Yaşam Koçu 6 ( Bilmek+Kabul etmek)

Bilgide sadece “ bilmek ya da bilmemek” söz konusudur. Oysa inançta BİLMEK+KABUL ETMEK söz konusudur. Ankara’nın TC’nin bilirsiniz veya bilmezsiniz. Buna inanmanız veya inanmamanız söz konusu olamaz. İnsanların bilmediklerinin bildiklerinden fazla olmasından dolayı inançlarının sayısının bilgilerinden fazla olacağı düşünülebilinir. İnsanlar hayatlarının yaşanmış (geçmiş) kısmı hakkında bilgiye sahiptir. Ancak yaşanacaklar (gelecek) hakkında bilgisi olmadığı için tahmin […]

Devamını Oku

Yaşam Koçu 7 (Amaçlı Yaşamak)

Şirketlerde “amaca göre yönetim” diye bir kavram vardır. Bu şu demektir şirketin, ürün geliştirme, pazarlama, üretim gibi faaliyetlerinin amaca ve arz talebe göre yenilemesi. Gerekliliği tabi ki şart yoksa yarışta geri kalır. Bilgi sayar kullanıcıları bilir her 6 ayda yenilenen sisteme ayak uyduramayanlar geri kalır. Diğer şirketler için de hemen, hemen aynısıdır. Yenilikleri takip etmek […]

Devamını Oku

Yaşam Koçu 5 ( Amaç )

Hırsın ve motivasyonun kaynağıdır. Etkin davranış veya iş yapıldığı zaman hedefe yaklaştıran faaliyettir. Bir amacı olan ve amacı için her gün bir şeyler yapan, amacını gerçekleştirmenin teminatına sahipmiş gibi davranır. Otokontrol gücünü arttırır. Kendi yaşamını yönetme duygusu verir. Örneğin zengin olmak isteğini söylemek iyi bir amaç, ama bu sizin beyninize çok şey söylemez. Niçin zengin […]

Devamını Oku

Yaşam Koçu 4 = Sınır, Beceri, Duygu, Değer ve Alışkanlıkları tanıyalım

Aselsan personelinin sloganı şudur: “ Biz zor olanı hemen yaparız, İmkansız ise biraz zaman alır!” Bu sözden yola çıkarak, amaçlarınızla aranızdaki sınırlar neler? a- Fiziksel sınırlar b- Ekonomik sınırlar c- Kültürel sınırlar Tümünden güçlü olan inançlarımızın getirdiği sınırlamalardır. Mesela başarıya ulaşmanızı engelleyecek sınırlayıcı inançlarınız. Belki başarılı insanların kötü kalpli olduğuna inanıyorsunuzdur. Hayatımızda sınırlayıcı özel inançlarımızı […]

Devamını Oku

Yaşam koçu = 3 (İlk Adım)

Başarıya götürecek iki ana temel vardır; birincisi başarıyı hazırlamak, ikincisi ise başarıyı uygulamak. Kişi ilk önce kendisi başarıya hazır hale gelir, sonra başarıyı gerçekleştirir. Başarıya hazırlanma aşamasında kişi potansiyelini tanır, amacı belirler ve planlama yapar. Başarının gerçekleşmesi aşamasında ise eyleme geçilir. Bunu şematik olarak aşağıda veriyorum. Amaç Plan Eylem Süreç Sonuç Yukarıdaki mekanizma doğru çalıştılılması […]

Devamını Oku

Yaşam koçu = 2 Aktif Pasif

Başarının gerçek ölçüsü yaşadığı hayattan memnun olmaktır. Bu bölümde başarının, öğrenilebilinir mi? Yoksa “ KADER ya da DOĞUŞTAN” gelen yeteneklerin devamı mı olduğunu anlayalım. Yeteri kadar azimli, kararlı inançlı bir insan amacını nasıl gerçekleştirir. Şunu unutmayalım ki hiçbir şey tesadüflere bağlı bir sonuç değildir. Hayatımızda bazı kalıtsal etkenler bizi yönlendirebilir, ama asla şekillendiremez Kalıtsal aileden […]

Devamını Oku

Yaşam koçu= 1 AKTİF ve PASİF güçler

Her insanın Aktif ve Pasif potansiyel gücü vardır. Kullanılmayan pasif potansiyeli keşfedip açığa çıkarırsanız, yapabileceklerinizin sınırını, yaptıklarınızın sınırını belirler. Her insanın fiziksel, zihinsel ve ekonomik kaynakları vardır. İnsanlar arasında ki en önemli fark bunu kullanılabilmektir. İnsanın potansiyeline motor dersek, bu motorun çalışması içinde gerekli olanlar. Hızlı okuma, güzel konuşma, hızlı ve doğru karar verme, yaratıcılık, […]

Devamını Oku

Kadınlara

Bizi biz yapma yolunda, yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar kadınlarımızın DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ kutlarım. 8 Mart 1857 tarihinde. Amerikanın New York şehrinde 40 bin dokuma işçisinin, insanca çalışma koşulları istemiyle greve başlamaları. Ancak polis bu grevcilere saldırmış ve çıkan yangında 129 kadın işçi can vermiştir… 1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag ikinci internosyenele bağlı kadınlar […]

Devamını Oku

Dokuz Köşeden!

Ben senin bakamadığın 9 köşeden bakıyorum hayata… Senin bu köşelere uğrama ihtimalin beklide koskoca bir sıfır. Ben pembe kundakta büyümekte olan bir kız çocuğu olarak hayata önce pembe, pembe kadın olarak bakıyorum. Zaman, zaman bir ailenin kız evladı… sonra yuvayı yapan dişi kuş olarak… sonra önüne vaz geçemediğim içgüdülerimden dolayı bir anne olarak, saygın bir […]

Devamını Oku

DOSTLUK

Saate bakmaksızın kapısını çalabileceğin, Bir dostu olabilmeli insanın!… “ NEREDEN ÇIKTIN BU VAKİTTE” dememeli, Bir gece yarısı yataktan fırladığında, “ GÖZÜNÜN DİLİNİ” okumalı… Dinlemeli sormadan; söylemeden anlamalı. Arka bahçede varlığını sezdirmeden, Mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi, Köklenmeli hayatında…. Sen, her zaman onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip, Müşfik gövdesine yaslanabilmeli. Kovuklarına saklanabilirsin, Kucaklamalı […]

Devamını Oku

Her Şey Tek Tip

Havalar güzel gidiyor. Bizim buralarda, iki üç haftadır kardelenler çiçek açtı. Kardelen denince aklımda öyle kardelenler var ki… Onlar Türkiye genelinde açıyor. Okuma yazma adına güzel bir girişim. Malum karne zamanı, ben alışıla gelmiş öğütlerde bulunmayacağım. Üzgünüm… Çevremde tanıdıklarım da ana baba olarak bu karne sevincini yaşadı. İlköğretim notlarının hepsi 4 ile 5 olanlarının annelerinin […]

Devamını Oku

Agos

Agos, Türkçede kullanılan bir Anadolu terimi. Anlamı sabanın toprakta açtığı ark (AGOS) Medeni cesaretiyle doğrusuna inanan, dünyanın tanıdığı sayılı yazarlardan biriydi… Hrant DİNK (Fırat) Hayata gözlerini 15-09-1954 te Manisa’da açmıştı. Sivaslı anne ve babanın maddi açıdan geçim derdi ile geldikleri İstanbul’da, birde geçimsizlik eklenince aile boşanmak zorunda kalmış. Gedikpaşa’daki Ermeni yetimhanesinde yaşama devam eden 3 […]

Devamını Oku

Çivilerin İzi

Bugünkü yazıma devamlı anlattığım çivi hikayemi ekleyeyim, son günlerde gene anlatma şansım oldu. Hiç yazmayı denememiştim. Onu, bu sefer sizler için yazmayı düşündüm. Bir zamanlar oldukça kırıcı karaktere sahip bir çocuk varmış. Bir gün babası çocuğuna bir çuval dolusu çivi vererek, her sinirlendiğinde ya da birisiyle münakaşa etmek durumuna geldiğinde bahçe kapısına bir çivi çakmasını […]

Devamını Oku

Yazmaya İhtiyaç Gördüğümden

Bu yazılarımı yazarken hep düşünmüşümdür, yazdıklarımın okuyanlara neler düşündürebileceğini. Bir yazı, yazmanın en güzel tarafı okuyucusunun kim olacağını bilmemek? Yazı yazmak etkisi sonsuzlukta bitecek bir olay zincirini başlatmak gibi geliyor bana. Kimlerin, hangi koşullarda, niçin ve nasıl bu yazıyı okuyacaklarını bilmemek ayrı bir heyecan katıyor. İnsan bazen bu boşlukları hayal gücüyle doldurabiliyor. İnsanların ve insanlığın […]

Devamını Oku

Bu Hayal Gerçekleşmesin !…

Şu birkaç günlük tatilde oturmuş, tembel, tembel etrafı seyrederken… Uzun zamandır yağmurların yağmadığını anımsadım. Ne zamana kadar bu böyle devam eder acaba. Cevre kirliliğine bağlı olarak, küresel ısınmanın açacağı tahribatı ve olabilecekleri düşünmeden edemedim. Hayalimde 30 yıl sonrasını canlandırıyorum. 5o yaşlarında bir bayanın torunuyla yaptığı konuşma, aklımda hecelere kavuşuyor… Senaryomdaki kişi yeterince su içemediğinden böbrek […]

Devamını Oku

Yeni Yıla, Girerken…

Selam, bugünkü yazım sizleri biraz olsun stresten uzaklaştırmaya yardımcı olursa ne mutlu bana. Malum önümüzde yılbaşı ve bayram tatili var. Bu tatilde bir kaçımız kendi özel taşıtlarıyla seyahat edecek, güzel!… Çok güzel. Neden tatil hakikatten tatil olmaktan çıkıyor, bunu irdelemeye çalışacağım. Adı üstünde tatile çıkıyoruz, o halde biz tatildeyiz bunun için zamanımız bol tembellik yapacağız. […]

Devamını Oku

Yaşama Sanatı

Birçok insan matematiğin yasalarını bilir. Güzel sanatların da birçoğunda beceri sahibidir. Fakat çoğu insan yaşamı yöneten yasalarla, yaşama sanatı denilen o güç sanat hakkında az şey bilirler. Bir insan bir uçak yapabilir ve hatta bununla dünyayı baştanbaşa dolaşabilir. Fakat nasıl mutlu, başarılı ve memnun olacağının; o basit sanatın tamamıyla cahilidir. Sanatları öğrenirken, listenin en başına […]

Devamını Oku

Öğretmen Doğan Güneşe Benzer, Etrafını Aydınlatarak Karanlıklara Meydan Okur

29 Ekim 1923te kurulan Cumhuriyetimizin, getirdiği yeniliklerden biri de 1 Kasım 1928’de alınan 1353 sayılı kararla Arap alfabesi yerine Latin alfabesi kabul olmuştur. 24 Kasım 1928 de açılan Milli Mekteplerde, yaşlı, genç, kadın, çocuk her kese okuma yazma ve ATATÜRK Başöğretmen unvanını aldığı gündür. Bu günün öğretmenlerine 1981den bu yana öğretmenler günü olarak anımsamaktayız. İnsanoğlu […]

Devamını Oku