Gençlik

Gençlik

Gençlik denildiğinde çok tartışılmakla beraber ülkemizde yaş sınırı 18-24 olarak kabul edilmekte, bazı ülkelerde ise üst sınır 30’a kadar yükseltilmektedir. Her seferinde sayısal çoğunluyla bahsedilen gençlik, geleceğin liderleri olarak görülmekte ve bugünün ortakları olarak göz ardı edilmektedir.

Uluslar arası toplulukların çeşitli kararlarıyla desteklenen bir ifadede şu sözlere yer verilmektedir: “ Dünyanın her yerindeki gençlerin, kendilerini ilgilendiren alanlarda karar verme süreçlerine bugünkü yaşamlarını etkilediği ve gelecekleri içinde uzantıları olacağı için her düzeyde katılmalarının sağlanması zorunluluktur.

Gençliğin, bir yandan kendisini doğrudan ilgilendiren konulara ve sorun alanlarına odaklanacak şekilde örgütlenirken; diğer yandan da gençlik ile doğrudan bağlantılı gözükmeyen konulardaki karar alma süreçlerinde yer alarak, kendi geleceklerini biçimlendiren kararların mirasçısı değil aynı zamanda da mimarı da olması gerekmektedir.

Bilginin en önemli sermaye olduğu varsayımından hareket ettiğimizde ilk bakmamız gereken potansiyel güç genç nüfustur. Öncelikle memur olmaya şartlandırılmış, geleceğini herhangi bir kamu kurumuna girerek garanti altına almaya endekslenmiş genç nüfusa; bilgi toplumunun bireyi olmayı, girişimci ve üretici olmayı öğretmek başarının ilk basamağı olacaktır.

Küreselleşen dünyada iletişimin hızlı ilerleyişi etkileşim ve değişim de aynı hızla ilerlemiştir. Ülkemizin Avrupa’ya açılan penceresi konumunda yer alan Edirne’mizde gençlikte bu değişimden nasibini almıştır. Öncelikle kendi bulunduğumuz ortamdan başlamak üzere bu değişime karşı kimliğimizi muhafaza ederek tedbirli bir şekilde uyum sağlamak zorundayız.

Trakya Üniversitesi’nde öğrenim gören gençlerle birçok esnaf arasındaki ilişki kanayan bir yara halini almıştır. Ticari kaygı ön planda tutularak birçok öğrenci mağdur edilmekte ve nihayetinde Edirne’ye küstürülmektedir.

Örneğin bir daire bir aile tarafından kiralandığında 250 YTL istenmekte ve ne hikmetse kiracılar öğrenci olduğunda aynı dairenin fiyatı 350 YTL’ye yükseltilmektedir. Bu ve bunun gibi birçok örnek gözler önündedir.

Edirne’lilerin genel sorunu olduğunu düşündüğüm fakat daha çok öğrencileri etkileyen taksi yol ücretlerine de değinmeden edemeyeceğim. Şehir dışından gelen öğrencilerin Tıp Fakültesi’nin biraz ilerisinde bulunan Selimiye Öğrenci Yurdu’nda kalmaları halinde yurda ulaşım yapan araç olmadığından taksi ulaşımını tercih etmeleri birkaç km.’lik yola 7 YTL’ye mal olmaktadır.