Ağar Siyasal Depremi Tetikledi

Doğru Yol Partisi (DYP) lideri Mehmet Ağar’ın güneydoğu Anadolu’da yaptığı bir konuşmada, PKK teröristlerinin dağlarda Türk ordusuna karşı savaşmak yerine şehirlerde siyasete girmelerinin kendileri için daha iyi olacağını söylemesi ile Türk iç siyaseti çalkalandı. Bu bir cümle öyle bir etki yaptı ki Ağar bugün Türkiye’de en çok konuşulan ve tartışılan kişi oldu. Aslında yeni bir şey söylemedi ancak, Ağar bu tarz şeyleri söylemesi beklenen son kişiydi. Yeni mesaj budur. Şimdi, artık mesajı getiren önemli, mesajın ne olduğu değil. Genelkurmay Başkanı ve diğer siyasal partilerin liderlerinin ilk tepkileri de ilginçti. Ağar’ın ifadesini ordu, ana muhalafet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Anavatan Partisi eleştirirken AK Parti hükümetinin yanı sıra sağ kanat Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) destekledi. Hem iç basın hem de dış basın objektiflerini Ağar’a yönlendirdi. Türkler, Bayram tatilinde onun hakkında konuştu; bazıları birden onu bu sorunu çözecek Mesih gibi görmeye başladı. Tabiiki kendi partisinin içinden güçlü tepkiler de vardır, ancak Ağar siyasi kariyerinde ilk defa manşetleri belirlemektedir.

PKK’ya karşı mücadele vermiş bir siyasi lider ve “gölgenin ardındaki gölgeyi bilen birisi” olarak Ağar doğru kişidir, hatta bu konuda herkesden fazla söyleyecek sözü olan bir kişi olduğunu söyleyebiliriz. Şimdi, önümüzdeki günlerde ve seçimleirn yapılacağı gelecek yıl yoğun bir tartışma olacaktır; bölgede hiç olmadığı kadar siyasi ve iktisadi istikarara ihtiyaç vardır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ifadeyi memnuniyetle karşılaması ilginçtir ve gelecek yılki seçimlerde AKP ve DYP’nin koalisyon oluşturmaları muhtemeldir.

Tabii, Ağar askeri cenahtan gelen tepkiyi göğüslediği için bu şimdi daha kolay. Ordu ile tartışmak yeni bir şey sağlamayacaktır. Hem siyasi liderler hem de askeri liderlerin bölge için yeni fikirleri ortaya koyması gerektiği açıktır. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir son zamanlarda siyasi bir aktör olarak ortaya çıktı ancak, Ağar, Baydemir’e Diyarbakır’ın çöplerini temizlemesi için belediye başkanı olarak kendi işini yapması gerektiğini söyleyen tek kişidir. Bir kaç gün önce Baydemir Batman’daki barajların ve petrol alanlarının siyasi ve ekonomik getirilerinin paylaşılmasını istedi. Şimdi sadece hükümet değil muhalefet de bazı yeni fikirler ileri sürüyor ve Baydemir’in siyasi manevra alanı öncekine göre daralıyor. Kapatılan Demokrat Parti’nin ve Adalet Partisi’nin halefi olan DYP bölgede hep büyük bir siyasi güç olmuştur. Bölgenin siyasal entegrasyonu Türk Parlamentosun’da her zaman Trakya veya orta Anadolu gibi bazı bölgelerden hep daha güçlü olmuştur. Şimdi bu siyasi parti bölgedeki siyasi alana taliptir ve Kürt taraftarı Demokratik Toplum Partisi (DTP) gerçek bir meydan okuma ile karşı karşıyadır. Bölgede etnik Kürt asıllı partiler kurulmuştur ancak Ağar’ın dediği gibi bu bölge yalnızca Kürt gruplara bırakılmamalıdır. Diğer bir deyişle, bu bölge sadece siyasi amaçlar için değil ülkenin genel bütünlüğü için de önemlidir.

Terörizm konusunda Türk-Amerikan işbrliği yeni bir aşamaya girmektedir. PKK ile mücadele Türk ve Amerikan koordinatörleri Edip Başer ve Joseph Ralston PKK terörizmine karşı ortak harket etmek için yeni bir köprü kurmaktadır. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün birkaç gün önce belirttiği gibi bu yeni kurumların ilan edilmesinden beri Amerikan tarafının PKK ve onun terörist faaliyetleri hakkında Türkiye’nin konumuna yaklaştığına şüphe yoktur. Amerikan karşıtı birliklerin kuzey Irak’a yerleştirilmemesi yönündeki Amerikan kararı Türkiye için hoş bir karardır. Bunun nedeni Türkiye’nin ABD müttefiki olarak kalmaya devam etmesi ve Kürt lider Mesut Barzani’nin güçlerinin hala Amerikanın en sadık müttefiki olmasıdır. Ortak pozisyon; PKK’nın silah bırakması kolay olmayacaktır ancak, en azından PKK bölgeye saldırmaktan ve teröre başvurmaktan kaçınacaktır. Yani, PKK siyasi bir güç olmaya zorlanmaktadır. Türkiye’nin demokratikleşmesinin duraklamayacağını ve bunun DTP gibi Kürt asıllı etnik partiler için de geçerli olduğunu herkes bilmektedir.

Avrupa Komisyonu’nun 8 Kasım’da açıklanacak ilerleme raporu bu nedenle önemlidir. Avrupa Parlamentosu’nda, Türkiye’de Kürt sorunu ve onun geleceği hakkında yapılan son konferans Türkiye’de demokratikleşme sürecinin duraklamasının Kürtler için de çok zor olacağını ortaya koymuştur. Bununla beraber, Türkiye’nin Kürt siyasetçileri kendi konumlarını ve politikalarını gözden geçirmelidir. Gerçekten samimi bir öz eleştiriye acil ihtiyaç vardır. NTV haber kanalında PKK terörizmi ve bölgedeki gelişmeler hakkında bir tartışmada Baydemir’in öyle özgürce konuşması Türkiye’de demokrasinin gerçekten ne kadar geliştiğini göstermektedir. 1990’ların başlarında Kürt siyasetçiler Leyla Zana ve arkadaşları konuşmalarından dolayı hapse konulmuştu. Zamanın ruhu şimdi değişti; Türkiye’de tartışma kültürünün büyük ölçüde geliştiği ortadadır. Türkler’in bu konuda artık tabuları yoktur ve Türkiye hala çok güçlüdür; Mevcut siyasi şartlar altında ülkenin bölünmesi mümkün değildir.

Ağar’ın önemli mesajı bu olabilir. Türk siyasi yelpazesi çok yapılı kalmalı ve güneydoğu Anadolu halkı diğer bölgeler gibi her şansa sahip olmalı. Ağar’ın belirttiği gibi bu bölge PKK terörünün kontrolünde olamaz ve olmamalıdır.

Her siyasi lider büyük cesaretle siyasi kararlar alabilmelidir. Türkiye geçen 25 yılda PKK terörörü ve hatalı politikalar yüzünden çok fazla enerji, para ve insan kaybetti. Ancak mevcut şartlarda herkesin iki kere düşünmesi lazım. Ne Türkiye ne de bölge sorunun başladığı 80’li yılların ilk dönemlerindeki gibidir. Bugün farklı bir dünya var.

PKK’nın mahkum lideri Abdullah Öcalan tutulduğu İmralı adasında yeni, güçlü bir bina yapılmasını istedi. Eğer Öcalan kendi güvenliği için depremlerden korkuyorsa, güneydoğu Anadolu insanı da sadece güvenli evlere değil güvenilir bir sosyal güvenlik sistemi ve siyasi sisteme ihtiyaç duymaktadır. Ağar yaptığı açıklama ile Türkiye’de siyasi bir depremi tetiklemiştir. Fakat bu deprem iyi sonuçlara yol açacaktır; en azından böyle cesaretli bir adım atan Ağar için. Şimdi Türk siyasetinde bütün politikaların bir kez daha gözden geçirilmesi zamanıdır. Birisi bunu başlatmalıydı; Hiç kimse bu bağlamda Ağar’dan daha ikna edici olamazdı.