Demokrasi Çığırtkanları…

Yazımın başlığına bakarak Demokrasi’ye inanmayan biri durumuna düşmemek için peşinen belirteyim ki:
İnsan onuruna uygun en iyi yönetim şekli DEMOKRASİ’dir ve bu yönetim şekli insan hak ve özgürlükleri açısından da vazgeçilmezdir.

Yazımın başlığı, “Hacivata bak,Hacivata bak.” söylemleri ile halkı kandırırken şahsi çıkarları uğruna her türlü kirli işi yapanlara,yani sahte demokrasi bekçilerine yöneliktir.

Son günlerde, cesaret gösterip yayınlayabilen bazı basın organlarında okuyoruz ve dinliyoruz.

Başbakan’ın çocuklarına biri yardımcı olmuş ve onları ATAGOLD adlı kuyumcu şirketine ortak yapmış.
Ne tesadüf ki ticari olarak çocukların adlarını resmi makamlara bildirmeyi de unutmuşlar.
Bildiğimiz kadarı ile,bir başka yakın arkadaş da Başbakan’ın çocuğunu yurt dışında burslu okutmuştu.Arkadaş bursu ile ancak okuyabilen bu çocuk,her ne hikmetse birden gemi sahibi olacak güce ulaşmış ve bir de uluslar arası deniz taşıma şirketi kurmuştu.

Cumhurbaşkanı’nın oğlunun daha 16 yaşında iken ticarete atıldığını ve hani şu son zamanda birden moda olan bardak içinde haşlanmış mısır ticareti yaptığını öğrenmiştik.

Bakan Unakıtan’nın çocuklarının iş hayatlarında gösterdiği başarıları ise gündeme geldikçe hayranlıkla izlemiştik.

İstanbul ve Ankara Belediye’lerinde şahsi çıkarlar uğruna neler yapıldığını üzüntü ile takip ediyoruz.

Sevgili okuyucular;
Bu yakışıksız çıkar ilişkilerine tenezzül edenlerin demokrasiden bahsetme hakları olamaz.
Çünkü Demokrasi; yöneticilerin kendi kişisel çıkarlarının peşinde koştuğu bir yönetim değil,toplumsal ve ulusal çıkarlara öncelik verdiği bir fazilet yönetimidir.

Şahsi çıkarına öncelik verenlerin gerçek Demokrasi’lerde toplumu yönetme hakkı yoktur. Onlar ancak ve ancak kendi çiftlik ve iş yerlerini yönetme hakkına sahiptir.

Öte yanda,sahte demokratlara karşı yaptıkları muhalefet nedeni ile yok yere hapse attırılıp tüm hayatı söndürülen ve işinden edilenleri düşündüğümüzde ,demokrasi söylemleri ile yapılan bu usulsüzlükler insanlık,hak ve adalet adına iki yüzlü bir yaklaşımın ta kendisidir ve Millet adına da utandırıcıdır.

Demokrasinin faziletinden zerre kadar nasibini almamış bazı zavallıların,Demokrasi bekçiliği rolünü oynamaları ise büyük bir kandırmacadır ve bu ülkenin geleceği açısından da gerçekten düşündürücüdür.

Ancak tüm içtenliğimle inanıyorum ki;
Bu ülke insanı Demokrasi’yi gerçekten yaşatmak istiyorsa,gün gelecek ve Cumhuriyet karşıtı sahte Demokratların yaptığı usulsüzlüklerin hesabı da sorulacaktır.

Demokrasi ve Cumhuriyet’e olan sadakat duygularım ve saygılarımla.