Yeni Şafak Hedef Gösteriyor

Paylaş

Yeni Şafak gazetesi, 21 Ağustos tarihli sayısında;

Oğlum Behiç Gürcihan’ın ajandasındaki notlarda ; Hırant DİNK cinayetinin önce Kürşat YILMAZ’a teklif edildiğinin yazılı olduğunu,yapılan bir krokide ise kameraların bile not edildiğini belirterek ve oğlumun fotoğrafını da kullanarak bir haber yaptı.

Behiç’i tanımayan ve ajandayı incelemeyen biri için,haberi okuyunca edineceği kanaat açıkça şu ;

“Adamlar kameraları bile tespit ederek cinayeti çok detaylı planlamışlar ve bu adam da herhalde işin içerisinde.’’Bir de polislerin arasında bir fotoğraf koyup ismini yazdın mı herkesi inandıracak harika bir haber.

Aslında tutulan bu notları inceleyen hele gazeteci olan birinin , işin aslını bilmemesi ve gerçeği anlamaması mümkün değil .

Ancak,haberi hazırlayan muhabir Ertan KILIÇ ve haberin kullanılmasına onay verenlerin amacı zaten işi saptırmak.Fırsattan istifade çıkar odaklarına ve işbirlikçilerine karşı muhalefet yapan birini Ergenekon Çuvalı içerisinde hapsetmek ve katledilmesine ortam hazırlamak..

Yeni Şafak gazetesinin kalleşçe ve dolaylı yaklaşımla verdiği bu haberle yaptığı saldırının , aslında silahlı bir tetikçinin yaptığı saldırıdan hiç farkı yok. Biri açıkça hasmının bedenine ve canına kast ediyor,diğeri ise fikren mücadele etme cesaretini gösteremediği karşıtının beynini ve kimliğini kahpece hedef alıyor.Daha da ötesi, bedeninin de hedef alınması için ,işbirlikçi olduğu çetelere de sinsice adres verip nokta tarifi yapıyor.

Saygıdeğer okuyucular ;

Yeni Şafak gazetesinin bu maksatlı haberine yönelik bir şeyler yazıp yazmama konusunu bir hafta boyunca değerlendirdim.Bu ülkede tüm değerlerin saldırıya uğradığı ve yapılan haksızlıklara karşı herkesin suskun kaldığı bir ortamda gerçeği yazmanın artık ne kıymeti var diye düşündüm.Ayrıca gerçekleri saptırarak,düzmece ve hayali yaklaşımlarla insanlığı katletmeye çalışan ,seviyesiz ve gizli hesabı olan insanları muhatap almayı içime sindiremedim.

Ancak ,bu haberi okuyan insanlarımıza da, doğru bilgiyi vermek zorunluluğunu hissettim. Diyeceksiniz ki kaç kişi okuyacak.Esas olarak bu haberi yapan gazete kanalı ile tekzip etmeniz gerekmez mi ?

Evet çok doğru ama ,soruyorum size ;mağduriyetlere fırsat vermeyecek, eğer bir yanlışlık olursa da hatasını düzeltecek onur ve erdeme sahip bir basın bırakıldı mı bu ülkede? Eğer güçlü ve sırtını bir yerlere dayamış ise,açıkça söylüyorum, ne tekzip,ne tazminat hiçbir sonuç elde etmeniz mümkün değil bu ortamda.Sizin kendinizi dahi ifade etmenize fırsat verilmez iken,onların birileri adına her şeyi istedikleri gibi yazıp ,söyleme ve geniş kitleleri yönlendirme imkanına sahip olmaları en büyük güvenceleri ve güçleri değil mi ?

Neyse bu uzun yakınmadan sonra gelelim,Yeni Şafak gazetesinin zorlama ve düzmece bir değerlendirme ile yaptığı haberdeki bilgilerin doğrusuna ve esasına :

Oğlum Behiç, ülke sorunlarına duyarlı ve sorumlu bir insandır.Geçmişte gazete köşelerinde şu anda ise kendi internet sitesinde( Acik istihbarat) yazı yazan ve kitap çalışmaları yapan araştırmacı bir yazardır.Bu krokileri de olay sonrası tesadüfen bizim de yanında olduğumuz aile ortamında çizmiş ve hatta ihtimaller üzerinde bizimle de fikir yürütmüştür.

Cinayetin işlendiği çevrede olduğu söylenen kameraların konumuna göre failin çok yönlü tespit edilebileceğini düşünmüş,açık kaynaklarda geçen bilgileri not etmiş,sorumlu bir insan olarak kendine göre de bir değerlendirme yapmıştır.Hatta bu konuda polisin bazı noktaları gözden kaçırma ihtimaline yönelik olarak da sitesinde yazılar yazmıştır.

Yeni Şafak denen gazetenin sanki oğlum Behiç olayın içerisinde ve yeni bir şey bulmuş gibi verdiği haberin esası budur.

Yeni Şafak gazetesine soruyorum ;

Eğer o ajanda da , ABD’de vurulan ikiz kulelerin krokisi ya da fotoğrafı ve olayla ilgili bazı notlar çıksa idi, onu da mı böyle bir haber yapacaktınız ? Adım gibi eminim,stratejik ortağınız ABD’ne yaranma adına rahatlıkla onu da böyle bir haber yapar ve bu işin planlayıcılarının da Türk olduğunu ilan ederdiniz .

Sizin bu mantığınızı biz de aynen size karşı uygular ve size çamur atmaya kalkarsak, ben de iddia ediyorum ki ,bu haberi yapmak için kullandığınız notlar ,sizin de cinayet üzerinde Behiç’in yaptığından daha ciddi ve tehlikeli çalışmalar yaptığınızı göstermektedir.

Yok ya bizimle nasıl ilgi kurabilirsiniz diyorsanız, o zaman size soruyorum ;

Oğlumla nasıl ilgi kurabiliyorsunuz ? Onunla ne ilgisi var ?

Eğer gerçekten gazeteci ve hakikaten de gazete yayınlıyor iseniz,ajandayı incelediğinizde olay sonrasında yapılan bir değerlendirme olduğu çok açıkça anlaşılan bir konu da böyle saptırılmış bir haber yapmanızın ve insanları yanıltmanızın gerçek amacı nedir?

Fotoğrafını da vererek yaptığınız bu kasıtlı haberinizle hedef haline getirdiğiniz oğluma herhangi bir şey olduğu taktirde,hesabını nasıl vereceksiniz ?

Olayla hiçbir ilgisi olmayan bir insanı, bu şekilde gösterebilme ve bunun da densiz ve küstah bir şekilde gazete de yayınlanma cesaretini nereden alıyorsunuz ? Size insan haklarını ayaklar altına alma yetkisini hangi gizli güç vermektedir ?

Bizlerin de üzüldüğü acı bir olay karşısında,bırakın toplumu en azından DİNK ailesine karşı oğlumu böyle şaibeli bir duruma sokmayı insanlık adına nasıl izah

edebilirsiniz ?

Buradan DİNK ailesine de seslenmek ihtiyacını duyuyorum ;

Bu gazetede yapılan haberle acınızın bir defa daha deşildiğine inanıyorum ve sizlerin bu şekilde ruhen rahatsız edilmesine de insanlık adına üzülüyorum.Ancak inanın bu notlar, gazeteci oğlumun,melun saldırı sonrası olayın açıklığa çıkması adına,olay sonrası tuttuğu notlardan başka bir şey değildir.

Eğer bu konuda şüpheleriniz olursa, tutulan notların ne olduğu konusunda oğlumun sizlere bilgi vereceğine bir anne ve baba olarak adımız gibi eminiz.Sizlerin acısı üzerinden ortalığı karıştıran ve sizleri de fikren ve ruhen taciz eden bu sorumsuz yaklaşımları da ailece kınadığımızı ve çaresizliğe üzüldüğümüzü açıkça ifade etmek istiyoruz .

Son sözler olarak kısaca ifade edecek olursam ;

İnsan hakları maskesi takmış sahte demokratlar tarafından ayaklar altına alınan kişisel hak ve özgürlüklerimizi korumakla sorumlu kurumlarımızın bu konudaki duyarsızlığı ya da yetersizliği ,bizlerin kurumlara olan güven duygularını sarstığı gibi özellikle basın dünyası içerisinde yuvalanmış eli kalem tutan bu sinsi uşak ve saldırganları da her geçen gün daha fazla cesaretlendirmektedir.

Devam eden bu asılsız yaklaşımların ,karşıtlarını hedef göstermek ve bir şekilde susturmak için gizli bir güç tarafından yürütüldüğüne ve bu duyarsızlık devam ederse ileri aşamada bu gizli gücün saldırganlığının cana yönelik tehdit ve eylem boyutuna da dönüşeceğine inanıyorum.

Özellikle basın kanalı ile insan haklarını ayaklar altına alarak yürütülen bu hayasız gelişmelerden , bireysel olarak değil ama vatandaşlarının hak ve özgürlüğünü garanti altına almak zorunda olan Devlet’imin Yüce Kurumları adına endişe ediyorum.

Kalın sağlıcakla .Saygılarımla