Adalet Geç Kalırsa…

Yargıtay Başkanı diyor ki:
“Hukuk her şeyi kendi içerisinde halleder.”

Adalet Bakanı diyor ki:
“Bir yargısal faaliyetle ilgili olarak farklı yorum içerisinde olmak,hakim ve savcılarla ilgili şüphe yaratacak demeçler vermek kimsenin hakkı da, haddi de değildir.”

Hukuk Devleti’ne inanan ve güvenen bir insan olarak söylediklerinize ben de aynen katılıyorum.Eğer kanunsuz bir yapılanma varsa sorgulanmasına hukuka inanan kim itiraz edebilir ki ?

Ancak; bu gerçeği ifade eden siz yetkililer,acaba Anayasal bir başka gerçeği görmüyor musunuz? Bir soruşturma yapılıyor diye,hangi nedenle olursa olsun tek bir insanın dahi olsa mağduriyetine neden olunan bir durumda, hukuk temelinden yara almaz mı?

Herhangi bir hukuki işlemi,insan hak ve özgürlüklerini esas alarak; doğrulukla,güvenilir deliller ile ve zamanın da tamamlamak da hukukun en önemli ilkesi değil mi ?

Sorumlu bir Hukuk Adamı olarak,yargılama sürecinde yapılan hukuki hatalar ve sürecin bu kadar uzaması sizleri rahatsız etmiyor mu ?

Hele bu davanın maksatlı kişilerce ve özellikle tarikatçı basın tarafından adeta bir Psikolojik Savaş’a dönüştürülmesi ve Adli Makamların yönlendirildiği gibi bir izlenim verilmesi, Hukukun tarafsızlığına gölge düşürmü yormu?

Yargılananlar,Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sı güvencesi altındaki vatandaşlar değil mi ? Yanlı basının yarattığı bu karmaşa içerisinde, suçu ispat edilemeyen kişilerin hakkının bizzat yargı tarafından korunması gerekmez mi ? Kişisel haklarla ilgili temel ilkeler onlar için de geçerli değil mi ?

Dalga dalga uzayan sürecin, maksatlı kişi ve taraflarca hukuk dışı yorumlarla kullanılarak insanlarımızın kutuplaşmasına neden olmak Hukuk Devletine yakışıyor mu ?

Tüm bu ihlaller ve olumsuz gelişmeler karşısında sadece söyledikleriniz yeterli olabilir mi ? Bu konuda şüpheleri gidermek ve tedbir almak sizlerin görev alanınıza girmez mi ? En azından dava sürecini hızlandıracak idari tedbirler ve hukuki yöntemler konusunda bu işi yürütenlere gereken kolaylıkları
sağlayamaz mısınız ?

Uzayan bu süreç sonunda masum olduğu anlaşılan kişilerin mağduriyeti nasıl önlenecek ? Onların özgür yaşam ve düşünce hakkı,iş hayatı ve gelecekleri Anayasal güvence altında değil midir ?
Tek bir Vatandaşının dahi bu haklarının Devlet eli ile ihlal edilmesi durumunda “Sosyal Bir Hukuk Devleti” olmaktan bahsedebilir miyiz?

Evet Sayın Başkan ve Bakan:
” Hukukun Üstünlüğüne“ en az sizler kadar inanan bir vatandaş olarak sesleniyorum…
Gelinen bu karmaşa ortamında, at izi ile it izinin süratle ayıklanmasını sağlayacak tedbirleri alarak,”Adil Yargılama” hakkındaki şüpheleri ortadan kaldırmanın ve hukuka güven duyulmasını sağlamanın sizlerin görevi olduğuna inanıyorum.

Ve son olarak da diyorum ki :
GEÇ KALAN HUKUKİ KARAR,BAZILARI İÇİN ADALETİ SAĞLAMAYACAKTIR.
İş işten geçtikten sonra verilen karar,
Hukuken de, vicdanen de rahatsız edici olacaktır.