Hoca Efendi’nin Gücü…

Hoca, İmam ya da hangi sıfatla olursa olsun bir din adamı denince, normal olarak onların topluma örnek teşkil edecek düzeydeki inanç dünyalarını ve iman güçlerini düşünmemiz gerekir.

Üzücü ve düşündürücüdür ki, bazı din adamları için işin gerçeği
hiçte öyle olması gerektiği gibi değil.
Bir Fetullah Hoca var, maşallah her derde deva.
Nasıl bir din adamı inanmak ve anlamak mümkün değil.
Ne yazık ki birçok siyasetçi ve bir kısım bürokrat da adamın etki ya da en azından ilgi alanı içerisinde.

21 nci Yüzyılda Laik ve Demokratik dediğimiz şu ülkenin haline bir bakın ;

Ne ilgisi varsa Hoca Efendi eğitim alanında söz sahibi.
Sözüm ona örnek gözüken bazı okullar ve ablalı, ağabeyli özel çalışmalarla eğitim dünyasını sanki ele geçirmeye çalışıyor.

Kendi yurt ortamlarına çekip ideolojilerini benimsetmek üzere, Hoca’nın müritleri üniversite önlerinde öğrenci avına çıkıyor.

Gençleri kendilerine kul yapabilmek adına, bazı yurtdışı burs ve benzeri imkanlar kullanılırken, cemaat dayanışması ve tavsiyesi etkin olabiliyor.

Cumhuriyet karşıtı propaganda ile görevli görsel ve yazılı basının bir kısmı onun uğruna çalışırken, basının büyük bir kısmı her nedense ona ters düşmemeye dikkat ediyor..

Sağlık alanı ve ticaret sektörünün de farkı yok.
Esnaf, ticaret adamı ve sanayicinin büyük kısmı sıkıntı çekerken, Hoca’nın etki alanı, müritlerine bayilik vermekten tutun, mal pazarlama dahil her tarafa uzanabiliyor.

İç siyasi hareketin ağırlık merkezinde kimler var ?
Hoca efendi’nin onayını, duasını ve desteğini alan sahte demokrat ermişler.

Büyük Orta Doğu ya da Ilımlı İslam Projesi gereği esas olarak dış siyasete de karışan sözüm ona din adamı Hoca Efendi’nin son beyanatı bu sefer İsrail’le yaşanan son kriz hakkında.

Anlaşılan Gazze’ye bu şekilde bir yardım yapılması Hoca’nın da hoşuna gitmemiş. Her vatandaş gibi, Hoca’nın da fikrini beyan
etmesi çok doğal olabilir ama, Hoca’nın gizli gücüne bakın ki, iki laf edip işe karışınca, böyle önemli bir olayın kendisinden çok, Hocanın ne dediği ön plana çıktı. Nerede ise herkes işi gücü bırakıp Hoca ne dedi diye tartışmaya başladı.

Bir din adamı, hem de ABD’nin bağrında yaşayan bir din adamı fikrini açıkladığında Ülke’nin gündemine oturabiliyorsa ve bu kişi Ülke’deher alanda yönlendirici etkin faaliyetler yürütebiliyorsa, bu durumu bildiğimiz anlamda DİN’i LİDERLİK, CEMAAT veya TARİKAT gücü ile izah etmek kesinlikle mümkün değildir.

Sonuç olarak;
Ülke’nin iç ve dış faaliyet alanları ile yetkili organlarına etki etmeye ve yönlendirmeye çalışan bu gizemli ve örtülü güce, bir din adamının gücü olarak bakmak çok büyük bir saflık demektir.

Ulusalcı ve Milliyetçi yaklaşımları kuş uçurtmayacak kadar hassasiyet göstererek takip eden yetkililere sormak lazım….
Millet iradesi dışında Türkiye’yi yönlendirmeye çalışan bu garip gücün nereden geldiğini ve faaliyetlerini açıkça ortaya koymanız gerçekten
çok mu zor ?

Yoksa biz vatandaşların bilmediği başka bir şeyler mi var ?….