EDİRNE WEB PORTALI
Ana Sayfa Haberler Dosyalar Yazılar Üyeler Anketler Forum
Arama :  
DUYURU : (28.12.2006 16:40:50) Sizler için hazırladığımız Edirne Web Araç Çubuğunu buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirerek kurun. Online radyo dinleyin, Google ile gelişmiş aramalar yapın, güncel hava tahminlerini edinin. Yeni gelişmelerden haberdar olun. Sohbet edin, dostluklarınızı güçlendirin...
   
    ..:: Yazarlar ::..
    Istatistikler

 

Üyelik
Son Üye:ORHAN AFACAN

Site Hitleri
Bugün : 2142
Dün : 3964
Toplam : 16318740

 En Son Online 10 Üye
 REGAL
 zxzx
 Halisaga
 ORHAN AFACAN
 1
 Vesi
 Aycan Tulun
 busratekin
 KEMAHLI
 onlyfaust
 En AKTiF 10 Üye
 4.MURAT
 eylül
 jougernaought
 Editor
 efsane22
 leblebi
 aylin
 vet22
 ErkanGocuk
 Vesi

Web Bilgileriniz
Port:43524
İp'niz:54.80.236.48

 

    Milletvekillerimizden
    İletişim

 

 
 Haber
 
habereditor@edirne.web.tr 
 Makale
 
makaleditor@edirne.web.tr 
 Webmaster
 
webmaster@edirne.web.tr 
 Site Yöneticisi
 admin@edirne.web.tr
  MSN
 
msn@edirne.web.tr
 ICQ
 ICQ :43 48 82 90

 

    Destek

Edirne Haberleri » M. Zafer Yürük: Devalüasyon Kararı Alınmalıdır... Edirne Web Portalı - www.Edirne.web.tr
   » M. Zafer Yürük: Devalüasyon Kararı Alınmalıdır
Yazarlarımızdan Hamza YASA'nın geçtigimiz günlerde DSP İl Başkanı M.Zafer Yürük ile yaptığı söyleşi:
M.Zafer Yürük kimdir.
1965 Babaeski doğumluyum. İlk Orta ve Lise eğitimimi Babaeski’de tamamladıktan sonra 1984 yılında Trakya Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Mimarlık bölümünü kazanarak üniversite öğrenimime Edirne’de başladım. 1989 yılında da mezun oldum. Evliyim 2 çocuğum var, biri kız 13 yaşında diğeri erkek 5 yaşında, eşim öğretmen. Mezun olduktan sonra mimarlık bürosu açıp Edirne’ye hizmet vermeye başladım. Birçok konut, kooperatif ve işyerleri proje ve inşaatını yaptım. Lalapaşa merkez camisinin proje ve inşaatını 11 ayda tamamlayıp, Lalapaşa’ya ilk camii kazandırdım. Aileden Ecevit’ciyiz. Ecevit’ciliğimi 1996 yılında DSP’ye üye olarak pekiştirdim. Partiye üye olmamla birlikte siyasete aktif olarak girdim. Partiye üye olduktan iki ay sonra yapılan kongrede il sekreteri oldum. 1999 yerel seçimlerine kadar il sekreterliği görevimi devam ettirdim.1999–2004 yılları arasında DSP belediye meclis üyesi olarak, grup başkanlığı, encümen üyeliği, imar komisyon başkanlığı görevlerinde bulundum. Şu an da DSP Edirne İl Başkanlığı Görevini yürütmekteyim.
 
       Hamza Yasa; Sayın başkan, bu gün bütün dünyayı sarsan bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. DSP İl Başkanı olarak bu konuda ne düşünüyorsunuz?
 
     M.Zafer Yürük; Öncelikle tüm dünyayı saran krizin temelinde ABD'de mortgage piyasasının işleyişinden kaynaklanan sıkıntı yatıyor. ABD’nin mortgage sisteminin faturası neredeyse 1,8 trilyon dolara ulaşabileceği kaydediliyor.
 ABD'den Avrupa'ya sıçrayan küresel kriz, tüm piyasalarda "teyakkuz"a neden oldu. ABD, İngiltere, Japonya gibi ülkelerde hükümet yetkilileri, her gün düzenli olarak söz konusu krizin etkileri ve alınacak önlemlere ilişkin kamuoyunu bilgilendiriyor. Türkiye'deki ekonomi yönetimi ise küresel krize ilişkin suskunluğunu koruyor. Ekonomiden sorumlu bakanlar, basın mensuplarının dönem dönem "Küresel krizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Şeklindeki sorularına, "Krizden fırsat yaratabiliriz", "İstanbul finans merkezi olabilir" veya "Ekonomik istikrarı korumalıyız" şeklinde yanıtlar vermekle yetiniyorlar. Aslında biran önce diğer konuları bir kenara atıp dünyayı saran ekonomik krizle ilgilenmeleri ve bu krizin ülkemize zarar vermemesi için çalışmalarda bulunmaları gerekmektedir.
     Türkiye ekonomisinde küresel krize bağlı olarak ciddi bir daralma oldu. Önlem alınmadığı için tüm kesimler ciddi gelir kaybına uğradı.Hükümet’in dışardan gelen krize karşı “kulağının üzerine yattı”. İktidar 'Bize bir şey olmaz' havasında. Bir şeye güveniyorlar. Onu biliyorum. Biz DSP olarak 2002'de bankaların sağlıklı çalışacağı ve hortumlanamayacağı bir ortam oluşturduk. Buna güveniyorlar. ‘Nasıl olsa bankalarımız sağlam bize bir şey olmaz’ diyorlar
 “ Böyle bir ortamda kamuoyu önünde yaşanan Başbakan- Medya Patronu ve Genel Başkan Yardımcıları kavgaları gündemi başka alanlara çekme gayretindendir.”
 
      Hamza Yasa; Peki ne yapmalıda piyasalar sakinleştirilmelidir?
 
        M.Zafer Yürük; “Merkez Bankası’nın kontrolünde döviz kurlarının değişimi sağlanmalıdır. Ve derhal; “DEVALÜASYON KARARI ALINMALIDIR” Partimiz döviz kurlarındaki yükseliş nedeniyle iktidara uyarılarda bulundu. Bize göre Merkez Bankası’nın kontrolünde döviz kurlarının değişimi sağlanmalıdır. Bunun için de Merkez Bankası ve Hükümet’in yeni bir para politikası belirlemesi, devalüasyona gitmesi gerekmektedir. Bu hem makro baz da döviz rezervlerimizi koruyacak, hem de mikro bazda vatandaşlar ve reel sektör korunmuş olacaktır.
   Gerek piyasalardaki bu yükseliş, gerekse Türkiye’de mevcut olan sıcak para ve sermaye piyasasındaki yatırımlar, Dolar ya da diğer yabancı paraların değerlerini de olumsuz etkileyeceğinden, yatırımcıların getirdikleri sermayelerini Dolar ya da diğer yabancı paraya dönüştürme isteğinde doğuracaktır. Bu istek, Türk Lirası’nın süratle değerini kaybetmesine neden olacaktır. Şayet meydana gelen bu değişim,  yalnız piyasaların yönlendirmesiyle gerçekleşirse, döviz rezervleri azalacak ve döviz kuru yükselişi hızlanacaktır. Bu noktada alınması gereken önlemler var. Bunlar; Merkez Bankası rezervlerinin yıpranarak erimesini engellemek, cari açıkları kapatmak dolayısıyla uğranılacak zararları asgariye düşürmek için,
   Hükümet ve Merkez Bankası işbirliği yaparak, piyasanın kontrolünde değil! Merkez Bankası’nın kontrolünde döviz kurlarının değişimini sağlaması gereklidir.   Bunun için de Merkez Bankası ve Hükümet’in yeni bir para politikası belirleyerek, devalüasyona gitmesi gereklidir.
        Bu yöntemin izlenmesi ve devalüasyonun gerçekleşmesi halinde, yaşanması kaçınılmaz olan kriz derinleşmeyecektir ve ülke üretime yönelecektir.
       Gerçekleşecek devalüasyon, kriz derinleşmeden üretime yönelmeyi sağlayacağı gibi, cari açığın düşmesine, hatta cari açığın fazla vermesine bile yol açabilecektir. Bu konuda geç kalınması halinde, kontrol edilemeyen döviz kurları ve enflasyondaki artış, Türkiye’de daha da derinleşen bir krize neden olacaktır”.
 
      Hamza Yasa; Medya aracılığı ile kamuoyu önünde yaşanan kavgalar vatandaşları ürkütüyor. Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyim?
 
        M.Zafer Yürük; AKP yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele etmek iddiasıyla iktidara geldi, ama ülkede yoksulluğun tarihinin en üst noktasına geldi. Devletin resmi rakamlarına göre Türkiye’de 1 milyon kişi aç, 20 milyon kişinin de yoksul. Yolsuzlukla mücadele edeceğini söyleyen AKP, lime lime dökülüyor. Türkiye hiç bu kadar yolsuzluk batağına batmamıştı. Bu Hükümet’le birlikte ülkenin enerjisi ve kaynakları yolsuzluğa gidiyor. Türkiye’de 2002'den bu yana iki kutuplu siyaset dayatılmaktadır. Bu Türkiye’de istikrarsızlık yaratmaktadır. Türkiye'de yolsuzluğun, yoksulluğun ve yasakların artışı konusunda istikrar var. Bu durum siyasette seviyenin düşmesine de neden oldu. Türkiye'nin önde gelen siyasetçileri toplumun ağzına almaktan çekindiği kelimelerle, cümlelerle birbirine saldırıyorlar. Türkiye'de bir kayıkçı kavgasıdır sürüp gidiyor. Başbakan ‘Yola devam’ dedikçe yolsuzluk artıyor, esnaf kepenk kapatıyor, yoksulluk artıyor
      Son günlerde yaşanan siyasi sürtüşmeler doruk noktasına ulaşmıştır. Televizyon karşısında yapılan düellolar, Deniz Feneri olayı, Doğan Grupla başbakanın sert üsluplarda tartışmaları birbirlerine cephe almaları Türkiye gündemini başka yerlere taşımaktadır. Yaşanan bu sürtüşme ülke gündeminde tartışılması gereken konuların tartışılmasının önüne geçmekte. Bir an önce ülkenin gerçeklerinin tartışılmasında fayda var diye düşünüyorum. Deniz feneri konusu ise öyle hemen kenara konulacak bir konu değildir. Bu konunun üzerine gidilerek konuyla bağlantılı herkesin yargılanması ve insanların masum duygularıyla oynayanların cezalandırılması gerekli.
      “Yolsuzlukların üzerine mutlaka gidilmeli ve buna deniz feneri ile başlanmalı…”
 
      Hamza Yasa; Siz sık sık vatandaşlarla birlikte oluyorsunuz. Vatandaşın ne gibi sıkıntıları var. Nelerden şikâyetçiler?
 
        M.Zafer Yürük;  Emekli, çiftçi, işçinin durumu ise hiç iç açıcı değil. İşçi kazandığı parayla ailesini geçindiremez durumda olup, emekli ise yıllarca alın teri ile çalıştığı ve tam rahat bir nefes alabileceği emekliliğini hüsran içinde yaşamaktadır. Emekli ve işçilere yapılan zamlar diğer temel tüketim maddelerine yapılan zamlarla geri alınıp yaşam standartları iyice dürüşürül müştür..
       Çiftçi ektiği ve hasadın yaptığı ürünün karşılığını yıllardır alamadığı için, mazot ve gübre veya başka ihtiyaçlarını bankalardan kredi alarak karşılamak durumda kalmıştır. Çiftçinin bankalardan aldığı krediler sonucunda belleri iyice bükülmüş olup, bazıları ise kredileri ödeyemez duruma gelmiş ve ipotek ettikleri, ailelerinin geçim kaynağı olan tarlaları satma aşamasına geldiğini üzülerek görüyoruz.
    “Terörle mücadelede de her yol her yöntem denenmelidir!”
 
     Hamza Yasa; Terör yeniden hortladı. Gün geçmiyor ki acı bir haber almayalım! Bu konuda DSP nin tavrı nedir?
 
            M.Zafer Yürük;  Öncelikle Hakkâri’deki ve Diyarbakır’daki hain saldırıda şehit olan askerlerimize ve polislerimize rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyorum. Terörle mücadelede her yol ve yöntemin kullanılması gerekmektedir. Terörün arkasında kim var diye soracak olursanız, şu cevabı verebiliriz. Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD'ye gidip geldiğinde, terörle mücadele konusunda ABD yetkilileriyle işbirliği içinde olduklarını, terörle mücadelenin söz konusu olduğu stratejik ortaklık belgesi imzaladıklarını ve ABD’nin,  sınır boyunca istihbarat yaparak Türkiye'ye bildireceğini söylemişti. Bugün Irak'ta komşumuz Irak Devleti değildir. Bugün Irak'taki komşumuz ABD'dir. Komşularımızdan hangisinden gelirse gelsin, Türkiye'ye karşı bir saldırı yapılıyorsa, bu, orada fiili olarak iş başında bulunan gücün sorumluluğundadır. Eğer Irak'ta ABD komşumuzsa, Irak'tan gelen her türlü saldırı da ABD'nin bilgisi dâhilinde gelmektedir.”
     “Irak'taki komşumuz ABD'dir.”
 
     Hamza Yasa; Dış politika ile ilgili neler söyleyeceksiniz?
 
      M.Zafer Yürük; Sadece Kıbrıs meselesi bile dış işlerinin zaaflarını göstermek için yeterli sanırım. Kıbrıs konusunda çözüm sadece Türk tarafından beklenmemeli. AB eğer oradaki Türk tarafının varlığını, KKTC’nin varlığını yok saymadan tek taraflı bir üyelik belirlemesi yapmamış olsaydı, sanırım çözüm çok daha kolay olurdu. AB de kendisini biraz zora soktu.1999’da Helsinki’de Kıbrıs önkoşul olarak Türkiye’nin önüne konmamıştı. Şimdi bu noktaya gelinmiş olması biraz üzerinde düşünülmesi gereken konu. Kıbrıs sorununun çözümünü de sadece Türk tarafından beklememek lazım. Çözümü biz isteriz. Ama hakça bir çözüm olmalı.   
       “Kıbrıs konusunda hakça bir çözüm istiyoruz”
       Hamza Yasa; Sayın Başkan ülkemiz ve dünyada olan bitenle ilgili çok güzel bir sohbet yaptık. Teşekkür ederim. Son olarak Edirnelilerle paylaşmak istediğiniz bir şeyler var mı?
 
    M.Zafer Yürük; “Siyasetteki kirlenmişliği aşacak bir yapılanmayı hayata geçirmek lazım. Bu konuda örnek bir parti var. DSP. Siyaseti görev alanı olarak görüp, hizmet için siyaset yapanların oluşturduğu siyasi kurumlar, bu anlamda başarılı olur ve temiz kalır. Bu anlamda da DSP bunun örneğidir.
         Siyasetteki, yozlaşmayı, siyasetteki kirlenmeyi tümüyle ortadan kaldırmadıkça yerel yönetimlerdeki sorunlar da olmaya devam edecektir. Siyasi Etik Yasası bir an önce çıkarılmalıdır. Türkiye’de ve Edirne’de birçok arkadaşımız ülkenin ve ilimizin içine düştüğü durumun farkında. Bunları görüşüyoruz ve herkes ülkenin gidişatından tedirgin. Hepimiz benzer kaygıları paylaşıyoruz. Günü geldiğinde birtacım gelişmeler olacaktır. Bu günlerde toplumun birçok kesimlerinden partimize büyük bir akın var. Aynı zamanda, siyasette çeşitli görevlerde bulunmuş, geçmişte önemli işler yapmış ve yapmakta olan birçok kişi de DSP’ye ilgisini ortaya koyuyor. Bu kişilerle görüşmelerimiz devam ediyor. Sevgili Edirnelilerden Önümüzdeki aylarda DSP’yi bu anlamda izlemelerini rica ediyorum.
       Yerel seçimlerde DSP olarak her zaman üzerimize düşen görevimizi yaptık ve yapmaya devam da edeceğiz. Bizler Demokratik Sol Parti olarak halkımızın her zaman olduğu gibi bizlere güvenmesi istiyoruz, uzlaşmacı ve temiz bir siyaset için halkımızın DSP’ye yıllar boyunca gösterdiği sıcak alkanın sürmesini istiyoruz.
       Bizlerde bu ilgi ve alakaya layık olmak için; Halkımızın önüne; Belediyeciliği bilen, yüksek okul mezunu, halkımızla içice ve halkımızla bütünleşmiş, yöremizi tanıyan ve yaşadığımız sıkıntılara çareler üretebilecek adaylarla cıkaçağız. Bu vesile ile bütün Edirnelilere saygılarımı sunuyorum.

fototac | 07.11.2008 10:51:06
[ Yorumlar(0) | Bu Haberi Yazdır]

    Arıyoruz, Anıyoruz
 



 
    Üyelik
 
 Kullanıcı Adı :
Şifre : 
Kod :
49274
 
Yeni Kayıt !
Şifremi Unuttum !
 
    Yeni Yazılar
    .. Faydalı Linkler ..
 

















 
    Edirne'de Hava
 
EDIRNE HAVA DURUMU
EDIRNE HAVA DURUMU

 
    Günlük Fal
 

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla

 
    Takvim
 
« Ekim »
Pz Sl Çş Cm Ct Pa
1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31
 
    Ara & Bul
 

 
Edirne.Web.tr Web 
 

 
    Yeni Forumlar

 Puan Verin
Ortalama Puan : 0
Toplam Oy : 7


Bu habere puan verin...






Ana Sayfa Haberler Dosyalar Yazılar Üyeler Anketler Forum
Arama :  
Copyright © 2004 - 2017  EDİRNE WEB PORTALI
Bir Edirne Web Grubu sitesidir.