DOMATES, BİBER PATLICAN…

Paylaş

Bütün gece havanın Sıçaklığı ile mücadele edip uyuyamayan kadın; bir haftalık çalışmanın verdiği yorgunluğu, üzerinden atmak için sabahın ilk saatlerinde başlayan serinliği fırsat bilmiş ve güneş penceresine gelene kadar,(saat10.00) uyumaya kendini adeta programlamıştı ki….O insanın kulaklarını tırmalayan korkunç sesle irkilerek yatağından fırlaması bir oldu…Domatesssssss…..
Saatine baktı, 09.00…Acaba rüya mı gördüm diye düşündü..Düşünemedi. Çünkü aynı ses yine kulaklarını tırmalayarak odanın içersinde yankılandı.!Domatesssss. Rüya değildi..Hışımla balkona cıktı…Sabahın bu saatlerinde domates satmak için kendini yırtarcasına bağırıp, adeta mikrofonun sesini bastırmaya çalışan satıcı onu balkonda gördüğü gibi; yine aynı ses tonuyla..Domatesssssssss.Abla yerli bunlar beş kilo vereyim mi? nefes aralığı dahi vermeden devamla;Oğlum ne bakıyorsun tartsana ablana beş kilo Domatesssssssss!! Ne Domatesi kardeşim diye bildi ancak..Sabahın köründe…
Kim izin verir bu seyyar satıcılara diye kendi kendine konuşurken, aklına zabıta geldi!!İçtiği soğuk sudan olacak sinirleri geçmiş gibi oldu…Çay suyunu ocağın üzerine koyup kahvaltıyı hazırlamaya başladı..Uykusu kaçmıştı artık…Bütün gün satıcının saygısızlığını düşünerek geçirdi..Havanın aşırı sıcaklığına bir haftalık çalışmanın yorgunluğu da eklenince,Evinde biriken haftalık işleri yapmak ona bir işkence gibi geliyordu..
Tek düşündüğü, inşallah bu gece sıcak olmaz ve rahat bir uyku uyurum du..Böylece yeni haftaya zinde girecek ve rahatça çalışacaktı…hiçbir şey istediği gibi gelişmedi..Kıramayacağı bir yakınları gece ziyaretine geleceklerini söyleyince, çaresiz kabul etti…Birde misafir hazırlığı cıktı bütün işlerinin üstüne üstlük..misafirlerinin gitmesini dört gözle beklediler..ve daha onlar kalkar kalmaz ,eşine; ben çok yorgunum müsaade edersen hemen yatmak istiyorum dedi…Eşi; bu sıcakta uyuya bilirsen ne ala..diyerek ona takıldı!!
Yorgunluktan sanki vücudunun her noktasına iğneler batıyordu..geceyi öteye beriye dönerek geçirdi..Yine sabahın serinliğinde dalabilmişti derin uykusuna…Nasılsa günlerden Pazar dı ve dilediği kadar uyuya bilirdi!!!…………..
Domatessss,biberrrrrrrrr………………..duvardaki saat 08.55i gösteriyordu ve sabahın 06.00sında uyanık olduğu aklına geldi…hışımla balkona çıktı…Manyak mısın?
be adam diyecekti…. Abla bak bugün Biber de getirdim…Vereyim mi hepsi yerli valla…Sözleri kulaklarını çınlatırcasına havada yayılıyordu…..
Gözünü Açtığında derin bir uykudan kalkmanın rahatlığı ile seyyar satıcı rüyalarıma girmiş diye düşündü….Birden annesini yatağın ucunda görünce irkildi.. kolu da ağarıyordu..Baktı kolunda serum vardı..gözü yaşlı annesi ve kapının kıyısına dayanmış kocası herkes ona sevinçle bakıyorlardı…kocası;geçmiş olsun bizi çok korkuttun diye bildi…
Sinirleri boşalan kadın Pazar sabahı seyyar satıcının umursamaz tavrına dayanamamış ve düşüp bayılmıştı…Ayıldığında Günlerden Salı İdi..

Bu yazdıklarım yaşanmış bir hikâyeden alınmış olup, Edirne de her an her mahallede yaşanacak potansiyel vaka olarak ortada durmaktadır… Her sokak arasında, saatin kaç olduğuna bakmadan, kamyonetinden insanların kulaklarını yırtarcasına bağıran, domatesçilerin sesi Edirne semalarında dolaşıyor… DOMATESSSSSSSSS…hemde saat 08.30 ile 09.00arasında başlayarak..her gün!!