Bütçem Açık Veriyor

Her yıl yinelenen sahne yine sahneleniyor bu günlerde. Hükümetimiz bütçeyi yapıyor. Hükümetlerin bütçe yapması bizim de bütçemizi bir kez daha yapmamıza neden oluyor. Özellikle bu hükümet zamanında bütçesini ayarlayabilene aşkolsun. Hükümetimiz yıllar önce babalarımızın alınteri ile yapılan tesisleri ucuz-pahalı pazarlıyor (!). Ya biz neyi satalım ? Babalarımızın durumu da bizden hallice değildi ki. Kaldı ki […]

Devamını Oku

Cumhuriyeti Yaşatmak

Eskinin “bir bilen” olarak seçimlere girdiği 1991 seçimlerini çok iyi anımsıyorum; ”Konuşan Türkiye” istemişti. Çok şükür (!) artık konuşan bir toplum olduk. Saat gecenin bir vakti.. Adam sarhoş. Dalıyor mahalleye, patlatıyor narayı. “Dur yahu, herkesi uyandıracaksın” diyorsunuz. Yanıt harika: “Demokrasi var abi!” Adam otomobilini kaldırıma park ediyor. Tam evinizin girişinin önüne. Hem yayaların geçişini, hem […]

Devamını Oku

“BİLGİ PANAYIRI”

“BİLGİ PANAYIRI” 14-15-16 Ekim günleri benim ve yöremiz yurttaşları açısından bir “Bilgi Panayırı” oldu. Bu terimi kim söyledi bilmiyorum ama bir konuşmacıdan kulağımda kaldığını anımsıyorum. “Planlı Dönemde Trakya’da Sanayileşme ve Çevre Sempozyumu”nu düzenleyen TMMOB Makine Mühendisleri Odası Edirne Şubesi’ne sadece Trakya değil; Marmara Bölgesi, Türkiye ve komşularımız Yunanistan ile Bulgaristan’da teşekkür etmeli. Çünkü konu hepsini […]

Devamını Oku

Değişen Bir Şey Mi Oldu ?

AB konusunda ne yazılabilir ki ? Geçen yıl bugünlerde değişik yazyın organlarında yayımlanan yazıma eklenecek bir şey olmadı ki ? bU YAZI Yerelde Uzunköprü-Keşan ve Genelde bia.net”de yayımlandı. Ben de BİA”dan aynısını indirdim. Avrupa Birliği Yolunda Bence, AB”ye evet. İstediğimiz birçok güvenceye kavuşma ve “yurttaş” olmak bilincimizi geliştirme olanağı bulacaksak neden AB ülkesi olmayalım? Daha […]

Devamını Oku

Yoldan Güzel Geçmek

YOLDAN GÜZEL GEÇMEK “Tomurcuk derdinde olmayan, odundur.” Bu sözü kim söyledi bilmiyorum. Haziran ayındaki Semiha Şakir Vakfı eğitim çalışması sırasında Menzilahir Toplum Merkezi binasındaki görevlinin panosunda görmüştüm. Tam da Toplum Merkezinde yapılan çalışmaların özetiydi. Bu gibi yerlerde yapılan çalışmalar gerçekten de tomurcuk derdinde olanların çalışmalarıydı. Geçen hafta ilgili yere yaptığım ziyarette yine bir çok çalışma […]

Devamını Oku

Televizyon Şehidi

Yazı: Can Dündar Kaynak: www.milliyet.com.tr “İlk televizyon şehidimiz”i verdik. “Şehit”tir; çünkü dağda nöbet tutan asker kadar ağır bir iş yaptı. “Şöhret çağının Ata Türk”ü”, kitleleri oyalamak misyonuyla ekranda doğdu. Orada kısa ama renkli bir ömür sürdü. Nöbette değilse de görevini hakkıyla yapmış olarak öldü. Al bayrağa sarılarak gömüldü. Bütün katiller gibi, onun cenazesine de geldi […]

Devamını Oku

Gönüllü olmak istemez misiniz ?

Bir kaç haftalığına ayrıldığım Edirne’ye dönüşümde Kent Konseyinin de içinde bulunduğu bir organize olduğunu duydum. Sayın valinin girişimiyle bir vakfın (Semiha Şakir Vakfı) teknik donanımlı aracı kente gelmişti. Sosyal ve ekonomik yönden geri bırakılmış (veya kalmış) mahallelerde eğitim çalışması yapılması planlanmış. Çok iyi niyetle başlatılan bu projede elbette ilk anda aksamaların olması kaçınılmazdır. Çünkü anladığım […]

Devamını Oku

Faşizmi tanımak

Kapılmış gidiyor bahtının rüzgarına… Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkide başlar” diyordu Ingeborg Bachmann “Malina”da. Sonra Umberto Eco, 90’larda yazdığı bir yazıda, insanların faşizmin hala Nazi üniforması giyeceğini beklediklerini söylüyordu; faşizmin artık kılık değiştirdiğini anlatıyordu. Zaten daha birkaç yıl önce değil miydi? […]

Devamını Oku

FAŞİZMİ TANIMAK…

Kapılmış gidiyor bahtının rüzgarına… Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkide başlar” diyordu Ingeborg Bachmann “Malina”da. Sonra Umberto Eco, 90’larda yazdığı bir yazıda, insanların faşizmin hala Nazi üniforması giyeceğini beklediklerini söylüyordu; faşizmin artık kılık değiştirdiğini anlatıyordu. Zaten daha birkaç yıl önce değil miydi? […]

Devamını Oku

İNSANLIK TARİHİNİN İLK ÖĞRETMENLERİ

İNSANLIK TARİHİNİN İLK ÖĞRETMENLERİ Okulların açıldığı şu ilk günlerde abece dergisinde bir yazı aklıma geldi. Saygıdeğer bilim insanı Muazzez İlmiye ÇIĞ bir yazısında öğretmenlik mesleğinin ilklerini anlatmıştı. Tarihin ilk öğretmenleri Sümerlerdendi. Bu öğretmenler sadece bugünkü gibi hazır bilgiyi öğretmemişlerdi. Dillerine uygun yazıyı bulmuşlar ve bu yazıyı öğretmek için okullar açmışlardı. Bu okullarda tarihin ilk bilgilerini […]

Devamını Oku

ZEHİRLİ MADDELER KULLANMADAN EVDE TEMİZLİK

ZEHİRLİ MADDELER KULLANMADAN EVDE TEMİZLİK (Aşağıdaki yazı BUĞDAY dergisinden alınmıştır. Buğday dergisi doğanın ve özellikle besinlerin kirlenmesine karşı mücadele eden bir dergidir. Bunun için teknolojik olarak yeni olan ve tüketimi körükleyen ancak insanların ve doğanın zehirlenmesine sebep olan tüketim maddeleri yerime her zaman doğal olan ve doğayı, insanı zehirlemeyen ürünleri ve araçları okuyucularına öneren bir […]

Devamını Oku

İnsalık tarihini ilk öğretmenleri

İNSANLIK TARİHİNİN İLK ÖĞRETMENLERİ Okulların açıldığı şu ilk günlerde abece dergisinde bir yazı aklıma geldi. Saygıdeğer bilim insanı Muazzez İlmiye ÇIĞ bir yazısında öğretmenlik mesleğinin ilklerini anlatmıştı. Tarihin ilk öğretmenleri Sümerlerdendi. Bu öğretmenler sadece bugünkü gibi hazır bilgiyi öğretmemişlerdi. Dillerine uygun yazıyı bulmuşlar ve bu yazıyı öğretmek için okullar açmışlardı. Bu okullarda tarihin ilk bilgilerini […]

Devamını Oku

GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN YURTTAŞLAR

Bir suyun akması telaşında geçen zamanda, günlük kent yaşamının içinde yok olacağımızı, yok olduğumuzu hissedebiliyor muyuz ? Arkamıza bakamadığımızı, önümüze bakıp da göremediğimizi fark edebiliyor muyuz ? Üzerimizde ölü toprağı serpildiğini, uyuştuğumuzu fark edebiliyor muyuz ? Kocaman olan kentlerde tek olmanın güçsüzlüğünü yaşamıyor muyuz ? Üretmek, birlikte olmak, bilgilenmek ve ilgilenmek, varolmanın en kaçınılmaz koşuludur […]

Devamını Oku

Gönüllü çalışan yurttaşlar

Bir suyun akması telaşında geçen zamanda, günlük kent yaşamının içinde yok olacağımızı, yok olduğumuzu hissedebiliyor muyuz ? Arkamıza bakamadığımızı, önümüze bakıp da göremediğimizi fark edebiliyor muyuz ? Üzerimizde ölü toprağı serpildiğini, uyuştuğumuzu fark edebiliyor muyuz ? Kocaman olan kentlerde tek olmanın güçsüzlüğünü yaşamıyor muyuz ? Üretmek, birlikte olmak, bilgilenmek ve ilgilenmek, varolmanın en kaçınılmaz koşuludur […]

Devamını Oku

8 MART 2005; YİNE UYUTULDUK !!!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü nedeniyle yaşadığımız bir kaç çelişkiyi gündemde olduğu için işleme gereği gördüm. Ülkemizde yine acı görüntüler yaşadık ne yazık ki. Sonra da TROYKA için ülkemizde bulunan yabancı konuklardan azar işittik(!). İşte bu bana acı veriyor. Kazanılmış bir insan hakkı olan toplanma özgürlüğü yetkililerimiz tarafından “izinsizdi” diye suçlanmaya ve kamuoyu yanıltılmaya […]

Devamını Oku

8 Mart yine unutulduk

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü nedeniyle yaşadığımız bir kaç çelişkiyi gündemde olduğu için işleme gereği gördüm. Ülkemizde yine acı görüntüler yaşadık ne yazık ki. Sonra da TROYKA için ülkemizde bulunan yabancı konuklardan azar işittik(!). İşte bu bana acı veriyor. Kazanılmış bir insan hakkı olan toplanma özgürlüğü yetkililerimiz tarafından “izinsizdi” diye suçlanmaya ve kamuoyu yanıltılmaya […]

Devamını Oku