Antik parka girdik girmedik, megafonda ki ses Kahrolsun nida larıytla meydanı çınlatmaya başladı.arkadaşlardan izin isteyip sesin geldiği İlhan Koman parkına doğru yürüdüm………..
….Servise yetişmek için bu gün biraz daha erken kalkmam gerekirdi..Beni niye uyandırmadın anne…dediğimde annem, sanki sesiyle birilerini rahatsız edecekmiş gibi yavaş bir tonla birazda ürkek bir şekilde bana; Oğlum inkılap olmuş..Kimseyi yola çıkartmıyorlar. Askerler kimi bulsa alıyorlar.. Bak radyo da söylüyor..Evren Paşa varmış, baban diyor..Sen yat yat..Boş ver..diye fısıldandı..
İyi ki olmuş, geç bile kaldılar, diyerek, yataktan kalkıp pencereye doğru eğildim ve perdeyi açtım…Yol Askerlerle Doluydu.. Toplumun büyük bir bölümü benim gibi düşünüyordu! Aradan çok geçmeden o soruyu kendime. Neden?Arkasından..Nasıl?onun arkasından.Niçin? Ya rabbim bu nasıl bir yanılgıydı? Ben toplumun sorgusuz sualsiz her şeyi kabul eden büyük çoğunluğu gibi düşünüyormuşum da haberim yokmuş!!
Okudukça ve sordukça, sorguladıkça anladım ki; bir yılda ölen 5000 evet beş bin insana rağmen, henüz ihtilalin şartları oluşmadı. Gerektiği kadar daha bekleyeceğiz! Diyen insanların yaptığı bu darbe nasıl olurda haklı olurdu ki?
Kulağımda çınlayan megafonun sesiyle; Bir anda dalıp gittiğimi fark ettim..Evet bu gün daha iyi anlıyorum ve daha iyi görüyorum;ne kadar vahşice yaşanmıştı o yıllar! Keşke öğrenmeseydik; Çatlı ile Karataş’ı görevlendirenlerin aynı odakların olduğunu..Gençleri bir birine kırdıranların aynı çatı altında yaşadığını…Oysa nasılda inandırmışlardı hepimizi….
Disk 12 Eylül 1980 gününün yıl dönümünde yaşanan acı olayların anısına o günü laletleyen bir bildiri okurken ben çektiğim birkaç fotoğrafla Antik parka dönerken, yaşlıca bir bayan bana sordu; evladım ne oluyor orda? !2 Eylüllün yıl dönümüymüş. Onun için gösteri yapıyorlar. Yaşlı teyze biraz düşündü anlarmış gibi yaptı. Sonra oda neymiş ki? Dedi ve gitti.
Masama doğru giderken önümde bir öbek gibi duran gençlere ben sordum bu sefer! Çocuklar ne oluyor orada bilginiz var mı..Ne diyorlar,duydunuz mu? İçlerinden biri; Amca(!) 12 Eylül mü olmuş ne işte öyle diyorlar..Neymiş peki? Birazda garip, garip yüzüme bakarak, Valla biz bilmiyoz be amca(!) diye kesip attılar! Az ilerde benim yaşlarımda bir beye; Siz biliyonuz mu? Bu 12 eylülde neymiş ki?dedim.. Adam şöyle bir bakıp, sesin geldiği yeri işaret ederek bunlar hep konuşur be abi sen takma kafana. Dedi ve gitti!
Evet, dün 12 Eylül 80 nin 28. yıldönümüydü.
Bu Ülke çok şey kaybetti..Okumayan,Sormayan,Sorgulamayan ha birde çabuk unutan Vatandaşlarına güvenip, her şeyi mubah sayan yöneticilerinden!
Bütün gün Sacit hoca, Dayım Ve ben üçlü taş oynamıştık..İncirin altında. O gün incire de okeye de doymuştuk..Bir gün önce ülkemizin her yerinde patlayan bombalar susmuş, Sıkı yönetime rağmen bir türlü yakalanamayan 82 Bin Anarşist(!) yakalanmıştı.
Şartlar artık oluştu diye beklerken, Yüzlerce genç kayboldu. Yüzlercesi işkenceler çekti. Ölenler ve sakat kalanlarda yetmedi! İdamlar bile yetmedi şartları oluşturmak için..
Şartları oluşturmak için Sormayan, Sorgulamayan ve Çabuk Unutan bir nesil lazımdı… Peki, şartları oluşturanlar ne yaptı dersiniz? Cevap yazımın içinde. Merak edenler bir kere daha okusunlar!
Dün 12 eylül dü..Yok yok 11 eylül değil .Onu herkes biliyor..Bu 12 eylül..