————
Temelle Dursun ormanda uyuyorlar bir ara Temel Dursun’a sesleniyor.
– Dursun ormanın güzelliğine bak.
Dursun:
– Ağaçlardan göremiyorum ki.
————————————————— – ————————————-
Tursun sormuş Temel’e:
– Ula Temel Sen kaç dua biliyorsun;
Temel:
– Dört adet dua pileyrum demiş.
Tursun:
– Hangilerini pileysun demiş.
Temel:
– Üç ihlas bir Elham’i pileyrum daaa
————————————————— – ————————————-
NATO da komutanlar aralarında konuşuyorlarmış, her ülkenin komutanı kendi askerinin daha dayanıklı ve ser verip sır vermeyeceğini iddia ederler neyse her ülkeden bir asker çağırırlar ve bir sır verirler:
Ne olursa olsun kimseye söylemeyeceksin diye tembih edeler. Sonrada o askerleri sorgulamak için en usta işkencecileri görevlendirirler Alman Askerini çağırırlar başlarlar sorgulamaya Alman askeri 2 saat sonra bülbül gibi öter ve kendisine verilen sırrı söyler. italyan Askeri 3 saat sonra öter. Yunan Askeri 1 gün sonra öter. Bizim Temel i alırlar sorguya 1 gün 2 gün ,3 gün, 1 hafta, Temeli konuşturamazlar. Türk kumandanı tebrik ederler ve Temeli salıverirler. Bizim Temel çıkar çıkmaz hemen koşar ve kafasını duvarlar a vurarak bağırır:
– Hatırla ula neydi hatırla
————————————————— – ————————————-
Dursun birgün ormanda gidiyormus. Temeli bir agaca belinden bagli sekilde
bulmus. “Napiyosun Temel” demis Dursun; Temel de “Intihar ediyorum” demis.
Dursun “Benim bildigim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna
bagliyacaksin” demis. Temel de: onu da denedim; az daha boguluyodum…
————————————————— – ————————————-
– Babam öldü, demis Temel.
ilyas sormus:
– Neden öldü?
– Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
– Eyvah parçalandi mi?
– Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi
apartmana yöneldi.
– Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
– Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.Çamasir ipine
vurup fabrikanin bahçesine düstü.
– Orada mi öldü?
– Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp
havalandi yeniden…
– Peki sonra?
– Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk onu
————————————————— – ——————————–
Temel Dursun a arabasinin öyküsünü anlatiyordu :
Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli
güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten
sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice
yukari çekip, dudaklarini islatti ve “Benden ne istersen
alabilirsin” dedi, ben de arabasini aldim.
Dursun : iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hiçyakismazdi.