Açılım…

Açılım…
Herhangi bir sorunu çözmek veya konuyu geliştirmek için değişik bir yaklaşımda bulunmak…
Kulağa hoş gelen bir ses ve içi dolu anlamlı bir kelime.
Bazıları kafayı takmış AÇILIM yapmaya.
Sanki sorunlar sadece Kürt kökenli vatandaşlarımıza aitmiş gibi tutturmuşlar “Kürt Açılımı” diye.
Hepimizin ortak sorunu olan toplumsal bazı konularda elbette açılımlara ihtiyacımız var.
Mesela;
Yönetimde keyfiliği önlemek ve bu konuda Halkın etkinliğini arttırmak için, ” Katılımcı Demokrasi Açılımı”,
Her kafadan ayrı bir sesin çıktığı kutuplaşan ve siyasallaşan Adalet’i gerçekten sağlayabilmek için “Hukuk’ta Ortak ve Tarafsız Bir Açılım”,
Tek kişilik sözde demokrasiyi, gerçek Demokrasi’ye dönüştürmek ve dokunulmazlıkları kaldırmak için “Seçim Yasası ve Meclis’te Bir Açılım”,
“Gelir Dağılımı ve İşsizlik Sorununa Bir Açılım”
Genç beyinleri, Tarikat yuvası okul, dershane ve yurtların elinden kurtarmak için “Eğitim’de bir Açılım”
Bunları daha da çoğaltmak mümkün.

Demokrasi ve Özgürlükler adına, Kürt Vatandaşlarımızın derdine de deva olacak bu ortak konularda AÇILIM yapmamız gerekirken gel gör ki, bazıları tüm bu sorunları bir kenara koyup “Kürt Açılımı” diye başladılar açılıp saçılmaya.

Kimler açılıyor ?
Bu işin geçmişinden habersiz bir sürü sorumsuz yönetici,
Nerede ise terörist başı ile aynı görüşteki sözüm ona aydınlar,
Bu Ülkenin Üniter yapısından ve Ulusalcı yaklaşımlardan rahatsız olan AB, ABD ve onların işbirlikçileri ve kuklaları,
Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinden rahatsız olan, Hilafet adına Devlet’le hesaplaşmaya çalışan Cumhuriyet karşıtları,
Elbette bir de bölücüler.

Nereye Açılıyorlar ?
Kendilerini yarı yolda bırakacak kılavuzları rehberliğinde bilinmeyen bir meçhule.
Nasıl oluyorsa hepsi de televizyonlarda bir köşe kapmış ya da konferanslarda yer bulmuş durmadan açılımdan bahsediyor ve birileri adına propaganda yapıyorlar.

Peki bu ülkenin konuşması gereken insanları sadece bunlar mı ? Diğer insanların söz hakkı yok mu ?

Kürtçülük yani bölücülük yapanların bu Ülke’de yaşayan diğer insanlardan nesi eksik, ya da Kürt kökenli olduğu için neyi eksik bırakılmış.
Bugün bölgesel olarak çekilen sıkıntılarda onların da payı yok mu ?
Ağaların kuyruğuna takılıp duyarsız, sorumsuz ve kolaycı yaşam tarzını kim tercih etti ?
Okulları, Sağlık Ocaklarını, yollarda çalışan iş makinalarını kim yaktı ?
Aile planlamasını kimler sabote etti ?
Öğretmenleri kim öldürdü ?
Fabrikaları kim kötürüm bıraktı ?
Hem sorunun parçası ve kısmen de nedeni olacaksın, hem de AB ve ABD ile işbirlikçilerini arkana alıp bu işi Kürt sorunu diye sahipsiz köyde yaygara koparacaksınız.
Hem bu Ülke’nin her noktasında beraber yaşayacağız ve aynı şartlara tabi olacağız, hem de AÇILIM diye ayrıcalık isteyeceksiniz.
Yok öyle bencillik.Demokrasi ve insan hakları adına ne açılım varsa hepimiz için olmalı ve nereye açılacak isek hep beraber açılmalıyız.Tek başına açılmaya kalkanların da bir an gelip boğulacağını unutmamalıyız.
Bölücü ve teröristler hariç, bu Ülke’nin evladı Kürt Vatandaşlarımızın, böyle bir ayrıcalık isteyecek bencillik ve yüzsüzlükte olduğunu da düşünmüyoruz.
Çünkü terör örgütünün bu söylemlerinin gerçekte ne açılım, ne de çözüm olmadığını ve kimsenin karnını doyurmadığını herkesten çok daha iyi Kürt kökenli vatandaşlarımız bilmektedir.

Bilmeyenlere ya da sorumsuzlara ayrıca hatırlatmak isteriz ki; bu söylemler ve yapılanlar Terör Örgütü’nün yılardır bizzat kendi dokümanlarında yazılı bulunan ve bu aşamada elde etmek istedikleri Bölgesel ve Kültürel Özerklik hedeflerinden başka bir şey değildir.
Sonrası mı ?Açılım yapmak isteyenler açıp okusunlar.
Sonrası, tam özerklik ve Bağımsız Kürdistan.

Bunlara çözüm diye aldananlar ya da bizi aldatanlar, ÇÖZÜM’e değil, terör örgütü’nün planlarına göre ÇÖZÜLMEYE giden yolda bölücülere katkı sağladıklarını ve bir gün gelip tarih önünde hesap vereceklerini de unutmamalıdır.