Değişen Gülenciler mi, Yoksa Sözde Cumhuriyetçiler Mi ?

İçeriği Paylaş...

Ulusal basında yer alan haberlere göre;
“Cumhurbaşkanı Gül, Fethullah Gülen cemaatine bağlı Türk Kültür Merkezi’nin düzenlediği iftar yemeğine baş konuşmacı ve onur konuğu olarak katıldı.”

Evet yanlış okumadınız.Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı Amerika’da cemaate bağlı bir kuruluşun düzenlediği yemeğe katılmış. Hem de geleneksel hale gelmiş denen,yani önemli olduğu vurgulanan bir yemeğe katılmış .

Bir an için çok yakın geçmişi ve sorumlular arasında esen havayı düşünüyorum ve kendi kendime soruyorum;
Kim bu Fethullah, ya da geçmişte bilinen ve söylenen kadarı ile kimdir bu zat-ı muhterem ?

Yakın zamana kadar ortalıkta dolaşan ciddi bilgiler ve söylenenlerden anladığım kadarı ile bu zat ;
ABD tarafından sahneye konan Ilımlı İslam yaklaşımını, kendi yandaşı tarikat – cemaat yapılanmasından istifade ile Türkiye’de benimsetmeye ,böylece Cumhuriyet karşıtı yeni bir siyaset üretmeye katkıda bulunan ve özellikle Türkler kanalı ile de İslam Dünyası’na sızma adına kullanılan dini açıdan etkin bir kişi.

Geçmişte Devlet bu kişinin peşinde değil mi idi?
Bildiğim kadarı ile sözüm ona herkes peşinde idi ve Cumhuriyet adına yaratacağı tehlike ve kadrolaşma açısından da herkesin dikkatli olması uyarılıyordu. Ancak anlaşılan o ki,bir yandan öyle gözüküp,diğer yandan da stratejik ortak adına Hoca Efendiye yol veriliyormuş ?

Bugün meselenin can alıcı noktasına gelecek olursak;
Bu ülkede gerçekten ne oldu ve ne değişti de Cumhurbaşkanı, Bakan ve Büyükelçi, böyle bir kişinin etki alanında düzenlendiği söylenen bir yemeğe artık hiçbir çekince olmaksızın rahatlıkla katılabiliyor.

Dün bu ülke için risk yarattığı söylenen kişi,nasıl bir çelişkidir ki bugün herkes için baş tacı olabiliyor ;

• Acaba,Cumhuriyetçi geçindiğini söyleyen birileri bir yandan stratejik ortakları ile uyumlu çalışabilmek,bir yandan da laik düzene sahip çıkıyor gözükebilmek için kendi yapamayacaklarını , bizim gibilerin Cumhuriyetçi damarını tahrik edip Hoca efendiye karşı bizi mi kullanmak istediler ? Kısacası kandırıldık mı ?
• Yoksa Cumhuriyet adına yapılan tüm karşı koyma ve mücadeleye rağmen,bu süreçte Hoca Efendi yandaşları ile birlikte amacına ulaştı da biz halen gerçekleri görmek mi istemiyoruz ?
• Olacak iş değil ama, yoksa Hoca efendi çevrilmek istenen kirli oyunu kavrayıp küresel çaptaki Ilımlı İslam senaryosunu terk etti ve Cumhuriyet değerlerine bizden daha çok sahip çıkmaya mı başladı ?

Kısacası bu ihtimallerden hangisi olursa olsun;
Korumasını ve sahip çıkmasını beceremediğimiz CUMHURİYET’i bir şekilde elimizden almaya ve Ilımlı İslam’a uyumlu bir ILIMLI CUMHURİYET yaratmaya çalışanları geldikleri bu noktada ne olursa olsun tebrik ediyor ve de kutluyorum.

Bunca yaşanandan sonra, acı da olsa şu gerçeği anlıyorum ki;
Meğer esas kullanılanlar ve bizi kandıranlar Hoca Efendi değil,sözde Cumhuriyet’çi geçinenlerin ta kendisi imiş .

Kalın sağlıcakla.