Edirne Enez ilçesi

Enez ilçesi, ilimizin güney batı köşesindedir. Doğusunda Keşan ilçesi, batısında Ege denizi, kuzeyinde Yunanistan ve İpsala ilçemiz, güneyinde Saroz körfezi bulunur. Yüçölçümü 450 km2 kadardır. Bu bakımdan ilin yedinci ilçesidir.

Tek dağı, Çandır (Çan Hıdır) dağıdır. Bunun yükseltisi 400 metreye yakındır. Enez’in doğu yarısı, Saroz körfezi kuzeyinde uzanan Pelin yaylası üzerindedir. Bu yaylanın yükseltisi 50 ile 150 metre arasında değişir. Doğusundaki geniş vadi tabanı, Enez ve Yenice ovası adıyla anılır. Enez’in tek nehri, Meriç’tir. Platin, Gökgür, Ayana, İncirlidere adlı dereleri vardır. Doğal gölleri Çeltik, Dalyan, Küçük Tuzla, Bücürmene ve Taşaltı’dır.

Enez, Akdeniz ikliminin Marmara Tipi alanındadır. Rüzgarlar, daha çok kuzey yönlerden ve orta şiddette eser. Yazlar sıcak ve epey kurak, kışlar serin ve yağışlı geçer. Enez, yağış bakımından yarı nemlidir. Doğal bitki örtüsü kuru ormandır. Denize bakan yamaçların örtüsü makidir. Maki, bodur ağaçlar ve kurakçıl otlardan oluşmuştur. Bu katkılı bir makidir. Karadeniz iklimine özgü bitkilerle karışıktır. Ormanların ortadan kaldırıldığı yerlerde Bozkır oluşmuştur. Bozkır, tarla ve otlak olarak kullanılır. Enez’in üçte birini kaplar.

Enez’in nüfusu(2018 nüfus sayımına göre), 10.886’dir. Enez, nüfus bakımından ilimizin yedinci ilçesidir. Merkezin nüfusu, 4.275’dir. Çoğunluğu köylerde oturan halk, tarım alanında çalışır. Tahıllar ayçiceği ve çeşitli toprak ürünleriyle evcil hayvanlar yetiştirir. İlçede tarıma dayalı endüstri gelişmiştir. Bir balıkçı kooperatifi bulunur. Cuma günleri kurulan pazar, Enez’in ticaretini canlandırır. Ulaşım hem kara hem deniz yoluyla sağlanır. Enez’in büyük liman tesisleri, 1992 yılında hizmete girmiştir.

Enez merkezi, ilk çağda bir Yunan sömürge yeri olarak kurulmuştur. Adı, bir yunan prensinin (Eneyaz’ın) isminden gelir. Traklar, pazar köyünü büyütmüşlerdi. Enez Kasabası, büyük İskender İmparatorluğu döneminde daha büyüdü. Büyük Roma İmparatorluğu zamanında, zengin bir liman kenti oldu. Orta çağda, Bizans İmparatorluğuna bağlıydı. Bir Bizans Prensesinin çeyizi olarak Cenevizlilere verildi. Cenevizlilerin burada kurduğu Derebeylik, 14.yüzyılda Osmanlı üstünlüğünü tanımıştı. 15.yüzyılda genişleyip Semadirek ve İmroz adalarını kapsadı. İstanbul alındığında, Trakya’da alınmadık yer olarak sadece Enez kalmıştı. 1456 da karadan ve denizden kuşatıldı. Zamanın derebeyi kaçmıştı. Enez, savaşsız teslim oldu. Osmanlı filo komutanı Yunus kaptan Taşoz ve Limni adalarını da aldı. Ünlü gezgin Evliya Çelebi 17.yüzyılda, Enez’i gelişmiş bir liman kenti olarak görmüştü. Enez 19.yüzyılın I.ve II. yarılarında, iki kez Rusların eline geçti. Birinci Balkan Savaşından sonra Bulgarlar ve Birinci Dünya Savaşı ertesinde Yunanlılar tarafından alındı. İki yıl kadar Yunan yönetiminde kalan Enez, 23 Kasım 1922 tarihinde kurtarıldı. 1926 yılında Keşan’ın bir bucağıydı. 1953 yılında Enez oldu.

Bilginlerimizin kazalar yaparak bulduğu taşınır eserler, Edirne Müzesindedir. Tarihsel yapılar, Birinci Dünya Savaşındaki bombardımanlardan zarar görmüştür. Enez Kalesi içindeki küçük Ayasofya Kilisesi (Fatih Camii) sanat değeri taşır. Enez av ve deniz turizmi bakımından önemlidir. En ilginç turizm olayı, Balık Festivalidir. Çeşitli etkinliklerle kutlanır.

Enez Haritası