Babacan Ne Dedi?

Paylaş

Ülkemizi uzun yıllardır aynı parti, “Adalet ve Kalkınma Partisi” yönetiyor.
İşte bu partinin, “Türkiye’nin Dışişleri Bakanlığı” görevini verdiği Ali Babacan Avrupalıları uyarmış. “Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu”nda yaptığı konuşmada;
“Türkiye’de sadece azınlıkların değil, Müslüman çoğunluğun inançlarına bile baskı yapılıyor.” demiş.
Yanisi şu…
“Bizler Türkiye’de azınlıklara baskı yapıyor, azınlıkların hayatlarını cehenneme çeviriyoruz. Fransız, Alman, Ermeni, Yunanlı ve diğer Türkiye düşmanları tümüyle haklı”.
Ve bitmemiş tabii.
“Bizler yalnız azınlıkların değil, Müslümanların inançlarına da engelleme yapıyor, hayatlarını cehenneme çeviriyoruz.”
Bunun da yanisi var, o da şu…
Avrupalı zehir saçabilmek için yazılan makale ve beyanlarında Türkiye’de azınlık olarak kimleri sayar, önce ona bakalım. Etnik olarak kökeni Türk olanları da unutmadan başlıyorlar sıralamaya. Bense o sırayı; Asurî, Keldanî, Maruni ve Aramiler’in hepsini tek grup adıyla birleştirip Süryaniler diye düzelterek başlıyorum aktarmaya. Çerkez, Abhaz, Laz, Pomak, Özbek, Gürcü, Rus, Kürt, Çingene, Arap, Arnavut, Tatar, Afgan, Boşnak, Makedon, Azeri, Rum, Polonez, Ermeni, Acem, Türkmen, Hintli ve ve ve sürüp gidiyor bu safsata… Mezheplerine bakıp azınlıkları da sayıyorlar. Bunların başlıcalarıysa Şia, Caferî, Zeydî, İbâdî, Vehabî, Hristiyanlar’dan Gregoryen, Protestan, Aryan, Ortodoks, Katolik, Yehova Şahidi ve Müslümanlıkla yolları ayrılmış denen Sebeî, Gurabî, Nusayrî, Dürzî, Babî, Bahaî gibi say say bitmez bir liste.
Onların yazdıklarından, içlerinde bugün din olarak kabul görmüşlerden bazıları da dahil olmak üzere bir çoğunu daha önce duymamıştım.
Tarikat sıralamasına hiç girmiyorum. Yalnız; kimine göre mezhep, kimine göre tarikat, kimine göreyse yaşam biçimi olarak adlandırılan ve azınlık sözüne en büyük tepkiyi gösteren Alevi kardeşlerimizi de unutmayalım.
Bitti mi, hayır!
Daha dinleri ve semavi olmadığı hâlde dinmiş gibi sayılanları yazmadım. Bunlar da; Hristiyanlar, Yahudiler, Sabiîler, Budistler, Dürzîler, Yezîdiler, Brahmanlar, Zerdüştler, Satanistler, Ateistler, Totemistler ve uzat dur listeyi… Din sözünün geçtiği sallaması bedava, saptanması hayalî her türlü yapıştırma; İran, Arap ve Endonezya türünden ülkeleri memnun eder. Görmeyen göz ve duymayan kulak sahipleri bile söyler bunu.
İşte, Ali Bey’in ünlü çığırtmasındaki gözden kaçması muhtemel, ama taşıdığı büyük önem nedeniyle anlaşılması şart ikinci aymaz da bu…

Yazıp söylediklerinden açıkça anlaşıldığına göre Avrupalılar, “Müslümanlar dışında herkes azınlıktır” diyor. Onu da Sevgili Babacan aza bağladı, oldu mu size Müslümanlar da azınlık. Şimdi gelelim sarfedilen sözlerin vahim garabetine…
Şikâyet yeri, bize her türlü zararı verdirmeye niyetli ülkeler olduğuna göre, sayılan tüm azınlıkları da onlar mı koruyacak?
Düğün davetiyesi mi bu gönderilen?!
Türkiye’de etnik olarak herkes azınlıksa, Türkiye’nin yüzde doksan dokuz küsuru Müslüman olmasına rağmen azınlıklar sınıfına kaydedilmişlerse bu baskıyı yapanlar kim? Bu ülkede bizlerin bilmediği cinnî, hayalî, hortlakî yaratıklar ya da uzaydan gelmiş tiranlar var da bizim mi haberimiz yok!
Eğer böyle bir şey varsa bizi bu yaratıklardan kim koruyacak?!
Bu yaratıklarla dış ilişkilerimizi kim düzenleyecek?!
Şıkışınca onları hangi ülkeye, hangi parlamentoya, hangi komisyona şikâyet edeceğiz?!
Tuhaf değil mi?!

Pardon pardon! Bir dakika lütfen!
Babacan’ın partisi kaç yıldır bu ülkeyi yönetiyor? Kendisi ve ikide bir şikâyet safsatası üretenler, bunun farkında mı acaba?

Günay Tulun
Yazarlar ve Ozanlar Grubu

İlk Yayınlandığı Yer
Sessizliğin Sesi

İlk Yayınlandığı Tarih
1.6.2008