EDİRNE WEB PORTALI
Ana Sayfa Haberler Dosyalar Yazılar Üyeler Anketler Forum
Arama :  
DUYURU : (28.12.2006 16:40:50) Sizler için hazırladığımız Edirne Web Araç Çubuğunu buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirerek kurun. Online radyo dinleyin, Google ile gelişmiş aramalar yapın, güncel hava tahminlerini edinin. Yeni gelişmelerden haberdar olun. Sohbet edin, dostluklarınızı güçlendirin...
   
    ..:: Yazarlar ::..
    Istatistikler

 

Üyelik
Son Üye:ORHAN AFACAN

Site Hitleri
Bugün : 6779
Dün : 9251
Toplam : 15766403

 En Son Online 10 Üye
 REGAL
 zxzx
 Halisaga
 ORHAN AFACAN
 1
 Vesi
 Aycan Tulun
 busratekin
 KEMAHLI
 onlyfaust
 En AKTiF 10 Üye
 4.MURAT
 eylül
 jougernaought
 Editor
 efsane22
 leblebi
 aylin
 vet22
 ErkanGocuk
 Vesi

Web Bilgileriniz
Port:42498
İp'niz:54.196.110.18

 

    Milletvekillerimizden
    İletişim

 

 
 Haber
 
habereditor@edirne.web.tr 
 Makale
 
makaleditor@edirne.web.tr 
 Webmaster
 
webmaster@edirne.web.tr 
 Site Yöneticisi
 admin@edirne.web.tr
  MSN
 
msn@edirne.web.tr
 ICQ
 ICQ :43 48 82 90

 

    Destek

EDİRNE WEB PORTALI : YAZARLAR

Akdeniz İçin Birlik? KİM KAZANDI? (Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI)... Edirne Web Portalı - www.Edirne.web.tr
 Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI -> Akdeniz İçin Birlik? KİM KAZANDI?

13 Temmuz Pazar günü 43 ülke devlet başkanı ve başbakanlarının katılımı ile gerçekleşen, 800 milyon insanı doğrudan ilgilendiren Kuzey-Güney  bölgelerini bir araya getiren ve yeni adı “Barselona Süreci: Akdeniz İçin Birlik” olan toplantı Fransa Devlet Başkanı Sarkozy’nin başarısı olarak görülmektedir. Nitekim başrolde Sarkozy’nin olduğu bu konferans 14 Temmuz günü aynı zamanda Fransız askeri gücünü katılımcı ülkelere gösteren bir şova dönüştürüldü. Fransa, Avrupa’nın iki önemli “motor” gücünden biri olduğunu, diğeri Almanya, bir defa daha dünyaya gösterdi. Toplantıya katılan liderlerin tartışmalı kişişel ve rejimlerin temsilcileri olup olmadıkları bir kenara bırakılırsa, toplantının asıl amacının Kuzey ile Güneyi bir araya getiren bir platform olduğu görülür.

Böyle bir platforma gerek var mı? sorusuna verilecek yanıt ise tartışmasız evettir. Avrupa’nın içinde bulunduğu sosyal, siyasi ve ekonomik sorunların önemli bir bölümü Güney ile olan ve kolonyal geçmiş nedeni ile ortaya çıkan ve günümüzde çözüm bekleyen sorunların olmasıdır. Bu sorunların çözümüne katkı sağlayacak  yeni siyasi mekanizmaların ise  gündeme getirilmesi yararlıdır. Devasa nitelikteki sorunların  bir günden diğer güne çözümlenmesini beklemek yanlıştır ama atılan cesaretli adımlar ve ortaya çıkan yeni “güven ortamı” önümüzdeki dönemde yapılacak tartışmalar için iyi bir temel oluşturabilir. Nitekim Suriye ile Lübnan arasında başlatılacak olan diplomatik ilişkiler, her iki ülkenin geçmişinde kolonyal güç olarak duran Fransa’nın girişimi ile olmuştur. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın attığı cesaretli adımlar, nasıl Türkiye-Suriye  ilişkilerini  ileri bir noktaya taşımış ve Türkiye özellikle Suriye-İsrail arasında halen devam eden görüşmelerine öncülük yapmış ise, şimdi de Fransa Suriye-Lübnan arasında bu işi üstlenmiştir.

Başkan Sarkozy’in tüm konferans esnasında yüzünden eksik olmayan gülümseme aslında bir noktada toplantıya katılan Arap ülkelerinin başta Mısır olmak üzere, İsrail ile birlikte yaşamanın bir başka boyutuna geçişininde ifadesi idi.

17 Mart 2008 de yine bu sayfada yazdığımız konu ile ilgili “Sarkozy’nin İlk Siyasi Bebeği : Akdeniz Birliği” başlıklı makalede “Nereden bakılırsa bakılısın, Fransa’nın ve Almanya’nın başını çektikleri “ Akdeniz İçin Birlik” Projesinin İsrail karşıtı olacağı da gün gibi aşikardır”, demiştik. Bu anlamda İsrail Başbakanı Olmert ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın bir araya gelmeleri siyasi açıdan ve bölgedeki tartışmalar açısından önemlidir. Beşar Esad ile Olmert’in aynı mekanları ve havayı paylaşması da bu açıdan ayrı bir anlam kazanmaktadır. Sonuçta hepsi “aynı masada” yer almışlardır ve Orta Doğu da siyasi açıdan en azından şimdilik bir gerginlik söz konusu değildir.

Libya lideri Kaddafi’nin toplantıya katılmaması ve yerine bir bakanını göndermesi sembolik olarak da olsa İsrail ile bir araya gelmeyi kabul etmek demektir. Arap dünyasındaki değişimleri bu anlamda  iyi okumak gerekir. Daha doğrusu Avrupa Birliği’nin Arap ülkeleri üzerindeki etkisininin ne kadar güçlü olduğunu görme açısından ilginç bir süreç yaşanmaktadır. Avrupa Birliği’nin Güney ile ilişkilerini kurumsal bir düzeye oturtması başta Avrupa Birliği’ni bir kurum olarak örnek almaya başlayan Arap Birliği ülkeleri için çok önemlidir. Kurulması düşünülen ortak sekretarya ve dönemsel ikili başkanlık sistemi önemli bir yapılanmadır.

Burada son dönemlerde biraz arka plana düşmüş görünen Mısır tekrar ortaya çıkmakta ve güç kazanmaktadır. Mısır’ın ortak sekretarya olarak yer göstermesi beklenmelidir. Mısır devlet başkanı Hüsnü Mübarek Akdeniz İçin Birlik yapılanmasında Güneyin sözcüsü olarak ön plana çıkmak isteyecektir. İsrail’in bu gelişmelerden memnuniyet duyduğu tartışma götürmez. Bunun yanı sıra Sarkoyz özellikle Magrep ülkelerini Fransa ile daha da artacak bir ilişkiler yumağına çekmek istemektedir. Libya, Tunus, Fas ve Cezayir bu anlamda AB için kritik ülkeler olacaktır. Akdenize kıyısı olan ama Arap olmayan ülkelerin , yani Hırvatistan, Karadağ, Türkiye, gibi ülkeler, projenin bundan sonraki aşamalarında tutumları ile önemli rol oynayacaklardır.  Almanya, Fransa’ya sahayı tek başına bırakmayacaktır. Bununla beraber şu aşamada   Sarkozy  bu siyasi ve diplomatik başarının babası olarak görülmektedir.

Peki Türkiye ne yapmaktadır ve yapmalıdır?

Başbakan Erdoğan’ın Paris´e gitmesi Türk-Fransız ilişkilerinde son dönemlerde yaşanan gerginliğin azalması içinde bir vesile olmuştur. Sarkozy’nin bir çok daveti ve diplomatik temsilci göndermesinin yanı sıra bizzat Japonya da katıldığı G8  zirvesinden telefon ederek  toplantıya davet etmesi, aslında Türkiye için bir prestij kazancıdır. Daha başka bir ifade ile Fransa, Türkiye’siz bu projenin eksik kalacağını görmüş ve zamanında girişimde bulunmuştur. Fransa’nın Türkiye’nin tam üyeliği ile ilgili olarak görüşlerinin kısa sürede değişmesini beklememek gerekir.. Ama kabul etmek gerekir ki Türkiye’nin bu projede aktif olarak yer almasıda tarihsel ve siyasal bir sorumluluktur. Bölgesel güç olmanın ötesinde, hali hazırda küresel bir güç olma yolunda giden Türkiye’nin bu sistemin içinde yer alması kaçınılmazdır. Türkiye’nin , dışişleri bakanı Ali Babacan’ın da  hafta başında Ankara’da yapılan ve dünyadaki tüm Türk Büyükelçilerini bir araya getirdiği  toplantıda ifade ettiği gibi, artık parametreleri küresel bir oyuncuya dönüşen Türkiye’nin bölgesindeki gelişmelerden bir haber kalması mümkün değildir.

Akdeniz İçin Birlik Projesinin ne kadar başarılı olup olmayacağı tartışılabilinir. Fakat bunun Kuzey ile Güney arasında yeni bir çalışma modeli olduğu bilinmelidir. Bu cesaretli girişim olmasa idi, Ortadoğu da şu aşamada  bir güven ortamı nasıl oluşturulabilinirdi ki? Tekrar etmekte fayda var, tarihsel açıdan da bakıldığında, bu gibi büyük birlikler bazen sorunların çözümünden çok, sorunların artmasına da neden olmuşlardır. Fakat burada Kuzey ile Güney’in ilk defa somut olarak, sosyal, ekonomik, siyasi ve bilimsel konularda işbirliği yapabilecekleri bir platform oluşmuştur. Ne fazla abartmak  ne de fazla küçümsemek gerekir. Fakat sadece Karadeniz Ekonomik İşbirliği´ne bir işbirliği modeli olarak baktığımızda bile bunun bölgesel istikrara ne kadar etki sağladığını görmek yeterlidir.

Türkiye-Ermenistan, Azerbaycan-Ermenistan başta olmak üzere Rusya’nın bölgede bu işbirliği platformu olmasa idi ne gibi istikrarsızlıklar yaratabileceği tahmin edilebilir. Aslında Karadeniz Ekonomik İşbirliği Rusya’nın frenlenmesini sağlayan bir birliktir. Akdeniz İçin Birlik ise başta İsrail-Filistin sorunu olmak üzere, bölgede yeni reform sürecine giren ülkelerin sorunlarının çözümünü ve desteklenmesini öngörmektedir. Bölgenin demokratikleşmesi uzun  sürebilir ama bölge insanının  başta ekonomik refah olmak üzere, siyasi ve kültürel anlamda kendini daha iyi ifade edeceği bir platforma kavuşturulması da önemlidir. Özellikle Türkiye’nin İslam ve demokrasi arasındaki bağlantıyı ortaya koyması açısındandan da önemlidir. Türkiye sadece Asya ile Avrupayı değil, Kuzey ile Güneyi de bir araya getirme konusunda önemli bir işlevi olan ülkedir.

Sarkozy’nin bu aşamada Kuzey ile Güney’i getirdiği nokta Soğuk Savaş dönemindeki yapılanmalardan farklıdır. Bir yandan küreselleşme, diğer yandan güneyin genç insan kitlesi hem sorunları hem çözümleri içinde barındıyor. Pazar günü yapılan toplantı bu anlamda önemli bir adım olarak tarihe geçti. Sarkozy ve Fransa için önemli bir gündü. Kanımızca katılanlar içinde öyle!!!!



17.07.2008
Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI Diğer yazıları için TIKLAYIN
Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI SON 10 YAZISI
Tasarı, Türkiye’de Ermenistan Açılımını Yavaşlatacak (09.03.2010)
Zoraki Siyasetçi: Ahmet Davutoğlu (29.12.2009)
2009: BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN EN ZOR YILI (11.12.2009)
Demokratik Açılımın SPONSORU KİM? (30.08.2009)
Ermenistan Açılımı Ne Oldu? (17.08.2009)
Türkiye Ortadoğu´nun VİCDANI MI? (29.01.2009)
Türkiye´ye Biçilen YENİ ELBİSE NE? (19.11.2008)
ABD ve İran Neden Masaya Oturdu? (06.08.2008)
Akdeniz İçin Birlik? KİM KAZANDI? (17.07.2008)
Türkiye - Almanya Yarı Finaline STRATEJİK BAKIŞ (04.07.2008)

    Arıyoruz, Anıyoruz
 



 
    Üyelik
 
 Kullanıcı Adı :
Şifre : 
Kod :
52831
 
Yeni Kayıt !
Şifremi Unuttum !
 
    Yeni Yazılar
    .. Faydalı Linkler ..
 

















 
    Edirne'de Hava
 
EDIRNE HAVA DURUMU
EDIRNE HAVA DURUMU

 
    Günlük Fal
 

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla

 
    Takvim
 
« Mayıs »
Pz Sl Çş Cm Ct Pa
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31
 
    Ara & Bul
 

 
Edirne.Web.tr Web 
 

 
    Yeni Forumlar

Ana Sayfa Haberler Dosyalar Yazılar Üyeler Anketler Forum
Arama :  
Copyright © 2004 - 2017  EDİRNE WEB PORTALI
Bir Edirne Web Grubu sitesidir.