Hesap Defteri

Paylaş

Öğretim Üyelerinden Prof.Dr.Eser KARAKAŞ, Prof.Dr.Mehmet ALTAN ve Doç.Dr Şahin ALPAY , Akıl Defteri isimli bir proğram yapıyorlar.

Hangi kanalda mı?
Hangisi olacak, Fetullah’ın çizgisindeki MEHTAP TV’de.

Peki ne konuşuyorlar ?
Sözüm ona, Demokrasinin gelişmesine katkı sağladıkları iddiası ile, doğruluğuna ve yanlışlığına bakmaksızın herhangi bir olayı ya da suç işlediği iddia edilen bir kişiyi gerekçe göstererek Devleti yıpratmak adına ne gerekiyorsa onu konuşuyorlar.

Kısacası görüş açıklamaktan ve eleştiriden öte bir söylemle , nefret uyandıran ve alaycı bir uslüpla başta TSK olmak üzere Devlet’e verip veriştiriyorlar. Proğramlarına destek ve dayanışma adına da özellikle bu doğrultudaki izleyici görüşlerini büyük bir keyifle açıklıyorlar.

Bu öğretim üyeleri, Demokrasi, İnsan Hakkı, Özgürlük ve Hukuk gibi değerlere saygıları gereği, bir türlü Deniz Feneri, iktidar çocuklarının şirketleri, usulsüz krediler, PKK terör örgütü ve yolsuzluklar konularında tek kelime dahi etmiyorlar.

İnandıkları değerler gereği bu konularda hassasiyet gösteren Hocalarımız her nedense bütün proğramlarında mutlaka Devlet’i ve Asker’i masaya yatıracak bir konu bularak, küçümseyen bir uslüpla ve de abartarak ağızlarına geleni hiç çekinmeden konuşmayı ise ihmal etmiyorlar.Hem de ne hukuk ne de insani değerlerin hiçbirine saygı duymaksızın.

Hele konu, Ergenekon ve bu kapsamda tutuklu bulunan kişiler olunca,
alaycı ve çirkin uslüpları ile haklı haksız her şeyi çok rahatlıkla söylüyorlar.Ergenekon aşağı, Ergenekon yukarı…
Üstelik dava sonuçlanıp gerçek ortaya çıkana kadar terör örgütü denmeyecek ve dava içeriği konular basında kullanılmayacak diye çıkan hukuki karara aldırmaksızın.

Demek ki bu koca Akademisyenlerimizin hak, hukuk ve özgürlükler ile demokrasiden anladıkları bu kadar.Kendilerine layık gördüklerini, başkalarına layık görmeyen bencil ve densiz bir yaklaşım. Anlayışlarına göre, herhalde tek taraflı demokrasi ve sadece belli bir kesimin insan hakkı ve hukuku onlar için yeterli.
Ya diğerleri !… Hadi canım sende …Nasılsa onların ümükleri sıkıldı, sesleri çıkacak halleri de kalmadı ya.Boş ver gitsin…

Bir de; bu Öğretim Üyeleri, büyük bir pişkinlikle, demokratik bir yaklaşım içerisinde olduklarını, proğramlarında tüm izleyenlerin görüşlerine yer verdiklerini belirtiyor ve en azından böyle bir izlenim de yaratmaya çalışıyorlar.

Proğramın havasını bozmayacak birkaç küçük istisna dışında, ne yazık ki gerçek hiç de öyle değil.
Aydın kişiler oldukları için, farklı bulsalar bile benim görüşlerime de yer vereceklerini düşünerek, Ergenekon konusunda bazı yanlışlıkların da olabileceğini iki defa bilgisayar ortamında yazarak göndermiş olmama ve iki defa da mesaj çekmeme rağmen, ne görüşlerime yer verdiler, ne de sonradan bir cevap verme nezaketi gösterdiler.

Yaklaşık iki ayı süren bu çabamın karşılıksız kalması, üzüntü ile ifade edeyim ki, mesleğinin doruk noktasına çıkmış bu Akademisyenlerin demokrasi ve insan hakları konusunda, bence samimi olmadıklarını ortaya koymaktadır.

Koşulsuz ve ön yargılı bir hesaplaşma adına yapılan bu özel yayınla, insanları demokrasi ve insan hakları ekseninde kaynaştırmak yerine, ekrandan saçılan kin ve nefret tohumları ile, iddialarının tam aksine insanlar arasında kutuplaşmaya neden olduklarını düşünüyorum.

Evet hocalarım ; benim bildiğim Akademisyen kişiler aldıkları eğitim ve bilimsel yaklaşımları gereği doğruluğu ispat edilmemiş konularda temkinlidir ve de dikkatli konuşurlar. Akademisyen kişilerin bu kadar yanlı, kindar ve tek taraflı bir yayın yapması beni açıkçası rahatsız etmekte ve ürkütmektedir.

Yaptığınız AKIL DEFTERİ proğramının içeriği ve uslübu ile halkı bilinçlendirmekten öte daha başka bir amaca hizmet ettiğini ve proğramınızı HESAP DEFTERİ olarak adlandırmanın daha gerçekçi olacağını düşünmekteyim.

Sayın Hocalar, kısacası ve açıkçası ;
Önem verdiğinizi söylediğiniz ve benim de en az sizin kadar önem verdiğim Demokrasi ve Hukuk bu Ülke’de var olduğu sürece,
İNANIYORUM Kİ …
ZAMAN, SİZİN YAPTIKLARINIZI DA YARGILAYACAKTIR.

Saygılarımla…