Ben bildim bileli bizim evde, Rahmetli babam,Anacığın, Ablam Beş vakit Namaz kılıp Kuran okurlar..Her Yıl Allaha şükür Orucumuzu tutar ve Kurbanımızı keseriz.(Hemde kendi bahçemizde kardeşimle beraber!)Zekat’a karşılık gelecek malımız varsa Zekatımızı öderiz.Babacığım Hac’a gitmeyi çok istemesine rağmen ona bu farz nasip olmadı.İnşallah iyi bir arkadaş bulabilirsek Anacığımı Hac’a göndermek istiyoruz..Evimizde her yıl Bir kaç kez Hatim ve Hatim duası yapılır, en az bir kez de ölmüşlerimiz için Kuran okutulur..Yani bizim evimizde; Kuran’ın emrettiği Müslümanlık, hiç kimseden hiçbir baskı görmeden özgürce yaşanıyor….İbadetimizi dileyen dilediği kadar yerine getiriyor..
Bu yaşıma gelene kadar, Ülkemin birçok yerinde dilediğim an camiye gittim, Abdest aldım. Hiç kimse cıkıpta bana sen ne yapıyorsun demedi. Oturduğum her sofraya Bismillah ile oturdum, girdiğim her kapıdan Allahın selamını verip girdim ve geri aldım. Ruhumun en sıkıldığı anda bulunduğum yere bakmaksızın;” Yürekten Allahımdan sabır diledim.”Beni hiç kimse kınamadı, Yadırgamadı ve bana hakaret etmedi..
Yaşadığım yer; camiye gideninde, meyhaneye gideninde “Yaradan’dan ötürü yaratılanlarca sevildiği” hoş görünün ve insan sevgisinin en üst düzeyde yaşadığı bir Coğrafya;TÜRKİYE!!!! Üzerinde Yaşamaktan büyük mutluluk duyduğum ve bunu Kanımın her zerresinde hissettiğim Türkiyem…
Peki, ülkemizde sadece azınlıklar değil, Müslüman çoğunlukta ibadet yapmakla ilgili sıkıntı çekiyor. Diyen Dış İşleri Bakanımız Sayın Babacan, bizim bilmediğimiz hangi sıkıntılardan bahsediyor..70 yaşındaki Anamın görmediği ama genç bakanın görüp bizi dünyaya şikayet ettiği sıkıntıların; kim yada kimler tarafından çekildiğini bilmek hepimizin hakkı.
Atatürk Türkiye’sinde; dini vecibelerini yerine getiremeyenlerin sözcüsü Sayın; Babacan, Ya T.C. Devletinin Dış İşleri Bakanı olduğunu unuttu yada Lavrıns Müslümanlarınla bizi ve de kendisini karıştırdı..
Önemli Not: Bu yazı 5 gün önce yazılmış olup yayını bugüne sarkmıştır!!