EDİRNE WEB PORTALI
Ana Sayfa Haberler Dosyalar Yazılar Üyeler Anketler Forum
Arama :  
DUYURU : (28.12.2006 16:40:50) Sizler için hazırladığımız Edirne Web Araç Çubuğunu buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirerek kurun. Online radyo dinleyin, Google ile gelişmiş aramalar yapın, güncel hava tahminlerini edinin. Yeni gelişmelerden haberdar olun. Sohbet edin, dostluklarınızı güçlendirin...
   
    ..:: Yazarlar ::..
    Istatistikler

 

Üyelik
Son Üye:ORHAN AFACAN

Site Hitleri
Bugün : 3097
Dün : 2990
Toplam : 16136278

 En Son Online 10 Üye
 REGAL
 zxzx
 Halisaga
 ORHAN AFACAN
 1
 Vesi
 Aycan Tulun
 busratekin
 KEMAHLI
 onlyfaust
 En AKTiF 10 Üye
 4.MURAT
 eylül
 jougernaought
 Editor
 efsane22
 leblebi
 aylin
 vet22
 ErkanGocuk
 Vesi

Web Bilgileriniz
Port:34874
İp'niz:54.146.59.51

 

    Milletvekillerimizden
    İletişim

 

 
 Haber
 
habereditor@edirne.web.tr 
 Makale
 
makaleditor@edirne.web.tr 
 Webmaster
 
webmaster@edirne.web.tr 
 Site Yöneticisi
 admin@edirne.web.tr
  MSN
 
msn@edirne.web.tr
 ICQ
 ICQ :43 48 82 90

 

    Destek

EDİRNE WEB PORTALI : Makaleler


[ Popüler Yazılar | Yeni Eklenenler | Yazı Gönder | İstatistikler ]

Yaşam » Köylü Kadın... Edirne Web Portalı - www.Edirne.web.tr
   » Köylü Kadın
Genç kız, el aynasında makyajını kontrol etti; "-Gayet iyi." dedi. Güzelliğinden emindi.Çevresindeki erkeklerin pervane olmasından zaten biliyordu güzel olduğunu. Hayatın tadını çıkaran, rahat yaşayan biriydi.


Cep telefonu çaldığında, akşam arkadaşlarıyla hangi eğlence yerine
gideceğine karar vermeye çalışıyordu. Telefondaki numaraya baktı, arayan
annesiydi.

- Alo…kızım, nasılsın?

- İyiyim anne. Ne oldu *

- Sana bir surprizim var.

- Surpriz mi?

- Evet.Çok eski bir arkadaşım, dostum şehrimize gelmiş….

- Eee kimmiş.

- Kim olduğu surpriz. Fakat, onu senin almanı istiyorum.

- Ben mi?

- Evet, senin iş yerine yakın olan parkı biliyormuş. Parka gitmesini ve
seninle buluşmasını söyledim. Senin de parka gidip onu almanı istiyorum.

- Anne, ben böyle şeyleri sevmem, kendin halletsen.

- Kızım 1-2 saatlik bir işim var. Ayrıca seni bebekliğinden tanıyan bir
arkadaşım. Seni görünce mutlaka çok sevinecektir.

- Amaaan. Peki peki… Nasıl tanıyacağım.

-Evden çıkarken üzerine giydiklerini tarif ettim.O parkta bazı oturaklar
piknik masası şeklinde. Parkın sinema tarafı girişindeki ilk piknik
masasına
otur. O gelince seni bulacak.

-Tamam anne..tamam…

- Kızım senden her gün mü bir şey istiyorum.Üniversiteyi bitireli, hele de
işe gireli bir fatura yatırmaya bile göndermedim.

- Hemen darılma, tamam dedim ya…

O nasıl tamam demekse… neyse, hadi o zaman, izin al da çık, bekletme. Ben
de
işlerimi bitirip hemen geleceğim.

**** **** **** **** **** **** **** **** **** ****

Genç kız, izin alıp çıktı.Kısa bir yürüyüşten sonra parka vardı. Bu parkta
daha önce hiç oturmadığını fark etti. Arkadaşlarıyla hep paralı,lüks eğlence
yerlerine giderlerdi.

Annesinin tarif ettiği, girişteki ilk masayı buldu, boş olan kısmına
oturdu.
Masanın diğer tarafında bir köylü kadınla, küçük kız oturuyordu. Onlarla
aynı yerde bulunmaktan utandığını hissetti.
"-Annemin arkadaşı çabucak gelse de, şunlardan kurtulsam" diye düşündü.

Köylü kadın çekinerek seslendi;

- Afedersin kızım, bir şey sorabilir miyim?

"Kızım" diye seslenmesi iyice sinirlerini bozdu.

- Ne var, adres mi soracan! ..

Sert çıkış karşısında kadın sesini alçalttı;

- Hayır kızım, başka bir şey soracaktım.

- Sizin gibi cahiller ya adres sorar, ya para ister.

Köylü kadının kızaran yüzüne aldırmadı bile. O sırada şık ve lüks giyimli,
orta yaşlı bir kadının uzaktan yaklaştığını gördü.

"-Nihayet." diye düşündü. Ayağa kalkıp kadını karşılamaya çalışırken, kadın
yanlarından geçip gitti. Somurtarak geri oturdu.

Yanındaki küçük kıza daha sıkı sarılmış köylü kadının gözünden bir damla
yaşın süzüldüğünü gördü.Kadın gözyaşını saklamak için diğer tarafa dönünce
bir yüzündeki büyük yanık izi göründü. Genç kız
manalı manalı güldü;

- Bak kolayca gözyaşı dökebiliyorsun, yüzünde de çirkin bir yanık izi var.
Burda ne bekliyorsun geç bir köşeye aç mendilini ağla… Fakat ağlamayla
benden bir şey koparacağını sanma, tamam mı…

Kadın dayanamadı;

- Cahil deyip duruyorsun. Ne cahilliğimi gördün. Tanımadığım bir kadına,
torununun yanında hakaret mi ettim! …

- Oooo... laf yapmayı da biliyormuş

-Anlaşıldı kızım, sen üniversite bitirmiş, çok şey öğrenmiş olabilirsin ama
insanlıktan sınıfta kalmışsın. Torunumu okutmak için uğraşacaktım. Fakat
seni görünce vazgeçtim.

Yaşlı kadın, küçük kızı alıp masadan kalkarken, boşalan yere doğru şık
giyimli bir kadın yaklaştı. Cevap vermek için hazırlanan genç kız zengin
giyimli, şık kadını görünce uzaklaşan yaşlı kadına cevap
vermekten vazgeçti. Yaşlı kadın geriye bakmaya çalışan küçük kızın başını
eliyle engelledi.

**** **** **** **** **** **** **** **** **** ****

Bir süre sonra, genç kızın annesi parkta yanına geldi.

- Merhaba kızım, Zeynep teyzen nerde?

- Kimse gelmedi anne. En son bir bayan geldi, yanıma oturdu. O da sadece
dinlenmek için gelmiş biriymiş.

- Allah Allah! ... giyindiklerini çok iyi tarif etmiştim, seni nasıl
bulamadı anlamadım. Yanında küçük bir kız olacaktı.

Genç kız bir an durakladı.

-Küçük bir kız mı?

- Evet

- Anne! . biz zengin, kültürlü insanlarız. Herhalde arkadaşın da zengin,
kültürlü biridir, değil mi?

- Kültürsüz değil ama zengin değil.

- Sakın bana köylü bir kadın olduğunu söyleme.

- Köyden gelen kadına ne denir ki! ..

- Oh… iyi iyi, köylü kadınları karşılmaya beni gönderiyorsun.

- Kızım, o kadına bir borcumuz vardı. O zamanlarda borcumuzun karşılığı bir
şey veremedik. ´ - Gün gelir, bir ihtiyacım olduğunda, ben kapınızı
çalarım´. Dedi ve işte bu gün kapımızı çaldı.

-Ne istiyormuş?

- Torununu okutmamızı istiyor. Baban şimdi arabayla gelip hepimizi alacak,
kayıt için okula götürecek.

- Anne, o köylü kadına ne borcun olabilir ki, anlayamadım?

Annesi, kızının öfkeli ses tonuna dayanamadı;

- Kızım, sen bebekken biz köydeydik.

- Eee…

- Sana yıllar önce bahsetmiştim, köydeyken evimiz yandı, biz de
inekleri,atları,tarlaları neyimiz varsa hepsini satıp köyden göçtük,
demiştim.

-Evet, hatırladım.

- O yangınla ilgili bir ayrıntıyı, seni üzülebilir veya seni evde yalnız
bıraktığımız için darılabilirsin korkusuyla anlatmamıştık.

- Herhalde şimdi anlatacaksın…

- Baban evde yoktu, ben de su doldurmaya köy pınarına gitmiştim. Lodos mu
ne
diyorsunuz, işte o rüzğar bazen ters esiyormuş, yukardan aşağı filan. Sen
beşikte uyuyorken rüzğar bacadan içeri esince
közler ocaklıktan tahtalara sıçramış, yangın başlamış. Pınar yerinden
dumanları görüp koştuğumda alevler heryeri sarmıştı. Birazdan yıkılacak
gibi
görünen eve yine de girmek için atıldığım anda Zeynep
teyzen kucağına seni almış olduğu halde dışarı fırladı. O sahneyi hiç
unutamam; onun kucağından seni aldığımda o çığlıklar atıyordu…

- Niçin?

- Seni kurtarırken, sağ tarafı yanmıştı. Gelince görürsün sağ yanağında
ağır
bir yanık izi var. Çok acı çekti çook. Dur ağlama, seni bu kadar üzeceğini
bilmiyordum. Tamam kızım, bak makyajın akıyor,
Mutlaka okuyun, ne olduğumuzu nerden geldiğimizi unutmamak ağlama. Hah! ..
baban da geldi. Fakat Zeynep teyzen hala bizi bulamadı…

Yazar/şair : Ahmet Ünal ÇAM
http://huzur.sehri.com
ahmetunalcam@gmail.com

Yazar : eylül / Okunma : 2162 / Yorumlar(1)

Yazıyı Oylayın :   
Aldığı Oylar : 202

    Arıyoruz, Anıyoruz
 



 
    Üyelik
 
 Kullanıcı Adı :
Şifre : 
Kod :
22253
 
Yeni Kayıt !
Şifremi Unuttum !
 
    Yeni Yazılar
    .. Faydalı Linkler ..
 

















 
    Edirne'de Hava
 
EDIRNE HAVA DURUMU
EDIRNE HAVA DURUMU

 
    Günlük Fal
 

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla

 
    Takvim
 
« Ağustos »
Pz Sl Çş Cm Ct Pa
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31
 
    Ara & Bul
 

 
Edirne.Web.tr Web 
 

 
    Yeni Forumlar

Ana Sayfa Haberler Dosyalar Yazılar Üyeler Anketler Forum
Arama :  
Copyright © 2004 - 2017  EDİRNE WEB PORTALI
Bir Edirne Web Grubu sitesidir.