Güneydoğuda görev yaparken ‘’ Bazı devlet görevlilerini TEŞVİK (!) etmek amacıyla (söyleminden öyle anlaşılıyor) bende bir kaç (!) bomba attırdım’’ diyen Altay TOKAT Paşa için açılan soruşturmadan bir şey çıkmaz. Çünkü “bir çok kişi bombanın atılmasından değil; Bunun söylenmesinden rahatsız olmuştur’’ diyor Üstadım Sayın Yavuz Donat.
Üstat yazısının sonunda; birde not düşüyor, diyor ki; “O bölgede, o şartlarda görev yapanların bir kısmının, kimyası, psikolojisi, dengesi bozuluyor!’’
Üstat bilgi, birikim ve tecrübesiyle Türkiye’nin bence en önemli yazarlarından biridir. Her bilgiye, her belgeye ulaşabilecek vasıfları olan üç beş yazarından biri olarak, Emekli paşa Tokat için O aslında “Kral Çıplak” demiştir diyerek, bu tür olaylar hakkında, birçok örneğin varlığını işaret ettiğini, onun üslubunu bilen okuyucuları olarak çok iyi algılaya biliyoruz.
Ne yazık ki dedikleri doğrudur! Çünkü Yavuz Donat asla belgesi, bilgisi olmadan böyle bir yazıyı kaleme almaz. Ne kadar acı değil mi… bir paşa; kendi ülkesinde kendi vatandaşlarının yaşadığı bir mahalde; devlet adına çalışanları motive etmek amacıyla (!) bir provokatör gibi onların yakınlarına birkaç bomba atarak, devlet görevlilerini uyarabileceğini düşünüyor ve düşündüğünü yapıyor! İnsanın aklına hemen şu soru geliyor; Sayın Paşa acaba başka ne gibi motivasyon etkinliklerinde buluşmuştur?
Anlaşılan o ki Paşa’nın o anki kimyası normal değilmiş. Oradaki olağan üstü şartlar demek ki Sayın Tokat’ın dengesini bozmuş. Doğrudur. İnsan olan herkesin başına bu tür şeyler gelebilir. Ancak emrindeki binlerce vatan evladının, sevk ve idaresinden sorumlu olan bir makamda, insanın psikolojisini bozulmamalıdır. O makama gelmiş insanların olağan üstü şartlara uyum sağlamış; bilgisi, birikimi, tecrübesi, liyakat’i ve sağlığı çalışma şartlarına uygun olması gereklidir. Aksi halde 4–5 aylık eğitimle terörist peşine düşen Mehmetçik’in hali ne olur.
Tokat paşanın ikrar’ı adı gibi bir Tokat olarak kamuoyuna çarpmıştır. Hakkında açılan soruşturmada alınacak sonuçta Tokat gibi olmalıdır.