Ülke genelindeki seçim kampanyalarının gürültüsü arasında bu yılki Nevruz Kutlamaları da yapıldı ve bitti.
İktidar destekçisi bazı basın organları amaçları gereği , bu yıl kutlamaların geçmişin aksine barış ve huzur içerisinde geçtiğini vurgulayarak her zaman olduğu gibi kamuoyunu yanıltma görevini de bir defa daha yerine getirdiler.
Doğrudur, Güney Doğu’daki illerimizde yapılan kutlamalarda vurma, kırma ya da yakıp, yıkma gibi bir olay çıkarmadılar.
Yanlış anlaşılmasın, olay çıkmasını isteyen yok ama,
bu tür olayları neden çıkarmadıklarını ve sözüm ona kutlamalarda yaptıklarının ve söylediklerinin ne anlama geldiğini de bir düşünün bakalım.
-Hiçbir ortak değeri ve yasaları takmaksızın gözümüzün içine bakarak, bölücü söylemlerini rahatlıkla haykırıyorlarsa,
-Terörist başının mesajını kendi sesini de kullanarak okuyor ve terör örgütünü yüceltiyorlarsa,
-Bu Ülke’nin Güney Doğu’sunu ”Selam Sana Kürdistan”diye ayırarak ifade ediyorlarsa,
-Sözüm ona direniş sembolü olarak, küçücük çocuğu elinde silahla ve terörist kıyafeti ile kürsüye çıkarıyorlarsa,
-Seçim’in bölge için bir referandum olacağını ve 21nci Yüzyılın Kürtler’in özgürlük yılı olduğunu belirterek, federasyona giden yolda niyetlerini açıkça söylüyorlarsa,
-Sözüm ona barış için terörist başının özgürleşmesi gerektiğini ve 2010 yılı Nevruz’unu Katil Öcalan ile birlikte kutlayacaklarını ortaya koyuyorlarsa,
Ve de;
Güvenlik ve asayişi sağlamakla sorumlu Devlet Gücü’nü içlerine sokmayacak kadar baskı oluşturabiliyorlarsa, olay çıkarmaları için bir neden varmı ki ?…
Ulusal niteliği ve Ulusal kurumları kendi siyasetçileri tarafından yıpratılmış ve akıl tutulmasına uğratılmış bir güç karşısında artık meydanlarda geçmişteki gibi yakıp yıkacak olaylar çıkarılmasına gerek kaldı mı ?
İki ay önce Fetullah kuruluşlarınca nabız yoklaması olarak Erbil’de gerçekleşen “Kürt Sorununa Çözüm” toplantısı boşuna mı yapıldı.Şimdi de Cumhurbaşkanları seviyesinde ön görüşmesi yapılan ve Nisan ayında yine Erbil’de bu sefer resmi olarak yapılması planlanan toplantının amacı ortada değil mi ?
Kendi planlarına göre yürütülen, Uluslar arası boyutlara ve masalara taşınan, ABD ile çözüm aranan bir konu için bu safhada artık neden olay çıksın ki !…
Bir hükmü olmasa da, kendi çapımda sesleniyorum ;
Oy uğruna, çıkar uğruna yalan yanlış bilgilerle, zorlama ve saptırma yaklaşımlarla Devleti ve geçmiş mücadeyi yıpratan ve de seyreden gafiller, artık uyanın ve kendinize gelin.
Değerlerimizi yıpratmaktan ve münferit hukuki olayları genelleyerek basit çıkarlarınız için siyasete alet etmekten ne olur artık vazgeçin…
Oy uğruna acımasızca ve abartarak yaptığınız bu psikolojik savaşla Ülkeyi geri dönülemeyecek bir noktaya sürüklediğinizi ve yıprattığınızı artık görün ?
Evet, tüm bu söylem ve gelişmeler önemli değilse, doğrudur ben de kör ve sağırların arasına katılıyorum.
“Nevruz gerçekten barış ve huzur içinde kutlanmıştır.”
Ama bilin ki;
Bölücülerin değirmenine su taşıyan tüm bu sorumsuz ve duyarsız yaklaşımlar, sadece Ülkemizi zora sokmakla kalmayacak, bu işe çanak tutanlar ile sessiz kalanları da tarih önünde hesap veremeyecekleri bir felakete sürükleyecektir.
NOT: Bu yazım, Nevruz’un gerçek anlamında kutlamalara katılan Vatandaşlarla hiçbir ilgisi yoktur.Bu güzel günün hepimize güzellik ve mutluluk getirmesini diliyorum.