TARİKAT FİDANLIKLARI

Paylaş

Yeni Eğitim ve Öğretim yılı kayıtları başlar başlamaz,özellikle üniversiteli gençlerimizin kalacakları yurt ve yer sorunu her yıl olduğu gibi tekrar gündeme oturmaktadır.

Haberlerden anlaşıldığına göre;geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da,üniversitelerimizde okuyan öğrencilerin çok az bir kısmı Yurt-Kur’a bağlı Devlet yurtlarından istifade edebilecek.Diğerleri ise açıkta.Yakın çevremizdeki dostlarımızın çocukları ile ilgili duyduklarımız da bu durumu doğrulamaktadır.

Elbette ailesinin yaşadıkları ilde okuyabilen bir kısım şanslı öğrencinin böyle bir sorunu yok.İmkanı olan bir kısım öğrenci de ev kiralama şansına sahip.

Ancak,bunların dışında kalan büyük bir öğrenci kitlesinin içine düştüğü çaresizlik, bu ülkenin geleceğini şekillendirmek isteyen tarikat ağırlıklı bir kesim için senelerdir çok güzel bir taban genişletme ortamı yaratmakta ve amaçlarına ulaşmayı da kolaylaştırmaktadır.

Bilerek ve isteyerek bu yurtları tercih edenleri,yani zaten tarikatın bir şekilde parçası olanları elbette yazımın konusu dışında tutmamız gerekir.

Ancak sıradan bir veli ve öğrenciye,üniversite önlerinde ya da toplu ulaşım merkezlerinde çaresiz olduğu bir zamanda ve kendini de yabancı hissettiği bir ortamda, dertlerine çare bulma maksadı ile yanaşmak ve ilk teması kurmak TARİKAT AVCILARI için çok güzel ve çok da kolay bir fırsat yaratmaktadır.

Bir kısım veli ve öğrenci bu oyunu anlasa bile çaresiz kaldıkları için ,bir kısmı olayın farkına varamadıkları için,ancak özellikle bir kısım veli de çıkarına uygun geldiği için bu şekilde TARİKAT AVCILARI’ nın kapanına ya da ocağına düşmektedir.

Sonrası mı, sonrası malum.

Türkiye’nin geleceği, Cumhuriyet karşıtı Tarikatçı’ların elinde şekillenmeye devam etmektedir.

Bazı sermaye grupları ile olan ilişkileri ve özellikle yurt dışı irtibatları nedense bir türlü ortaya çıkarılamayan ve her geçen gün güçlenen bu tarikatlar, her geçen gün yurt kapasitelerini ve imkanlarını da arttırmakta,Konya’da çöken Kuran Kursu örneğinde gördüğümüz gibi ülkenin her köşesinde artık yaz kampları bile açmaktadırlar.

Böyle çok açık oynanan ve artarak cesaretle devam eden bir manzara karşısında,Demokrasi ve Cumhuriyet sahipleri tarafından ne yapıldığı ya da ne yapılmadığı düşünüldüğünde ,insan gerçekten tereddütte kalıyor ve kendi kendine soruyor;

-Devletin yurt sorununu çözmesi çok mu zor ? Bu ülkede tarikatlar, Devlet’ten,Atatürk’çü geçinen derneklerden , Odalardan,Borsalardan,Üniversite’lerden, seçkin iş adamlarından ve hatta Oyak’tan daha mı güçlüler ?

-Tarikatçı yurtlar para kazanıyor da, gençlerin yurtları için biz yatırım yaparsak kazanamaz mıyız ? Çok kar mı etmeyiz ? Oysa en karlı yatırım gençliğe ve eğitime yapılan yatırım değil mi ?

-Tarikatçılar ülke gençlerini bizlerden daha mı çok seviyorlar ve ülkenin geleceğini bizlerden daha mı fazla düşünüyorlar ?

Akla gelen birçok soru .Ya cevabı;cevap verecek halim de yok,işi çözecek gücüm de yok.

Ama sonuç; hem bireysel olarak,hem toplum olarak,hem de gençliğe emanet edilmiş koca bir Cumhuriyet olarak yurt sorununu dahi çözememiş acizlik kokan bir tablo.

Suç olmayacak ise bari şunu da söyleyeyim.

Acaba bu tablo ;tarikatlar öğrenciler üzerinde rahat çalışsın diye kasten yarattığımız bir tablo mu ?