EDİRNE WEB PORTALI
Ana Sayfa Haberler Dosyalar Yazılar Üyeler Anketler Forum
Arama :  
DUYURU : (28.12.2006 16:40:50) Sizler için hazırladığımız Edirne Web Araç Çubuğunu buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirerek kurun. Online radyo dinleyin, Google ile gelişmiş aramalar yapın, güncel hava tahminlerini edinin. Yeni gelişmelerden haberdar olun. Sohbet edin, dostluklarınızı güçlendirin...
   
    ..:: Yazarlar ::..
    Istatistikler

 

Üyelik
Son Üye:ORHAN AFACAN

Site Hitleri
Bugün : 3084
Dün : 2990
Toplam : 16136265

 En Son Online 10 Üye
 REGAL
 zxzx
 Halisaga
 ORHAN AFACAN
 1
 Vesi
 Aycan Tulun
 busratekin
 KEMAHLI
 onlyfaust
 En AKTiF 10 Üye
 4.MURAT
 eylül
 jougernaought
 Editor
 efsane22
 leblebi
 aylin
 vet22
 ErkanGocuk
 Vesi

Web Bilgileriniz
Port:34334
İp'niz:54.146.59.51

 

    Milletvekillerimizden
    İletişim

 

 
 Haber
 
habereditor@edirne.web.tr 
 Makale
 
makaleditor@edirne.web.tr 
 Webmaster
 
webmaster@edirne.web.tr 
 Site Yöneticisi
 admin@edirne.web.tr
  MSN
 
msn@edirne.web.tr
 ICQ
 ICQ :43 48 82 90

 

    Destek

EDİRNE WEB PORTALI : YAZARLAR

Alzheimer´a Bitkisel Destek (Günay TULUN)... Edirne Web Portalı - www.Edirne.web.tr
 Günay TULUN -> Alzheimer´a Bitkisel Destek

Çok sevdiğim, insan dostu bir ailenin büyüklerinden biri Alzheimer´e yakalanmış. Duyunca çok üzüldüm. Allah´tan en acil ve kalıcı şifaları vermesini diliyorum. Okurlara ve onlardan duyacaklara yararlı olacağını umarak, Alzheimer tedavisini destekleyebilecek bazı bitkileri aşağıda sıralayacağım. Sözü uzatmadan ve zaman geçirmeden yazıyorum.

Alzheimer Hastalığına, serbest radikallerin neden olduğu sanılmaktadır. Son derece reaktif oksijen molekülleri vücutta oksidatif hasarlara yol açmakta, bu da Alzheimer’ın oluşmasında önemli rol oynamaktadır. Tabii bu da bir sanı... Nedenler yüz de yüz anlaşılmamış hâlâ...

Hastalığın tedavisi için piyasaya yeni yeni ilaçlar çıkarılmakta, başka yeni ilaçlar da sırada beklemektedir. En tanınmış ilaç, beyindeki asetilkolini koruyarak hastalığın gelişimini yavaşlattığı belirtilen tacrine hydrochloride içerikli “Cognex”... Yalnız, onun da toksik özellikler taşıması nedeniyle karaciğer harabiyetine yol açtığı söyleniyor. Araştırma sonuçlarına göre piperidin sınıfından geri çevrilebilir asetilkolinesteraz inhibitörü olan donepezil HCL içeren "Aricept" ve yine bir asetilkolinesteraz inhibitörü olan rivastigmin içerikli "Exelon" da hastalığın yavaşlatılmasına yardımcı olmakta. İlaç piyasalarında, bu üçünden daha sonra boy gösteren galantamin´li "Reminyl" ise diğerlerinden iki fazla üstünlüğe sahipmiş. Hastalığın oluşumunu yavaşlattıktan başka öğrenme ve hatırlama yeteneklerinin zayıflamasını da engelliyormuş. Diğerleri gibi Reminyl´in de asetilkolinesteraz inhibitörü grubundan olduğunu hatırlatalım. Bu ilaçların uzun süreli tesiri için sürekli salınım yapanları da bulunmakta...

Az önce asetilkolinin korunmasından söz etmiştim. Yapılan araştırmalardan anlaşıldığına göre, "Kolin" ve "Lesitin" de beyindeki asetilkolin yoğunluğunu yükselterek hafızayı geliştiriyormuş. Bu iki madde, birçok bitkide bir arada bulunur. Alzheimer mücadelesinde beta karotenlerin yararlı etkisini de yabana atmamak gerek. "Fayda, az da olsa faydadır" prensibi mantıklı bir yöntem...

Çocukluk yıllarımda, hem az sayıda hem de genellikle çok yaşlılarda görülen ve insanlar arasında bunama olarak adlandırılan bu hastalığı oluşturan çevresel faktörler üzerinde bir hayli araştırma yapıldığını duyuyor, görüyor ve okuyoruz. Bu faktörler arasında, alüminyum ve bileşiklerinin ilaç ve gıda sanayilerinde yoğun olarak kullanılması önemli bir yer tutuyor.

1960’lı yıllarda büyük kampanyalar sonucu mutfaklarımızdan kovulan kalaylı bakır tencere ve kapların yerini, alüminyumdan üretilmiş pişirme ve saklama kapları almıştı. Çelik ve cam kaplara yoğun bir dönüşün yaşandığı bugün bile birçok lokantanın mutfağı aynı malzemelerle dolu. Bir fırsat bulup da içeriye girebilirseniz önünüze servis yapılan o güzel yemeklerin, genelde okside olmuş alüminyum alaşımlı tencere ve tavalarda pişirildiğine şahit olacaksınız. Aynı yerlerde, milli içkimiz olan ayranın alüminyum sürahi ve maşrapalarda sunulduğunu da sıkça görmüş, hatta içmişsinizdir. Alüminyum folyoları hepimiz, hâlâ kullanıyoruz. Elimize tutuşturulan reçetelerdeki alüminyum içerikli ilaçları hâlâ satın alıp kullanmaktayız. Teflonla kaplanmış mutfak malzemelerini es geçmeyelim lütfen. Her tarafa bulaştırdığımız plastikleri de…

Alüminyum kutularda saklanan salça ve konserveler yerine cam kavanozdakileri tercih etmek kaç kişinin aklına gelir ki? Kullandığımız sabun ve şampuanların içeriğindeki maddeleri kaçımız tanıyoruz? Çikolata, gofret, şeker, salam, sosis, sucuk, peynir, dayanıklı içecekler diye uzayıp giden bir listeyi önümüze atan “Hazır Besin Üreticileri”nin; yediğimiz hemen her şeyin içine koruyucu olarak soktukları, aynı zamanda kanserojen olduğu belirtilen ama nedense bir süre sonra bu iddiayı savunanların seslerinin kesildiği ve tam tersi iddiaların ortaya yayıldığı nitrat kökenli maddelerle emülgatör denen katkı maddelerini her gün okuyoruz. Üstüne ek yapıp "Ambalajları hangi maddedendir?" diye sorsam?..

Dikkat ederseniz, her yanımız paradan başka hiçbir şey düşünmeyen iş adamı bozuntularıyla dolu... Kaçacak tek yol, klan yaşamlarındaki kapalı toplum metoduna dönüp insanın kendi yiyeceğini kendisinin yapması. Paranoya, komplo teorisi diye geçiştirilecek olay değil bu!

Ameliyatlarda kullanılan bazı anestezi ilaçlarının belli sayıda yoğunluğa ulaştıktan sonra Alzheimer’a yol açtığı şeklindeki haberleri de hatırlatarak, bu hastalığın tedavisinde ya da hiç olmazsa gelişiminin yavaşlatılmasında desteğini görebileceğimiz bitkilerden hatırlayabildiklerimi yazıyorum.

Önce, bitki alırken nelere dikkat etmeli sorusuna cevap vermem gerek. Bitkilerdeki şifacı etkilerin daha güçlü olabilmesi için, tazelik önemli etken. Yalnız, her bitkiyi her mevsim taze olarak bulmanın da imkânı yok. Bu yüzden kurutulmuş bitkilere yöneliriz. Bunları alırken o yılın mahsulü olmasına dikkat etmeliyiz.
Bitkilerin, kendilerine has kokuları vardır. Eğer bu koku kaybolmuşsa o bitkiyi hiç kullanmayın. Aslında doğadan toplanış ve kurutuluş şekilleri de çok önemlidir. Bunları görebilme şansınız yoksa bitkileri özellikle cam kaplarda koruyan, o da olmazsa üstü kapalı yerlerde muhafaza etmeye çalışan yerlerden almanız gerek.

Şunu da bir yana not edin lütfen. İçilecek, çayı yapılacak bitkileri sakın kaynatmayın. Haşlayarak belli bir süre demlemeye terk etmek, uygulanacak en iyi yöntemdir.

İnşallah yararlı olur dileğiyle başlıyorum.

1-Kurtpençesi [Huperzia Serrata veya Lycopodium Clavatum]
Kurtpençesi Bitkisi birkaç değişik isimle anılır. Bunlar: Kurtayağı, Çin kurtayağı, yeryosunu, hüperzin, lycopodium’dur. Tadı oldukça kötü bir bitkidir. İçlerinde Alzheimer hastalığına yakalanmış tek bir fert bulunmadığı bildirilen Doğu Amerika yerlisi Chippewa Kızılderilileri tarafından, yüz yıllardır çiğnenerek kullanıldığı bilinir.
İçeriğindeki hüperzin maddesi beynin muhakeme ve idrak gücü üzerinde temel rol üstlenen ve nöro iletici bir beyin kimyasalı olan “Asetilkolin”in bozulmasını engeller.

2-Horsebalm [Monarda]
“Kan-Beyin Bariyeri”ni rahatlıkla aşabilen bileşenler içerir. Bunların en önemlisi, beyindeki asetilkolini koruduğu bilinen “Karvakrol” adlı bileşendir. İçinde zengin oranlarda “Timol” de mevcuttur. Timol, asetilkolinin zayıflamasını engeller. Horsebalm içinde Alzheimere karşı kullanılabilecek yedi, sekiz madde daha bulunmaktadır. Cilde losyon halinde sürülmesi, şampuan olarak kullanılması bile önemli katkılar sağlar. .

3-Biberiye [Rosmarinus Officinalis]
Eskiden bazı ülkelerde “Hatırlatan Bitki” olarak adlandırılan biberiye, bu ismi hafızayı güçlendirici etkisi nedeniyle kazanmıştır. Biberiye bitkisinin içinde serbest radikalleri yok eden çok sayıda antioksidan madde vardır. Çok sayıda derken bunun birkaç düzineyle ifade edilecek bir sayı olduğunu da belirtmem gerek. Bunun dışında asetilkolinin bozulmasını engelleyen başka maddeler de içermektedir. Bunların da altı, yedi civarında olduğu bitki analizcileri tarafından belirtilmektedir. Bu analizciler, Alzheimer hastalığında biberiyenin yağ hâlinde kullanılmasını öneriyorlar. Biberiyeyle birlikte adaçayı yağı, rezene yağı, melisa olarak da bilinen oğulotu yağını da kullanmakta yarar var. Biberiye yağı ya da sözünü ettiğim bu yağlardan yapılmış bir karışımı vücuda sürmenin yanında, şampuan olarak kullanmanın da büyük yararı olacaktır.

4-Adaçayı [Salvia Officinalis]
Antioksidanlar açısından biberiye kadar zengindir. Bazı İngiliz araştırmacılar zayıf bir beyni ve hafızayı güçlendirdiği yolunda önemli kanıtlar elde etmiş. Asetilkolini zayıflatan enzimlerin etkisini ortadan kaldırdığı ve Alzheimer’ı önlemede ve tedavide çok yararlı olduğunu doğrulayan bulgulara erişmişler.

5-Karahindiba [Taraxacum Officinale]
Çiçekleri çok önemli lesitin ve kolin kaynağıdır. Hazreti Muhammed aleyhisselamın hadislerinde de övgüyle söz edilen bu bitki, son derece besleyicidir. Ağaçlık alanlar kadar; bahçe, yol kenarı hatta iki taşın arasında bile bulunabilen bu bitki, salata dahil olmak üzere çok çeşitli şekilde tüketilebir.

6-Bakla [Vicia Faba]
Bakla taneleri, lesitin ve kolin açısından oldukça zengindir. Baklagillerin tümü de bakla kadar ya da baklaya yakın değerde bu maddeleri içerir. Bu nedenle kolesterolün vücuttan atılımını kolaylaştıran bu yararlı aileyi sofralardan uzak tutmamak gerekir.

7-Çemenotu [Trigonella Foenum-Graecum]
Kolin açısından en zengin birkaç bitkiden biridir. Bu zenginliği, kurutulmuş çemenotu yapraklarının % 1,3’ünden daha fazla oranda kolin içermesi sağlar. Yeşil yaprakları, özellikle Güney Asya Mutfağı’nda, güçlü beta karoten taşıyıcısı olarak ünlüdür.

8-Gotu Kola [Centella Asiatica]
Hafıza otu olarak bilinen bu bitki, zihin gücünün sağlıklı kalmasına yardımcı olmaktadır.

9-Ginko [Ginkgo Biloba]
Her gün 60-240 mg arası standardize edilmiş ginko özütü, kan dolaşımı yetersizliği ve hafıza kaybı gibi yaşlılığa bağlı hastalıklarda büyük yarar sağlamaktadır. % 100 kesinleşmemiş olmakla birlikte Alzheimer’da da yararlı olacağı düşünülmektedir. Diyare, sinirlilik, huzursuzluk yapmaması için aşırı dozlarda alınmaması tavsiye edilmektedir.

10-Brezilya Kestanesi [Bertholettia excelsa]
Lesitinle kolinin iç içe olduğunu daha önce de belirtmiştim. Bu bitkinin kurutulmuş ağırlığının % 10’u aşkın kısmı lesitindir.

11-Söğüt [Salix]
Eğer alerjiniz yoksa söğüt ağacı kabuğundan yapılan bitkisel aspirin kullanmayı deneyin. Antienflamatuar denen yangı giderici ilaç kullananlar arasında yapılan bir araştırmada, Alzheimer’lı hasta oranının çok düşük olduğu görülmüş.

12-Isırgan Otu [Urtica Dioica]
Bu bitki vücuttaki östrojen sirkülasyonunu iki katına çıkarabilen bor minerali içerir. Östrojense hafızayı geliştiren ve ruhsal güçlenmeye neden olan bir hormondur.

13-Yurdumuzda Çok İyi Bilinen Yemeklik Bitkiler
Mercimek, bezelye, börülce, haşhaş, soya fasulyesi...

14-Diğer Bitkiler
Çoban kesesi, ginseng, köpekayası, Çin melekotu, sünger kabağı´da denen lif kabağı...

15-Bazı Meyveler
Elma, armut ve özellikle kurutulmuşları önce gelmek şartıyla incir, kayısı, kuru üzüm, keçiboynuzu...

16-Dr. Duke’ün Kutsal Çorbası
Dr. James A. Duke´ün, bağlı olduğu dinin kutsal kitabında bahsedilen bitkilerden faydalanarak hazırladığı çorbadır. İçeriğindeki bitkiler yüksek oranda kolin içerir. “Arpa, su kabağı, karahindiba çiçekleri, karahindiba yaprakları, bakla, keten tohumu, mercimek, haşhaş tohumu, ısırgan otu, ceviz, dövülmüş buğday”dan yapılır. Bunu keyfinize ya da o an elinizde bulunan malzemeye göre değiştirebilirsiniz. Dr. Duke, yararların çoğalması için, çorba piştikten sonra üzerine; adaçayı, biberiye, oğul otu da dediğimiz melisa ve sater yaprağı serpmenizi öğütlüyor.


Yurdumuzun birçok kentinde "Alzheimer Dernekleri" bulunuyor. Bunlarla kurulacak iletişim, bilgilenme başta olmak üzere birçok konuda yarar sağlayacaktır. İstanbul´daki Alzheimer Dernek ve Vakfı´nın adresi şöyle:

Alzheimer Derneği ve Alzheimer Vakfı
Halaskârgazi Caddesi No:115/4 Harbiye-İstanbul
Telefon    [212] 224 41 89 - 296 51 41 - [800] 211 80 24
Faks        [212] 296 05 79
Web        www.alz.org.tr
E.Posta I alzheimervakfi@alz.org.tr
           II alzheimervakfi@ttnet.net.tr




Günay Tulun
Yazarlar ve Ozanlar

İlk Yayınlandığı Yer
Sessizliğin Sesi

İlk Yayınlandığı Tarih
2.10.2008

03.11.2008
Günay TULUN Diğer yazıları için TIKLAYIN
Günay TULUN SON 10 YAZISI
Öğretmenin Mektubu (23.11.2009)
Alzheimer´a Bitkisel Destek (03.11.2008)
Türkler ve Ermeniler (03.11.2008)
Babacan Dedi ki “Müslümanlara Baskı… (03.11.2008)
Babacan, Başka Can, Bir Soru, Yarım Cevap (03.11.2008)
Babacan Ne Dedi? (03.11.2008)
Otomobil Uçup Gitmiş. Gitmiş Ama Ya Bizde? (03.11.2008)
Otomobil Uçar Gider. Gider de!.. (03.11.2008)
Bugün Köşemde Konuğum Var. Adı "Deniz Davran"... (03.11.2008)
Tuluatçılar ve Trajikomik Bir Oyun (03.11.2008)

    Arıyoruz, Anıyoruz
 



 
    Üyelik
 
 Kullanıcı Adı :
Şifre : 
Kod :
106271
 
Yeni Kayıt !
Şifremi Unuttum !
 
    Yeni Yazılar
    .. Faydalı Linkler ..
 

















 
    Edirne'de Hava
 
EDIRNE HAVA DURUMU
EDIRNE HAVA DURUMU

 
    Günlük Fal
 

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla

 
    Takvim
 
« Ağustos »
Pz Sl Çş Cm Ct Pa
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31
 
    Ara & Bul
 

 
Edirne.Web.tr Web 
 

 
    Yeni Forumlar

Ana Sayfa Haberler Dosyalar Yazılar Üyeler Anketler Forum
Arama :  
Copyright © 2004 - 2017  EDİRNE WEB PORTALI
Bir Edirne Web Grubu sitesidir.