Yaşadığımız sel felaketlerinden geriye, çeltik ekimi için telaş içinde çalışan çiftçilerimizin sabırsız bekleyişleri kaldı. Özellikle sel felaketinden en çok etkilenen İpsala ovasındaki ölü saha mevkileri ile Y.Karpuzlu ovasının tamamında; aradan geçen bir buçuk ay zamana rağmen çekilmeyen sular, yaşanan felaketi insanlarımıza unutturdu..!
Daha dün eyvah evimizi barkımızı sel alıp gidecek, ana asfaltı (uluslararası yolu), ana sulama kanallarını (beton ) yıkın, sulardan kurtulalım; diyenler, bu gün, millet çeltik ekmeye başladı bizler çok geç kalıyoruz diyorlar…
Bir yandan DSİ bütün hızıyla Meriç Nehri kıyısında oluşan sel yargınlarını kapamaya çalışırken öte yandan İpsalalı, Yenikarpuzlulu çiftçiler kendi imkânları ile kurdukları pompalarla suları tarlalarından çekiyorlar. Özellikle Y.Karpuzlu baraj altı denilen mevkiden, Koyuntepe altındaki Telmata sahasına kadar olan arazilerin tamamında çekilmeyen sular, yaşanan sel felaketinin büyüklüğünün bir göstergesi gibi durdukça, insanlarımızın hafızaları sanki zayıflıyor!
Çok değil, bundan on yıl önce, haziran ayının ilk yarısına kadar çeltik ekildiğini,kasım sonunda harman yapıldığını unutan insanlarımızın,doğanın karşısındaki çaresizliklerinin bedelini, birilerinden çıkartma uğraşılarını hayret ve ibret ile izliyorum…! Yaşama hırslarından ve çevrelerinden (!) aldıkları güçle,her şeye hükmedeceklerini zanneden zavallıların,ömür denen zamanla kısıtlı hayatlarının;Kendini belirli zamanlarda insanoğluna hatırlatarak dünyaya hükmeden doğanın karşısında çaresiz ve seçeneksiz olduğunu hatırlamaları insanoğlu için çok önemlidir!!
Bence ilimizde daha önce hiç yaşanmamış büyüklükte ardarda yaşanan kış ve yaz taşkınlarını belki de yüz yıl bir daha hiç yaşanmayacağız. Ama geriye dönük bu konudaki istatistikî bilgilere bakılır ise, yaşadığımız doğal felaketlerin birbirine çok yakın hadiseler olduğunu görürsünüz! En son yıllarca önce ilimizde yaşanan en geç “gizli don” hadisesinin 25 mayıs olduğunu unutanlar; evvelki yıl 24 mayıs tarihinde yaşadığımız “gizli don” ile hatırlamış oldular!! 1984 yılında yaşanan sel felaketinden sonra telaş ile çeltik tarlalarını hazırlayanlar, 1985 yılındaki büyük kuraklıkta çok kötü etkilenmiş ve yıllarca ekonomik durumlarını düzeltememişlerdi….
Cenabı Allah asla bir daha böyle felaketlerle bizleri karşı karşıya bırakmasın. Ama doğa her zaman kendini unutanlara zamanı gelince kendini hatırlatır! Teknolojinin en son ürünü makine parklarının çaresiz kaldığı, insan gücünün yetmediği öyle çok olay yaşanıyor ki dünyada… Yeter ki insan görmek istesin!
Elbette mal canın yongasıdır..Unutulmaması gerekende zaten budur! Yonga için canınızı sıkmayın…… Daha önünüzde dolu dolu bir ay var, nasipse bir karış boş yer kalmaz her yer çeltik ekilir.
Yok nasip değilse; 25 mayısa da neredeyse bir ay var…