Basında geçen haberlere göre ;
Başbakan Erdoğan,geçen hafta sonu ‘212 Power Outlet’ isimli bir alışveriş merkezinin açılışını yapmış.Adına bakıp da açılan merkezi Newyork ya da Londra’da bir yerde sanmayın.İstanbul’un tam göbeğinde Bağcılar’da merkezde.
Türkçe’yi katleden bu yaklaşımı bir kenarı koyarak,Başbakan’ın açılış sırasında mahalle bakkalları ile ilgili söylediklerine bir bakalım.Basında geçen şekli ile aynen şöyle;
“Bakkal dükkanı olayı bitti. Ne yapacaklar? Belki marketler, belki süper marketler halinde bunu aşmanın gayreti içinde olacaklar.”
’’Türkiye değişiyor. Bunu artık ister kabul etsinler, ister kabul etmesinler. Gerçekler ortada ve ben küçük esnafımızın bu noktadaki şikayetlerini de biliyorum ama onlar da artık bu gerçeği görecekler. Ne yapacaklar? Bu sorunu sivil toplum örgütleriyle aralarında birleşmek suretiyle aşacaklar. Hayatın gerçeği bu.”
Sorun doğru da, çözüm Başbakan’ın dediği kadar kolay mı ?
Başbakan’ın bu söylemi üzerine, yakın çevremde bu işi yapan Tarık, Ahmet, Hakan ve büfeci Bayram gibi dostlarımın ne sıkıntılar içerisinde olduğunu düşündüm de, Başbakan’ın çözümünün ne kadar hayal mahsulü olduğunu, vatandaşından ve gerçeklerden de ne kadar habersiz olduğunu bir defa daha anladım.
Bunu söyleyen Başbakan;
Sabahın köründen gece geç saatlere kadar ancak bir ekmek parasına ve zoraki ayakta kalmaya çalışan bu kanaatkar insanların küresel sermaye ya da tarikat destekli holding marketleri ile rekabet edebilecek bir market için yeterli kaynağı nereden bulacaklarını ve nasıl ödeyebileceklerini hiç düşündü mü acaba ?
Bir kısım esnafın dayanamayıp artık kapısına kilit vurduğu ve bir kısmının da zoraki dayanmaya çalıştığı bir ortamda, bu insanların birleşip market kurmalarının mümkün olmadığını, böyle bir girişimin onları toplu halde çökertmekten başka bir şeye yaramayacağını Başbakan göremiyor mu dersiniz ?
Başbakan herhalde para ve sermaye bulma işini gemicik alacak ya da mısır ithal ederek köşeyi dönecek kadar kolay zannediyor.
Yazıyı kaleme alırken aklıma hepimizin bildiği,Fransız İhtilali sırasında söylendiği iddia edilen şu pasta yesinler hikayesi geldi.
Halkının, sokaklara dökülüp, “ekmek, ekmek” diye bağırdığını duyan zamanın Kraliçesi Maria Antonietta, balkona çıkıp kalabalığı görünce etrafındakilere sorar:
– “Ne istiyor bunlar?”
– “Ekmek istiyorlar. “ der yanındakiler.
– Kraliçe’de “Ne yani ekmek bulamıyorlarsa onlar da pasta yesinler!” diye verir cevabı.
Bu sözün söylendiğine dair tarihi açıdan somut bir kanıt olmamakla birlikte, Fransız Devrimine anlam kazandırmaya çalışan önemli söylemlerden biridir.
Ben de büfe, bakkal işleten ama bir türlü durumu düzeltemeyen dostlarım Tarık, Hakan, Bayram ve Ahmet’e diyorum ki ;
Bırakın çektiğiniz şu sıkıntı ve eziyeti.
BAKKAL İŞLETEREK PARA KAZANAMIYORSANIZ, NEDEN SÜPERMARKET AÇIP KÖŞEYİ DÖNMÜYORSUNUZ?
Bunu da mı ben düşüneceğim.