Bayram’ın Tadı Kaldı Mı ?

Hepimizin çok iyi bildiği gibi, bayramların amacı kin ve nefreti ortadan kaldırmak, ahlaki değerleri ön plana çıkararak toplumda sevgi ve saygıyı pekiştirmektir.

Oysa, bugün bazılarının çıkarları ve gizli hesapları adına, hak ve adaleti temsil eden değerler açıkça çiğnenmekte, ticari ve ahlaki değerler yıpratılmakta, zulüm noktasına varan yanlışlıklarla ülkemizde gönüllere ve yüreklere kin tohumları ekilmektedir.

Bu yanlışlıkları yapanlar ve kendi çıkarları adına insanları sefalete sürükleyenler, bayram günü gelince de sanki her şey güllük gülistanlıkmış gibi yaptıkları zulümden utanmaksızın sözüm ona insanlarımızın bayramını kutlamaktadır.

Bu ülkede otorite ve iktidar olup da, ele geçirdikleri yetkilerini istismar ederek insanları mağdur edenlere, sözüm ona inandıklarını iddia ettikleri Dinimiz’e ait esas ve hükümleri hatırlatarak seslenmek istiyorum.

Yüce Dinimiz, insana o kadar çok kıymet verir ki, ona zulüm yapmak Allah’ı inkardan bile daha büyük bir günah ve suçtur.Kuran’ımızda bir çok ayet bu konu da açık ve çok güzel buyruklar içermektedir.

Hangi nedenle olursa olsun, kul hakkını çiğneyenler, zalimler sınıfına girer ki, bizzat hakkı çiğnenen kişi tarafından af edilmedikçe, Allah bile onları affetmeyecektir.

Kitabımız Kuran ‘da, Şura Suresine Göre;

‘’ Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde zorbalık yapanlar içindir.İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.’’

Dinimizin kaynağı Kuran’ı rehber aldığımızda, insanları yönetmenin temel ilkesi de, her yerde ve her zaman adaleti sağlama, zulümden ise kaçınma esasına dayanmaktadır.

İnandığım bu düşünce ve yaklaşımla, baskı ve zulmü bizzat yaşadığım bu ortamda, bazı yetkililer tarafından bayram gününe özel ne kadar güzel laflar edilirse edilsin en azından şahsım adına, söylenenlerin samimiyetine inanmıyorum ve bazı yetkililer düzeyinde bayramın gerçek amacına uygun bir sadakatle kutlandığını da sanmıyorum.

Yetkili ve etkin konumdaki bazı kişilerin bu ülkedeki maddi ve manevi zulmün bizzat arkasında olduğunu, bir kısmının da zulüm yapılmasına çanak tuttuğunu izlemekten inançlarımız, demokrasimiz ve insan hakları adına utanç duyuyorum. Genel olarak ifade edecek olursam, bu zalimler;

– Cumhuriyetle hesaplaşma sözü vererek, Cumhuriyet’i ele
geçiren ve sözüm ona demokrasi söylemleri ile geçmişle hesaplaşmaya çalışanlardır.
– Bu hesaplaşma adına, yanlış yorum ve saptırmalarla insanları suçlayarak onlarla işbirliği içerisinde ülkede baskı ortamı oluşturanlardır.
– Bu fırsattan istifade ile yalan ve maksatlı haberleri ile insanları ve kurumları lekelemeye, yıpratmaya çalışan bir yerlere biat etmiş güdümlü basın mensuplarıdır.
– Vatandaşlara sabır ve kanaatkârlık tavsiye ederken, kendi aileleri ve yandaşları ile birlikte soygunlara, vurgunlara devam eden haramzade düzenbazlardır.
– Küçük menfaatleri uğruna gerçeği göremeyen, anlayamayan ve böylece bu zalimlere fırsat veren zavallılardır.
– Gerçeklerin arkasında duramayan korkaklar ve sözüm ona Cumhuriyetçi geçinenlerdir.

Hep beraber sevgi ve saygıyı paylaşacağımız bir günde, kendilerine her zaman için büyük vefa duyduğum inançlı vatandaşlarımızın bayramına saygı duymama rağmen, böyle olumsuz bir yazı nedeni ile onlardan özür diliyorum.Ancak şahsım adına şunu ifade etmek istiyorum ki ;

Bu kutsal günü fırsat bilerek, vatandaşlarına mesaj yayımlayacak hiçbir zalim yetkilinin sözüm ona kardeşlik, sevgi ve saygı söylemlerine artık inanmıyorum, kendilerini de tanımıyorum. Hiçbir zaman affetmeyeceğim bu yetkililerin bayram mesajlarını şahsım ve ailem adına peşinen reddediyorum.

Ve tüm içtenliğimle;
Zulüm ve zorbalık yaparak bize bayramları zehir eden bu zalimlere Allah’ın bir gün gelip azap yolunu açması için dua ediyorum.